-->

Aşk Meleğinin Aile Merkezi: Anael

thb_anael_10oct11

Geçtiğimiz seneydi sanırım, “0 km.Bızdıklar”a bir yorum geldi. Yazdıklarıma katıldığını belirten ve anlattıklarımda kendi aile yapısından benzerlikler gördüğünü söyleyen sıcacık bir yazıydı.

Sonra bu içten kişiyle, Ahun ile, ara ara haberleştik. İşin ilginç yanı eşlerimizin de çocukluk arkadaşı olduğunu öğrendik. Ama hiç bir araya gelmemiştik.

Buluşmayı ben istedim. Çünkü Ahun’un ortağı ve kurucusu olduğu “Anael Aile Merkezi”nden gelen mailler çok ilgimi çekiyordu. Bu arada ufak bir bilgi:  “Anel”, mitolojide aşk, doğurganlık, sağlık ve tutkuyu temsil eden, Venüs’ü yöneten melek.

“Bir buluşsak da bana neler yaptığınızı anlatsan.” dedim. Böylece kendimi Ahun Doran ve Iris Steinfeld’in ofisinde buldum.

Aydınlık, enerjik, sıcacık bir mekân. Onları yansıtıyor gerçekten. Gözlerinin içi gülen iki kadın. İkisi de çocuk sahibi, yani birer anne. Aynı zamanda başarılı birer işkadını ve ortak.

Iris bir Avusturyalı olarak, bizlerin “memleketimden manzaralar” hâlimize yarı şaşkın, yarı gülerek yaklaşıyor. Kendi çocuk yetiştirme sisteminin zamanında “elâlem” tarafından pek de uygun görülmediğinden bahsediyor.

Türkiye’de insanların saygı sınırını bilmediğinden bahsediyoruz. Bizde “samimiyet” diye nitelendirilen şey çoğunlukla “burun sokmak” olarak pratiğe döküldüğünden, insan birdenbire kendisini kırk tane yorumla başbaşa bulabiliyor. Çocuğunuzu nasıl giydirdiğinizden, hastalığa karşı önerilere ya da eğitim ve yetiştirme konusundaki düşüncelerin sorulmadan paylaşılmasına kadar pek çok konuda Türk insanının müdahale ettiği doğru bir tespit gerçekten.

Bunların hepsi ailede yaşanan, görülen, edinilen tecrübelerden kaynaklanıyor. Sadece çocukluk tecrübeleri değil, daha anne karnındaykenden başlıyor her şey.

Bununla birlikte konumuza girişimizi yapıyoruz.

Annenin ses tonundan bir bebeğin anne karnında  nasıl etkilendiğinden bahsediyorlar. Anne sesinin  bebeğin dış dünyaya ilk kapısı olduğunu, bu sesinin melodisi ve ritminin çocuğun ne kadar bu sese dikkat edip etmeyeceğini belirlediğini anlatıyorlar. Mutlu, rahat, pozitif bir ses, fetusun dinleme isteğini artırıyor.

Tersi olduğunda, yani anne stresli ve sinirli ise bebek bu esnada duyduğu frekanstan rahatsız oluyor. Kulaklarını bu sese kapatıyor. Kendini güvende hissetmiyor. O kadar ki, başını aşağıya dönmeyebiliyor. Yani adeta duyduğu sesi beğenmediği bu dış ortama adım atmak istemiyor.

Pilates

 

“Anel” bu nedenle hamilelere ve bebeklere yönelik programlar ve danışmanlık hizmeti sunuyor.

Hatta hamilelik öncesi programları bile var. Ruhen sizi hamile olmaya hazırlıyorlar.

Merkezde pek çok hizmet var. Kuantum koçluğu, Tomatis yöntemiyle frekansla dengeleme uygulaması, doğuma hazırlık eğitimi, hypnobirthing, emzirme, yenidoğan bakımı, hamile yogası, hamile pilatesi, kardeşim geliyor, Pekip bebek gelişim programı, bebek masajı, doğum sonrası toparlanma programı (Anel abs), annelere yoga, babalara yoga.

Bu programlar içerisinde Tomatis yöntemiyle frekans dengeleme çok ilginç geldi.

Beyin frekanslarının dengede olmadığı noktalarda insan sorun yaşıyor. Bu fiziksel ya da ruhsal olabiliyor. Ying Yang mantığı bir anlamda. İşin içinde kulaklar da var. Nasıl mı? Duyduğumuz sesler, melodiler ve frekanslar, kişide ruhsal ve fiziksel etki yaratıyor.  Sağ kulak beynin sol tarafını, sol kulak ise beynin sağ tarafını temsil ediyor.

Peki uygulama nedir?

Öncelikle bir analiz yapılması gerekiyor. Bana yaptılar!

Yapılan çalışma yaklaşık 10 dakika sürüyor. İşitme testi gibi. Kulaklıkları takıp sesin hangi kulaktan ve ne zaman geldiğini işaret ediyorsunuz. Ardından seslerin tiz ya da tok olup olmadığını söylüyorsunuz. Diğer bir deyişle orta ve içkulak frekans analizi yapılıyor.

Anel

 

Bunun sonunda öncelikle beyninizin hangi tarafını kullandığınız ortaya çıkıyor. Yaratıcılığı, bütünlüğü, duyguları ve bütün duyu sentezlerinin yapımını destekleyen sağ taraf mı, yoksa anlamayı, düşünmeyi, analiz etmeyi ve detaylara odaklanmayı temsil eden sol taraf mı ağır basıyor? Ya da her iki tarafı kullanabiliyor musunuz?

Frekansların ideal durumu var. Bu pek kimsede olmasa da, amaç bu noktaya yaklaşabilmek.

Frekanslarda sorun olmasının ne zararı var peki?

Bazen fiziksel sıkıntılara neden olabiliyor. Bende test sonucu çıkan sorunlu bölgeler gerçekten gündelik hayatımdan hissettiklerimdi.

Duygusal sıkıntılar da oluşabiliyor. Bu sıkıntılar bazen eski kaynaklaklı olsa da, şu anki hayatınızı etkileyebiliyor.

Siz belki kendi kendinize “Ben de hiç dinlenemiyorum. Şöyle tatilde ayaklarımı uzatıp, kafamı tamamiyle boşaltabildiğimi hatırlamıyorum. Hep aklım dolu.” diyorsunuz.
Bu,  frekanslarınızdaki aksaklıktan hemen ortaya çıkıyor ve çözülmesi gerekiyor. Çünkü bu sorun ileride daha büyük problemler doğurabiliyor. Mesela dinlenemediğiniz için vücudunuz kendisini yenileyemiyor, bu da zayıf düşmesine neden oluyor. Huzursuz ve gergin olabiliyorsunuz sırf bu nedenden dolayı.

Görsel hafızam ve algımın kuvvetli olduğunu hissederim çoğunlukla. Dolayısıyla bana anlatılan onca bilgiyi kısaca gözümde şöyle canladırdım: sevdiğiniz bir zincir kolyeniz var. İnce bir zincir düşünün. Bu zincirde bazen nasıl olduğunu bilemediğiniz düğümler oluşur. Sonra bunları çözmek için uğraşır durursunuz. Çözmezseniz zinciriniz ne rahat olacaktır, ne de güzel görünecektir. Tedirginlik yaşayacaksınızdır.  Aslında zinciri düğümlü de takabilirsiniz. Ama takmamayı tercih edersiniz.

İşte bu da biraz böyle. Hayatınızdaki düğümler vücudunuzun ve ruhunuzun işleyişini olumsuz yönde etkileyebiliyor. Hayata böyle de devam edebilirsiniz, ediyorsunuzdur da zaten. Ama o düğümleri tek tek açtıkça rahatlayacaksınız.

“Anael”de Tomatis yöntemiyle frekans çalışması ile işte tam da bunu yapıyorlar.

Peki hangi sorunlar için bu sistem faydalı?

Bebek ve çocuklarda, kolay doğum, stresli hamilelik dönemi sonrası ve doğum travmaları, emzirme sorunları, ağlayan bebeklerde rahatlama, okul problemleri (konuşma ve ifade yeteneklerinin güçlendirilmesi, davranış ve iletişim bozuklukları, disleksi, konsantrasyon eksikliği), bedensel ve fiziksel gelişiem destek, bedensel engelliler, otizm ve hiperaktivite.

Yetişkinlerde ise, yorgunluk, enerjisizlik, uyku problemleri, korkular, psikosomatik hastalıklar (migren, reflü, panik atak, vs.), kulak çınlaması, vertigo-baş dönmesi, konsantrasyon eksikliği, sporcularda bedensel performansı yükseltmek, iletişim ve ifade zayıflığı, kolay lisan öğrenmek, yaratıcılık potansiyelini yükseltmek, meditasyonda derinleşmek.

Çok farklı bir sistem ve ilginç, araştırılması gereken, öğrenilecek pek çok detayın olduğu bir konu. Başlangıç olarak “Anael”in internet sitesine girebilirsiniz. Sonra önerim, merkeze gidip bilgi almanız olacaktır.

Ardından düşüncelerinizi, varsa tecrübelerinizi bizlerle paylaşırsanız çok ama çok mutlu oluruz :)

Etiler Mah. İncesu Sokak.Konyalı Apt. 5/3, Etiler
Telefon: 212-351 1040
www.anael.com.tr

1 Yorum
  1. Bahar
    20 Ekim 2011 | 12:31

    Anael le tanışmam çok yeni, ama kesinlikle ilk günden itibaren keşke tomatis ile daha önce tanışsaydım dedim,özellikle de hamile ve hamilelik sonrasında Anael in hayatıma girmiş olmasını çok isterdim.Pek çok kadının,yeni annelerin özellikle farkında olmadığı,anlatılmaz yaşanır loğusalık problemlerine kesin ve kalıcı çözümler öneriyorlar.Kendisine ve sıfır kilometre bızdıklara iyilik yapmak isteyen herkese öneririm.

Yorumunuzu Yazın

Aşk Meleğinin Aile Merkezi: Anael

thb_anael_10oct11

Geçtiğimiz seneydi sanırım, “0 km.Bızdıklar”a bir yorum geldi. Yazdıklarıma katıldığını belirten ve anlattıklarımda kendi aile yapısından benzerlikler gördüğünü söyleyen sıcacık bir yazıydı.

Sonra bu içten kişiyle, Ahun ile, ara ara haberleştik. İşin ilginç yanı eşlerimizin de çocukluk arkadaşı olduğunu öğrendik. Ama hiç bir araya gelmemiştik.

Buluşmayı ben istedim. Çünkü Ahun’un ortağı ve kurucusu olduğu “Anael Aile Merkezi”nden gelen mailler çok ilgimi çekiyordu. Bu arada ufak bir bilgi:  “Anel”, mitolojide aşk, doğurganlık, sağlık ve tutkuyu temsil eden, Venüs’ü yöneten melek.

“Bir buluşsak da bana neler yaptığınızı anlatsan.” dedim. Böylece kendimi Ahun Doran ve Iris Steinfeld’in ofisinde buldum.

Aydınlık, enerjik, sıcacık bir mekân. Onları yansıtıyor gerçekten. Gözlerinin içi gülen iki kadın. İkisi de çocuk sahibi, yani birer anne. Aynı zamanda başarılı birer işkadını ve ortak.

Iris bir Avusturyalı olarak, bizlerin “memleketimden manzaralar” hâlimize yarı şaşkın, yarı gülerek yaklaşıyor. Kendi çocuk yetiştirme sisteminin zamanında “elâlem” tarafından pek de uygun görülmediğinden bahsediyor.

Türkiye’de insanların saygı sınırını bilmediğinden bahsediyoruz. Bizde “samimiyet” diye nitelendirilen şey çoğunlukla “burun sokmak” olarak pratiğe döküldüğünden, insan birdenbire kendisini kırk tane yorumla başbaşa bulabiliyor. Çocuğunuzu nasıl giydirdiğinizden, hastalığa karşı önerilere ya da eğitim ve yetiştirme konusundaki düşüncelerin sorulmadan paylaşılmasına kadar pek çok konuda Türk insanının müdahale ettiği doğru bir tespit gerçekten.

Bunların hepsi ailede yaşanan, görülen, edinilen tecrübelerden kaynaklanıyor. Sadece çocukluk tecrübeleri değil, daha anne karnındaykenden başlıyor her şey.

Bununla birlikte konumuza girişimizi yapıyoruz.

Annenin ses tonundan bir bebeğin anne karnında  nasıl etkilendiğinden bahsediyorlar. Anne sesinin  bebeğin dış dünyaya ilk kapısı olduğunu, bu sesinin melodisi ve ritminin çocuğun ne kadar bu sese dikkat edip etmeyeceğini belirlediğini anlatıyorlar. Mutlu, rahat, pozitif bir ses, fetusun dinleme isteğini artırıyor.

Tersi olduğunda, yani anne stresli ve sinirli ise bebek bu esnada duyduğu frekanstan rahatsız oluyor. Kulaklarını bu sese kapatıyor. Kendini güvende hissetmiyor. O kadar ki, başını aşağıya dönmeyebiliyor. Yani adeta duyduğu sesi beğenmediği bu dış ortama adım atmak istemiyor.

Pilates

 

“Anel” bu nedenle hamilelere ve bebeklere yönelik programlar ve danışmanlık hizmeti sunuyor.

Hatta hamilelik öncesi programları bile var. Ruhen sizi hamile olmaya hazırlıyorlar.

Merkezde pek çok hizmet var. Kuantum koçluğu, Tomatis yöntemiyle frekansla dengeleme uygulaması, doğuma hazırlık eğitimi, hypnobirthing, emzirme, yenidoğan bakımı, hamile yogası, hamile pilatesi, kardeşim geliyor, Pekip bebek gelişim programı, bebek masajı, doğum sonrası toparlanma programı (Anel abs), annelere yoga, babalara yoga.

Bu programlar içerisinde Tomatis yöntemiyle frekans dengeleme çok ilginç geldi.

Beyin frekanslarının dengede olmadığı noktalarda insan sorun yaşıyor. Bu fiziksel ya da ruhsal olabiliyor. Ying Yang mantığı bir anlamda. İşin içinde kulaklar da var. Nasıl mı? Duyduğumuz sesler, melodiler ve frekanslar, kişide ruhsal ve fiziksel etki yaratıyor.  Sağ kulak beynin sol tarafını, sol kulak ise beynin sağ tarafını temsil ediyor.

Peki uygulama nedir?

Öncelikle bir analiz yapılması gerekiyor. Bana yaptılar!

Yapılan çalışma yaklaşık 10 dakika sürüyor. İşitme testi gibi. Kulaklıkları takıp sesin hangi kulaktan ve ne zaman geldiğini işaret ediyorsunuz. Ardından seslerin tiz ya da tok olup olmadığını söylüyorsunuz. Diğer bir deyişle orta ve içkulak frekans analizi yapılıyor.

Anel

 

Bunun sonunda öncelikle beyninizin hangi tarafını kullandığınız ortaya çıkıyor. Yaratıcılığı, bütünlüğü, duyguları ve bütün duyu sentezlerinin yapımını destekleyen sağ taraf mı, yoksa anlamayı, düşünmeyi, analiz etmeyi ve detaylara odaklanmayı temsil eden sol taraf mı ağır basıyor? Ya da her iki tarafı kullanabiliyor musunuz?

Frekansların ideal durumu var. Bu pek kimsede olmasa da, amaç bu noktaya yaklaşabilmek.

Frekanslarda sorun olmasının ne zararı var peki?

Bazen fiziksel sıkıntılara neden olabiliyor. Bende test sonucu çıkan sorunlu bölgeler gerçekten gündelik hayatımdan hissettiklerimdi.

Duygusal sıkıntılar da oluşabiliyor. Bu sıkıntılar bazen eski kaynaklaklı olsa da, şu anki hayatınızı etkileyebiliyor.

Siz belki kendi kendinize “Ben de hiç dinlenemiyorum. Şöyle tatilde ayaklarımı uzatıp, kafamı tamamiyle boşaltabildiğimi hatırlamıyorum. Hep aklım dolu.” diyorsunuz.
Bu,  frekanslarınızdaki aksaklıktan hemen ortaya çıkıyor ve çözülmesi gerekiyor. Çünkü bu sorun ileride daha büyük problemler doğurabiliyor. Mesela dinlenemediğiniz için vücudunuz kendisini yenileyemiyor, bu da zayıf düşmesine neden oluyor. Huzursuz ve gergin olabiliyorsunuz sırf bu nedenden dolayı.

Görsel hafızam ve algımın kuvvetli olduğunu hissederim çoğunlukla. Dolayısıyla bana anlatılan onca bilgiyi kısaca gözümde şöyle canladırdım: sevdiğiniz bir zincir kolyeniz var. İnce bir zincir düşünün. Bu zincirde bazen nasıl olduğunu bilemediğiniz düğümler oluşur. Sonra bunları çözmek için uğraşır durursunuz. Çözmezseniz zinciriniz ne rahat olacaktır, ne de güzel görünecektir. Tedirginlik yaşayacaksınızdır.  Aslında zinciri düğümlü de takabilirsiniz. Ama takmamayı tercih edersiniz.

İşte bu da biraz böyle. Hayatınızdaki düğümler vücudunuzun ve ruhunuzun işleyişini olumsuz yönde etkileyebiliyor. Hayata böyle de devam edebilirsiniz, ediyorsunuzdur da zaten. Ama o düğümleri tek tek açtıkça rahatlayacaksınız.

“Anael”de Tomatis yöntemiyle frekans çalışması ile işte tam da bunu yapıyorlar.

Peki hangi sorunlar için bu sistem faydalı?

Bebek ve çocuklarda, kolay doğum, stresli hamilelik dönemi sonrası ve doğum travmaları, emzirme sorunları, ağlayan bebeklerde rahatlama, okul problemleri (konuşma ve ifade yeteneklerinin güçlendirilmesi, davranış ve iletişim bozuklukları, disleksi, konsantrasyon eksikliği), bedensel ve fiziksel gelişiem destek, bedensel engelliler, otizm ve hiperaktivite.

Yetişkinlerde ise, yorgunluk, enerjisizlik, uyku problemleri, korkular, psikosomatik hastalıklar (migren, reflü, panik atak, vs.), kulak çınlaması, vertigo-baş dönmesi, konsantrasyon eksikliği, sporcularda bedensel performansı yükseltmek, iletişim ve ifade zayıflığı, kolay lisan öğrenmek, yaratıcılık potansiyelini yükseltmek, meditasyonda derinleşmek.

Çok farklı bir sistem ve ilginç, araştırılması gereken, öğrenilecek pek çok detayın olduğu bir konu. Başlangıç olarak “Anael”in internet sitesine girebilirsiniz. Sonra önerim, merkeze gidip bilgi almanız olacaktır.

Ardından düşüncelerinizi, varsa tecrübelerinizi bizlerle paylaşırsanız çok ama çok mutlu oluruz :)

Etiler Mah. İncesu Sokak.Konyalı Apt. 5/3, Etiler
Telefon: 212-351 1040
www.anael.com.tr

1 Yorum
  1. Bahar
    20 Ekim 2011 | 12:31

    Anael le tanışmam çok yeni, ama kesinlikle ilk günden itibaren keşke tomatis ile daha önce tanışsaydım dedim,özellikle de hamile ve hamilelik sonrasında Anael in hayatıma girmiş olmasını çok isterdim.Pek çok kadının,yeni annelerin özellikle farkında olmadığı,anlatılmaz yaşanır loğusalık problemlerine kesin ve kalıcı çözümler öneriyorlar.Kendisine ve sıfır kilometre bızdıklara iyilik yapmak isteyen herkese öneririm.

Yorumunuzu Yazın