Ben Nereden Geldim?

Ben nereden geldim

Ben Nereden Geldim?

Geçtiğimiz haftalarda koşa koşa gittiğim bir eğitime katıldım. “HT Hayat” tarafından düzenlenen, “Anne Ben Nereden Geldim?” konulu seminerde, çocuklarımıza cinselliği nasıl anlatmamız gerektiğini Uzman Psikolog Iraz Toros Suman’dan öğrendik.

(Bu konunun beni ilgilendirmesinin bir nedeni de “Burcu ve Berk ile…” serisinin yakında sizlere bu konuda bir sürprizi olması...Kendi kendime sağlama yaptım anlayacağınız :))

Uzmanımız bizlerle neler paylaştı? İşte kısa kısa notlar…

Çocuklarda cinsel organı fark etme dönemi bezin çıkmasıyla başlıyor. Yani ortalama bir yaşında diyebiliriz.

İki yaşındaki çocuk çıplak dolaşmaktan hoşlanır. Her iki durumda da konuyu normal olarak algılayıp, bebeğinizi ayıplamayın, utandırmayın.

Çocuğunuza cinsel organların gerçek, biyolojik isimlerini öğretin. Kendisi takma isim kullanarak söylemek istiyorsa zorlamaya gerek yok ancak doğrusunu bilsin.

Kritik soru “ÇOCUK NASIL OLUR?” a gelince, bu soruyla mutlaka karşılaşacağınız için, önceden dersinizi çalışmanızda fayda var.

Soru geldiğinde nasıl bilgi aktarmalıyız?

  • Öncelikle kendi değer yargılarınızı gözden geçirin. Bu değer yargılarını bir tarafa bırakıp, önyargısız, bilgi içerikli bir anlatımda bulunmalısınız.
  • Eğer anlatmaya hazır değilseniz, yani ödevinizi henüz yapamadıysanız çocuğunuzdan zaman isteyin. Hazırlanın ve mutlaka gecikmeden istenilen bilgileri doğru şekilde aktarın. Yani konuyu sallamayın!
  • Sorduğu kadarına cevap verin. Engin bilgi dağarcığınız henüz gerekli olmayabilir.
  • Kitaplar ve görseller eşliğinde anlatın.

Tüm sorulara cevap verirken, en temel vurgulamanız gereken şey sevgi. Cinselliğin içerisinde sevgi olduğunu (en azından olması gerektiğini) mutlaka vurgulayın.

Yaşlara göre cinsellik aşamaları şu şekilde:

İlkokula kadar ağırlıklı olarak sadece organın farkına varıyor. Detaylar onu çok meraklandırmıyor.

7-9 Yaş:

  • Arkadaşlarıyla konuşmaya başlıyor.
  • Bu aşamada doğru bilgiyi sizden alması çok önemli.
  • Gizlilik kavramı yerine oturuyor. Daha fazla yalnız kalmak istiyor. Özel hayat oluşuyor.
  • Büyüklerin cinselliği ilgisini çekiyor.

Cinsellik

9-11 Yaş:

  • Ergenlik kapıda!
  • Kızlara anneler, erkeklere babalar konuyla ilgili bilgi versin gibi net bir ayırım yok. Kim konuyla ilgili kendini rahat hissediyorsa ya da çocuk kime yönlendiyse, o kişi anlatabilir.
  • Çocuklara cinsellik anlatılırken, önündeki süreçte ergenlik olduğundan vücudunda oluşacak değişimleri anlatmakta fayda var. Hormonların ne işe yaradığı, nasıl vücudunu değiştirebileceği konusunda bilgili bir çocuk önceden hazırlıklı demek oluyor.
  • Bu konu çocuk sormadan anlatılabilir.
  • Kızlarda regl olunması, erkeklerde ise ilk ıslak rüyanın yaşanması durumlarının son derece normal olduğu vurgulanmalı. Onlara karşı tavırlarınızda da bu normalliği belli etmek gerekir.

12-21 Yaş:

  • İlk etap olan 12-14 yaş aralığında ki buna “erken ergenlik” dönemi deniliyor, fiziksel değişimler maksimum noktada oluyor. Çocuklarda bu dönemde kendi bedeniyle sürekli bir uğraşma hâli oluyor. Kendini beğenmiyor, sık sık kendini aynanın karşısında buluyor,… Tüm bunlar beklenen aşamalar.
  • İkinci etap olan 15-17 yaş aralığı, yani orta ergenlik döneminde arkadaşlar ön plana çıkıyor. Ailedense arkadaşlarla olmak cazip geliyor. Yaşamsal fikirler ortaya çıkmaya başlıyor.
  • Son dönem olan 18-21 ise artık ergenliğin son aşaması. Yetişkinliğe doğru adım atış dönemi.

“MAHREMİYET” konusu çocuğa nasıl öğretilir? Bu konu bildiğiniz gibi çocuğun hem küçüklüğünde, hem de yetişkin olduğunda kendini koruyabilmesi için önemli bir temel.

  • Öncelikle çocuğa mahremiyeti “ayıp” ile birlikte kullanmamalıyız. Onu suçlu hissettirmemiz çok önemli. Bizim bu konudaki tavrımız onu bir ömür boyu olumlu ya da olumsuz etkileyecek.
  • Mahremiyeti anlatırken örnekleme yapmak anlaşılır olmanızı sağlar. Burada tabii sizin sınırlarınız devreye girecek. Mesela “Ben banyoda yalnız olmayı tercih ediyorum. Bu nedenle kapımı kapalı tutuyorum.” diyebilirsiniz. Bu şekilde o da sizin mahremiyetinize saygı duymayı öğrenecek.
  • Aynı şekilde sizin de onun mahremiyetine saygı duymanız gerekiyor. Bu her anlamda olabilir. Onun yapılmasını istemediği bir hareketi zorla yapmanız, iyi niyetle bile olsa, çocuğa “Senin hislerin önemli değil. Ben büyüğüm ve istediğimi yaparım,” mesajını verecektir ki bu da cinsel istismar gibi konularda kendini koruma hakkının olmadığını düşüncesinin oluşmasına sebebiyet verebilir. Örneğin kendini öptürmek istemeyen bir çocuğa “Aaa ama bak bu senin amcan, olmaz git sarıl öp bakalım. Çok ayıp olur sonra,” demek yukarıda bahsedilen altyapıyı oluşturacak hatalı adımlardan biridir.
  • Oynadığınız oyunlarda da bu mahremiyete dikkat etmek gerekir. Çocuğunuzu gıdıklarken bile, rızasıyla olması gerekir. Refleks olarak çocuk gülse bile, aslında size gerçekten “Yapma!” diyor olabilir.

“MASTÜRBASYON” diğer hassas bir konu. Genelde anne-babalar bu durumda ne yapacağını şaşırıyor.

Okul öncesi dönemdeki cinsel haz bir yetişkininkine benzemez. O yüzden panik olmamak lazım.

Peki mastürbasyon ne zaman tehlikeli bir hâl alıyor? Sosyal açıdan engel teşkil ediyorsa, sürekli yapılıyorsa altta yatan neden bir uzman tarafından araştırılmalı. Çocuğunuz bir konuda kaygılı olabilir. Bunu araştırırken çocuğunuzu ayıplamamaya dikkat etmeniz gerekiyor. İlk etapta ona vurgulamanız gereken, yaptığı şeyin özel olduğu, sosyal ortamlarda yapılmaması gerektiği. Bunun sonrasını konunun uzmanına bırakmakta fayda var.

Arkadaşlarla cinsellik içeren oyun ise küçük yaşlarda normal ve beklenen bir davranış. Böyle bir duruma şahit olduğunuzda, “Gel seninle merak ettiğin konuda kitaba birlikte bakalım, öğrenelim,” diyerek onu doğru bir kaynağa yönlendirebilirsiniz.

Ancak çocukların kendilerinden yaşça büyük çocuklarla cinsel oyun oynamaları travmatik olabilir çünkü her yaş grubunun oyunu farklıdır.

“TELEVİZYON VE OYUNLAR” ise yine kontrol edilmesi gereken bir konu zira farkında olmadan cinsellik ile ilgili mesaj verebiliyor. Çocuğunuza her iki ortamda da giden mesajlar çok önemli. Bu yüzden ne seyrettiğini, hangi oyunları oynadığını mutlaka takip edin. Bazı çizgi filmler fiziksel özellikleri çok fazla vurgularken, aslında çocuğunuza aşılamak istemediğiniz önyargıları da aktarıyor olabilir.

Cinsellik

En korkulan konu “CİNSEL İSTİSMAR”a gelince işler iyice hassaslaşıyor. Türkiye’de maalesef ensest ilişki çok fazla. Üstelik sosyo-ekonomik ya da kültürel anlamda yüzdeler farklılık göstermiyor. Her seviye, her kültür ve ekonomik yapıdaki insanlar bunu yaşıyor, yaşatabiliyor.

Çocuğunuza bu konuda vermeniz gereken mesajlar neler?

  • Bedenin sana ait. Sana tanıdığın ya da tanımadığın kimse istemediğin bir şeyi yapamaz, yaptıramaz.
  • Sen bunu engelleyemezsen, gel bana haber ver.
  • İstenmeyen her dokunuş cinsel istismardır (Zorla öpmek, zorla sarılmak, zorla kucağa almak,…)
  • Eğer bu istismar ufacık şekliyle bile olsa, sizin önünüzde gerçekleşirse, karşınızdaki kişiyi çekinmeden uyarın. Bu uyarı çocuğunuz yanınızdayken gerçekleşirse, onun için de çok güzel bir örnek olur.
  • Unutmayın: bu konuda çocukların ASLA suçu yoktur. Bunu yapan ise 100% SUÇLUDUR.
  • Bu konuyu çocuğunuza anlatmak, onu önceden uyarmak istiyorsanız sakin olmalısınız. Onu gereksiz bilgilere boğup panik olmasına sebep olmamalısınız.
  • İyi dokunuş nedir? Kötü dokunuş nedir? aktarılması gereken bilgilerdendir.
  • Çocuğa “HAYIR!” diyebileceğini öğretmek gerekir. Bu ayıp değildir.

Çocuğunuzun cinsel istismara uğradığını nasıl anlayabilirsiniz?

  • Çocukların okul öncesi dönemde anlattıkları DOĞRUDUR. Hiç şüphe duymanıza gerek yok. Mutlaka bir şeyler oluyordur.
  • Çocuğunuz cinsel içerikli hikâyeler anlatıyorsa, bunlara dikkat etmek lazım. Yardım almanız gerekebilir.
  • Resimlerinde cinsel organ varsa yine dikkat etmek lazım. İstismara uğramış olabilir.

Ne yapacaksınız?

  • Çocuğunuzdan siz bilgi almaya çalışmayın. “Ne zaman?”, “Ne oldu?”, “Kim?”, “Nasıl oldu?” tarzı sorular çocuğunuzun korkmasına, kendini suçlu hissetmesine neden olabilir.
  • Hemen bir uzmandan destek alın.
  • Çocuğunuza vereceğiniz yanlış bir bilginin geri dönüşü çok zor olur.

Eğitimin sonunda Iraz Toros Suman bizlere birkaç kitap önerdi:

Sır Versem Saklar mısın? – Redhouse Kidz

Ben Nereden Geldim? – Sistem Yayıncılık

Bana Neler Oluyor? – Sistem Yayıncılık

Epsilon Yayınevi’nin farklı yaş grupları için çıkarttığı cinsellik serisi  

Umarım aktardığım bu eğitim özeti sizlerin de işine yarar, kafanızdaki sorulara biraz olsun cevap vermiş olur.

 

 

1 Yorum
  1. EceEÜ
    4 Aralık 2013 | 12:09

    Defne’ciğim,
    bu konu benim için de çok ama çok önem taşıyor.
    Bu güzel paylaşımın için çok çok teşekkürler.
    Sevgimle,
    Ece

Yorumunuzu Yazın

Ben Nereden Geldim?

Ben nereden geldim

Ben Nereden Geldim?

Geçtiğimiz haftalarda koşa koşa gittiğim bir eğitime katıldım. “HT Hayat” tarafından düzenlenen, “Anne Ben Nereden Geldim?” konulu seminerde, çocuklarımıza cinselliği nasıl anlatmamız gerektiğini Uzman Psikolog Iraz Toros Suman’dan öğrendik.

(Bu konunun beni ilgilendirmesinin bir nedeni de “Burcu ve Berk ile…” serisinin yakında sizlere bu konuda bir sürprizi olması...Kendi kendime sağlama yaptım anlayacağınız :))

Uzmanımız bizlerle neler paylaştı? İşte kısa kısa notlar…

Çocuklarda cinsel organı fark etme dönemi bezin çıkmasıyla başlıyor. Yani ortalama bir yaşında diyebiliriz.

İki yaşındaki çocuk çıplak dolaşmaktan hoşlanır. Her iki durumda da konuyu normal olarak algılayıp, bebeğinizi ayıplamayın, utandırmayın.

Çocuğunuza cinsel organların gerçek, biyolojik isimlerini öğretin. Kendisi takma isim kullanarak söylemek istiyorsa zorlamaya gerek yok ancak doğrusunu bilsin.

Kritik soru “ÇOCUK NASIL OLUR?” a gelince, bu soruyla mutlaka karşılaşacağınız için, önceden dersinizi çalışmanızda fayda var.

Soru geldiğinde nasıl bilgi aktarmalıyız?

  • Öncelikle kendi değer yargılarınızı gözden geçirin. Bu değer yargılarını bir tarafa bırakıp, önyargısız, bilgi içerikli bir anlatımda bulunmalısınız.
  • Eğer anlatmaya hazır değilseniz, yani ödevinizi henüz yapamadıysanız çocuğunuzdan zaman isteyin. Hazırlanın ve mutlaka gecikmeden istenilen bilgileri doğru şekilde aktarın. Yani konuyu sallamayın!
  • Sorduğu kadarına cevap verin. Engin bilgi dağarcığınız henüz gerekli olmayabilir.
  • Kitaplar ve görseller eşliğinde anlatın.

Tüm sorulara cevap verirken, en temel vurgulamanız gereken şey sevgi. Cinselliğin içerisinde sevgi olduğunu (en azından olması gerektiğini) mutlaka vurgulayın.

Yaşlara göre cinsellik aşamaları şu şekilde:

İlkokula kadar ağırlıklı olarak sadece organın farkına varıyor. Detaylar onu çok meraklandırmıyor.

7-9 Yaş:

  • Arkadaşlarıyla konuşmaya başlıyor.
  • Bu aşamada doğru bilgiyi sizden alması çok önemli.
  • Gizlilik kavramı yerine oturuyor. Daha fazla yalnız kalmak istiyor. Özel hayat oluşuyor.
  • Büyüklerin cinselliği ilgisini çekiyor.

Cinsellik

9-11 Yaş:

  • Ergenlik kapıda!
  • Kızlara anneler, erkeklere babalar konuyla ilgili bilgi versin gibi net bir ayırım yok. Kim konuyla ilgili kendini rahat hissediyorsa ya da çocuk kime yönlendiyse, o kişi anlatabilir.
  • Çocuklara cinsellik anlatılırken, önündeki süreçte ergenlik olduğundan vücudunda oluşacak değişimleri anlatmakta fayda var. Hormonların ne işe yaradığı, nasıl vücudunu değiştirebileceği konusunda bilgili bir çocuk önceden hazırlıklı demek oluyor.
  • Bu konu çocuk sormadan anlatılabilir.
  • Kızlarda regl olunması, erkeklerde ise ilk ıslak rüyanın yaşanması durumlarının son derece normal olduğu vurgulanmalı. Onlara karşı tavırlarınızda da bu normalliği belli etmek gerekir.

12-21 Yaş:

  • İlk etap olan 12-14 yaş aralığında ki buna “erken ergenlik” dönemi deniliyor, fiziksel değişimler maksimum noktada oluyor. Çocuklarda bu dönemde kendi bedeniyle sürekli bir uğraşma hâli oluyor. Kendini beğenmiyor, sık sık kendini aynanın karşısında buluyor,… Tüm bunlar beklenen aşamalar.
  • İkinci etap olan 15-17 yaş aralığı, yani orta ergenlik döneminde arkadaşlar ön plana çıkıyor. Ailedense arkadaşlarla olmak cazip geliyor. Yaşamsal fikirler ortaya çıkmaya başlıyor.
  • Son dönem olan 18-21 ise artık ergenliğin son aşaması. Yetişkinliğe doğru adım atış dönemi.

“MAHREMİYET” konusu çocuğa nasıl öğretilir? Bu konu bildiğiniz gibi çocuğun hem küçüklüğünde, hem de yetişkin olduğunda kendini koruyabilmesi için önemli bir temel.

  • Öncelikle çocuğa mahremiyeti “ayıp” ile birlikte kullanmamalıyız. Onu suçlu hissettirmemiz çok önemli. Bizim bu konudaki tavrımız onu bir ömür boyu olumlu ya da olumsuz etkileyecek.
  • Mahremiyeti anlatırken örnekleme yapmak anlaşılır olmanızı sağlar. Burada tabii sizin sınırlarınız devreye girecek. Mesela “Ben banyoda yalnız olmayı tercih ediyorum. Bu nedenle kapımı kapalı tutuyorum.” diyebilirsiniz. Bu şekilde o da sizin mahremiyetinize saygı duymayı öğrenecek.
  • Aynı şekilde sizin de onun mahremiyetine saygı duymanız gerekiyor. Bu her anlamda olabilir. Onun yapılmasını istemediği bir hareketi zorla yapmanız, iyi niyetle bile olsa, çocuğa “Senin hislerin önemli değil. Ben büyüğüm ve istediğimi yaparım,” mesajını verecektir ki bu da cinsel istismar gibi konularda kendini koruma hakkının olmadığını düşüncesinin oluşmasına sebebiyet verebilir. Örneğin kendini öptürmek istemeyen bir çocuğa “Aaa ama bak bu senin amcan, olmaz git sarıl öp bakalım. Çok ayıp olur sonra,” demek yukarıda bahsedilen altyapıyı oluşturacak hatalı adımlardan biridir.
  • Oynadığınız oyunlarda da bu mahremiyete dikkat etmek gerekir. Çocuğunuzu gıdıklarken bile, rızasıyla olması gerekir. Refleks olarak çocuk gülse bile, aslında size gerçekten “Yapma!” diyor olabilir.

“MASTÜRBASYON” diğer hassas bir konu. Genelde anne-babalar bu durumda ne yapacağını şaşırıyor.

Okul öncesi dönemdeki cinsel haz bir yetişkininkine benzemez. O yüzden panik olmamak lazım.

Peki mastürbasyon ne zaman tehlikeli bir hâl alıyor? Sosyal açıdan engel teşkil ediyorsa, sürekli yapılıyorsa altta yatan neden bir uzman tarafından araştırılmalı. Çocuğunuz bir konuda kaygılı olabilir. Bunu araştırırken çocuğunuzu ayıplamamaya dikkat etmeniz gerekiyor. İlk etapta ona vurgulamanız gereken, yaptığı şeyin özel olduğu, sosyal ortamlarda yapılmaması gerektiği. Bunun sonrasını konunun uzmanına bırakmakta fayda var.

Arkadaşlarla cinsellik içeren oyun ise küçük yaşlarda normal ve beklenen bir davranış. Böyle bir duruma şahit olduğunuzda, “Gel seninle merak ettiğin konuda kitaba birlikte bakalım, öğrenelim,” diyerek onu doğru bir kaynağa yönlendirebilirsiniz.

Ancak çocukların kendilerinden yaşça büyük çocuklarla cinsel oyun oynamaları travmatik olabilir çünkü her yaş grubunun oyunu farklıdır.

“TELEVİZYON VE OYUNLAR” ise yine kontrol edilmesi gereken bir konu zira farkında olmadan cinsellik ile ilgili mesaj verebiliyor. Çocuğunuza her iki ortamda da giden mesajlar çok önemli. Bu yüzden ne seyrettiğini, hangi oyunları oynadığını mutlaka takip edin. Bazı çizgi filmler fiziksel özellikleri çok fazla vurgularken, aslında çocuğunuza aşılamak istemediğiniz önyargıları da aktarıyor olabilir.

Cinsellik

En korkulan konu “CİNSEL İSTİSMAR”a gelince işler iyice hassaslaşıyor. Türkiye’de maalesef ensest ilişki çok fazla. Üstelik sosyo-ekonomik ya da kültürel anlamda yüzdeler farklılık göstermiyor. Her seviye, her kültür ve ekonomik yapıdaki insanlar bunu yaşıyor, yaşatabiliyor.

Çocuğunuza bu konuda vermeniz gereken mesajlar neler?

  • Bedenin sana ait. Sana tanıdığın ya da tanımadığın kimse istemediğin bir şeyi yapamaz, yaptıramaz.
  • Sen bunu engelleyemezsen, gel bana haber ver.
  • İstenmeyen her dokunuş cinsel istismardır (Zorla öpmek, zorla sarılmak, zorla kucağa almak,…)
  • Eğer bu istismar ufacık şekliyle bile olsa, sizin önünüzde gerçekleşirse, karşınızdaki kişiyi çekinmeden uyarın. Bu uyarı çocuğunuz yanınızdayken gerçekleşirse, onun için de çok güzel bir örnek olur.
  • Unutmayın: bu konuda çocukların ASLA suçu yoktur. Bunu yapan ise 100% SUÇLUDUR.
  • Bu konuyu çocuğunuza anlatmak, onu önceden uyarmak istiyorsanız sakin olmalısınız. Onu gereksiz bilgilere boğup panik olmasına sebep olmamalısınız.
  • İyi dokunuş nedir? Kötü dokunuş nedir? aktarılması gereken bilgilerdendir.
  • Çocuğa “HAYIR!” diyebileceğini öğretmek gerekir. Bu ayıp değildir.

Çocuğunuzun cinsel istismara uğradığını nasıl anlayabilirsiniz?

  • Çocukların okul öncesi dönemde anlattıkları DOĞRUDUR. Hiç şüphe duymanıza gerek yok. Mutlaka bir şeyler oluyordur.
  • Çocuğunuz cinsel içerikli hikâyeler anlatıyorsa, bunlara dikkat etmek lazım. Yardım almanız gerekebilir.
  • Resimlerinde cinsel organ varsa yine dikkat etmek lazım. İstismara uğramış olabilir.

Ne yapacaksınız?

  • Çocuğunuzdan siz bilgi almaya çalışmayın. “Ne zaman?”, “Ne oldu?”, “Kim?”, “Nasıl oldu?” tarzı sorular çocuğunuzun korkmasına, kendini suçlu hissetmesine neden olabilir.
  • Hemen bir uzmandan destek alın.
  • Çocuğunuza vereceğiniz yanlış bir bilginin geri dönüşü çok zor olur.

Eğitimin sonunda Iraz Toros Suman bizlere birkaç kitap önerdi:

Sır Versem Saklar mısın? – Redhouse Kidz

Ben Nereden Geldim? – Sistem Yayıncılık

Bana Neler Oluyor? – Sistem Yayıncılık

Epsilon Yayınevi’nin farklı yaş grupları için çıkarttığı cinsellik serisi  

Umarım aktardığım bu eğitim özeti sizlerin de işine yarar, kafanızdaki sorulara biraz olsun cevap vermiş olur.

 

 

1 Yorum
  1. EceEÜ
    4 Aralık 2013 | 12:09

    Defne’ciğim,
    bu konu benim için de çok ama çok önem taşıyor.
    Bu güzel paylaşımın için çok çok teşekkürler.
    Sevgimle,
    Ece

Yorumunuzu Yazın