Arılar Varsa

Arılar Varsa Yarınlar Var

“Şimdi de balkonda arı beslemeye kalkmayacaksın, DEĞİL Mİ?!” dedi sevgili eşim, yüzünde endişeli bir ifadeyle.

“Yani canım bir lavanta alıp koyarım, biraz da çakıl taşlarının üzerini azıcık kaplayacak kadar da su…” diyorum en minik ve en önemsemez ses tonumla. Ve hemen güzel bir anı hatırlatma çalışması yapıyorum, “Hem ne güzel iki sene boyunca arılar balkonumuzda uyuyordu. Bize hiç zararları yoktu.”

Gülümsüyor. Benimle bu konuda fazla mücadele edemeyecek, belli.

Söylediğim doğru gerçekten. İki sene boyunca, balkonumuzun kuytu bir köşesinde asılı olan, rüzgar çanımızın uzun iplerine akşam hava kararmadan önce bir arı, ardından diğeri ve diğeri derken, tüm iplere alt alta belki on, belki on beşer arı sıralanırdı. Oturduğumuz yerden ilgiyle onları izlediğimizi çok net hatırlıyorum.

Arılar Varsa Yarınlar VarGece meraktan çıkıp bakardım, hâlâ oradalar mı diye. Gerçekten sessiz sedasız tüm geceyi geçirirler, sabah erkenden de ortadan yok olurlardı. Ertesi akşam aynı durum tekrar ederdi. Tam iki sene böyle gitti.

“Bizimkiler geldi” derdik heyecanla.

Derken bir gün yok oldular. Hiçbiri gelmedi. Ne oldu, neden gelmediler hiç bilmiyoruz ama hep aklımda kaldılar.

O nedenle geçtiğimiz hafta önce canım dostum Banu Tozluyurt’tan, ardından da sevgili Yonca Tokbaş’dan “Dünya Arı Günü” nedeniyle düzenlenen “Arılar Varsa Yarınlar Var” buluşmasına davet alınca ikiletmedim tabii. Etkinlikte amaç halkı bilinçlendirmek, arıların yaşam için ne kadar elzem olduklarını anlatmaktı, özellikle bal arılarının mutlaka korunması gerekiyor. TEMA Vakfı, Balparmak  ve Milli Eğitim Bakanlığı desteğiyle çok değerli birer zarf aldık. İçinde bilgi kitapçığı, arıların sevdiği bitkilerden kekik tohumu ve daha pek çok arı odaklı detay vardı.

Arılar Varsa Yarınlar VarArılar hakkında bir sürü şey öğrendim. En çok dikkatimi çekenleri sıralamak istiyorum:

  1. Bir arı bir çay kaşığı balın 1/3’ünü tüm yaşamı boyunca ancak yapabiliyor – yani yaklaşık 35-40 gün. Ve bal yapabilmek için günde yaklaşık 1.500 çiçek dolaşıyor. Üstelik de bir çiçeğin kokusunu 2 Km. uzaklıktan alabiliyorlar.
  2. Arılar saatte 24 Km. hızla uçabiliyorlar, hatta çırptıkları kanatlarını biz göremiyoruz. O kadar hızlılar.
  3. Arılar polen, nektar, propolis toplarlar.
  4. Yaklaşık 250.000 çiçekli bitkinin çoğalması onlar sayesinde
  5. Eğer arılar yeryüzünden kaybolursa en fazla dört yıl yaşayabiliriz. Çünkü onlar olmazsa tozlaşma olmaz; bitki, hayvan ve insan da olmaz – Albert Einstein. Buna bir örnek vermek gerekirse, domatesin oluşumu arılara bağlı. Domatesin çiçeğine konan arı bir süre kanat çırpıp titreşim yaratıp ve ancak o tiz notada vızlayınca domates çiçeğini döküyor ve meyvesini oluşturuyor.
  6. Balın nasıl yapıldığını biliyor musunuz? Müthiş bir emek var. Bal arısı çiçek nektarını toplayıp kovanda çalışan işçi arıya verir. İşçi arı bu nektarı ağzındaki sıvıyla değişikliğe uğratır. Bu işlem yaklaşık yirmi dakika sürer. Daha sonra boş bir petek gözünün dibine sere ve başını sağa sola sallayarak balın suyunu uçurur. Petek gözlerine konulan balın olgunlaşması için kovan içindeki arılar kanat çırparak hava akımı meydana getirirler. Böylece balın olgunlaşması sağlanır. Yaaaa hiç de kolay değil. O nedenle yediğiniz balın kıymetini biliniz lütfen :)
  7. Arıların sevdiği bitkiler: lavanta, kekik, ayçiçeği, ballıbaba, yonca, papatya ve adaçayı.

Arılar Varsa Yarınlar Var

Ve bir süredir arılar hızla ölüyorlar. Eskiden Anadolu toprakları arılar için cennet iken, yapılan ilaçlamalar, şehirleşme, binaların artması arıları öldürüyor. Aslında kendi elimizle kendimizi öldürüyoruz ama farkında değiliz.

Peki ne yapacağız?

  1. Arıların hayatta kalmak için, ısınmak için, beslenmek için kendi ballarına ihtiyaçları var. Kovanlarda mutlaka bal bırakılmalı yani.
  2. Arıların suya ve besine ihtiyacı var. Balkonunuza, bahçenize arıların sevdiği kekik, reyhan, nane, fesleğen, lavanta, biberiye gibi bitkileri ekin.
    Arı için bir tas su, içine de taş yerleştirin ki o taşa oturup rahatça suyunu içsin.
  3. Bitkilerinizi ilaçlatmayın. Doğal tohumlara ulaşın.
  4. Bir bal arısı size ancak can çekişiyorsa, açsa, susuzsa veya ilaçlandıysa gelir. O zaman azıcık bal götürüp bırakın yanına. İçip gücünü toplayınca uçar gider.

Kısaca yapılacaklar net. Yapılmazsa ne olacağı da son derece açık. Karar bizlerin sevgili okurlar. O zaman dans edelim, arıları koruyalım, şarkılarla arıların yaşamını kutlayalım, kutlatalım. Ne dersiniz?

IMG_5588 from 0kmbizdiklar on Vimeo.

İlk yorumu siz yapın :).

Yorumunuzu Yazın

Arılar Varsa

Arılar Varsa Yarınlar Var

“Şimdi de balkonda arı beslemeye kalkmayacaksın, DEĞİL Mİ?!” dedi sevgili eşim, yüzünde endişeli bir ifadeyle.

“Yani canım bir lavanta alıp koyarım, biraz da çakıl taşlarının üzerini azıcık kaplayacak kadar da su…” diyorum en minik ve en önemsemez ses tonumla. Ve hemen güzel bir anı hatırlatma çalışması yapıyorum, “Hem ne güzel iki sene boyunca arılar balkonumuzda uyuyordu. Bize hiç zararları yoktu.”

Gülümsüyor. Benimle bu konuda fazla mücadele edemeyecek, belli.

Söylediğim doğru gerçekten. İki sene boyunca, balkonumuzun kuytu bir köşesinde asılı olan, rüzgar çanımızın uzun iplerine akşam hava kararmadan önce bir arı, ardından diğeri ve diğeri derken, tüm iplere alt alta belki on, belki on beşer arı sıralanırdı. Oturduğumuz yerden ilgiyle onları izlediğimizi çok net hatırlıyorum.

Arılar Varsa Yarınlar VarGece meraktan çıkıp bakardım, hâlâ oradalar mı diye. Gerçekten sessiz sedasız tüm geceyi geçirirler, sabah erkenden de ortadan yok olurlardı. Ertesi akşam aynı durum tekrar ederdi. Tam iki sene böyle gitti.

“Bizimkiler geldi” derdik heyecanla.

Derken bir gün yok oldular. Hiçbiri gelmedi. Ne oldu, neden gelmediler hiç bilmiyoruz ama hep aklımda kaldılar.

O nedenle geçtiğimiz hafta önce canım dostum Banu Tozluyurt’tan, ardından da sevgili Yonca Tokbaş’dan “Dünya Arı Günü” nedeniyle düzenlenen “Arılar Varsa Yarınlar Var” buluşmasına davet alınca ikiletmedim tabii. Etkinlikte amaç halkı bilinçlendirmek, arıların yaşam için ne kadar elzem olduklarını anlatmaktı, özellikle bal arılarının mutlaka korunması gerekiyor. TEMA Vakfı, Balparmak  ve Milli Eğitim Bakanlığı desteğiyle çok değerli birer zarf aldık. İçinde bilgi kitapçığı, arıların sevdiği bitkilerden kekik tohumu ve daha pek çok arı odaklı detay vardı.

Arılar Varsa Yarınlar VarArılar hakkında bir sürü şey öğrendim. En çok dikkatimi çekenleri sıralamak istiyorum:

  1. Bir arı bir çay kaşığı balın 1/3’ünü tüm yaşamı boyunca ancak yapabiliyor – yani yaklaşık 35-40 gün. Ve bal yapabilmek için günde yaklaşık 1.500 çiçek dolaşıyor. Üstelik de bir çiçeğin kokusunu 2 Km. uzaklıktan alabiliyorlar.
  2. Arılar saatte 24 Km. hızla uçabiliyorlar, hatta çırptıkları kanatlarını biz göremiyoruz. O kadar hızlılar.
  3. Arılar polen, nektar, propolis toplarlar.
  4. Yaklaşık 250.000 çiçekli bitkinin çoğalması onlar sayesinde
  5. Eğer arılar yeryüzünden kaybolursa en fazla dört yıl yaşayabiliriz. Çünkü onlar olmazsa tozlaşma olmaz; bitki, hayvan ve insan da olmaz – Albert Einstein. Buna bir örnek vermek gerekirse, domatesin oluşumu arılara bağlı. Domatesin çiçeğine konan arı bir süre kanat çırpıp titreşim yaratıp ve ancak o tiz notada vızlayınca domates çiçeğini döküyor ve meyvesini oluşturuyor.
  6. Balın nasıl yapıldığını biliyor musunuz? Müthiş bir emek var. Bal arısı çiçek nektarını toplayıp kovanda çalışan işçi arıya verir. İşçi arı bu nektarı ağzındaki sıvıyla değişikliğe uğratır. Bu işlem yaklaşık yirmi dakika sürer. Daha sonra boş bir petek gözünün dibine sere ve başını sağa sola sallayarak balın suyunu uçurur. Petek gözlerine konulan balın olgunlaşması için kovan içindeki arılar kanat çırparak hava akımı meydana getirirler. Böylece balın olgunlaşması sağlanır. Yaaaa hiç de kolay değil. O nedenle yediğiniz balın kıymetini biliniz lütfen :)
  7. Arıların sevdiği bitkiler: lavanta, kekik, ayçiçeği, ballıbaba, yonca, papatya ve adaçayı.

Arılar Varsa Yarınlar Var

Ve bir süredir arılar hızla ölüyorlar. Eskiden Anadolu toprakları arılar için cennet iken, yapılan ilaçlamalar, şehirleşme, binaların artması arıları öldürüyor. Aslında kendi elimizle kendimizi öldürüyoruz ama farkında değiliz.

Peki ne yapacağız?

  1. Arıların hayatta kalmak için, ısınmak için, beslenmek için kendi ballarına ihtiyaçları var. Kovanlarda mutlaka bal bırakılmalı yani.
  2. Arıların suya ve besine ihtiyacı var. Balkonunuza, bahçenize arıların sevdiği kekik, reyhan, nane, fesleğen, lavanta, biberiye gibi bitkileri ekin.
    Arı için bir tas su, içine de taş yerleştirin ki o taşa oturup rahatça suyunu içsin.
  3. Bitkilerinizi ilaçlatmayın. Doğal tohumlara ulaşın.
  4. Bir bal arısı size ancak can çekişiyorsa, açsa, susuzsa veya ilaçlandıysa gelir. O zaman azıcık bal götürüp bırakın yanına. İçip gücünü toplayınca uçar gider.

Kısaca yapılacaklar net. Yapılmazsa ne olacağı da son derece açık. Karar bizlerin sevgili okurlar. O zaman dans edelim, arıları koruyalım, şarkılarla arıların yaşamını kutlayalım, kutlatalım. Ne dersiniz?

IMG_5588 from 0kmbizdiklar on Vimeo.

İlk yorumu siz yapın :).

Yorumunuzu Yazın