Benimle Nefes Al

Nefes alamadığımı hissediyorum zaman zaman
Kısık kısık nefes aldığımın farkındayım çoğu zaman
Oysa derin bir nefes aldığımda kendimi durdurabildiğimi hissediyorum  – olabildiğince
Tabii bir durup kendi kendimi frenleyebildiğim anlarda…

Öyle bir hengame içerisindeyiz ki… Kendimiz kendimizi bu kıskaca sokuyoruz aslında. Kendi kendimizi zorluyoruz. Ortama ve olayların hızına yetişme çabamız, kendimizi iyi hissetme gayretimize dil çıkarıyor, sürekli, “Sen bir bekle bakalım!” diyor.

İşte onun için “Benimle Nefes Al” gibi kitaplar hem kendimiz, hem bızdıklarımız için çok ama çok önemli. Kitabı yavaş yavaş, cümlelerin altını çize çize okudum. Zaten yazarı sevgili Anıl Altaş Brug başka türlüsüne izin vermiyor :)

Yine her zamanki gibi kitabı yazarından dinleyin, hem yazarın kendini de tanıyın istedim.

Keyifli okumalar :)

Sevgili Anıl, seni biraz tanıyabilir miyiz?

Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü mezunuyum. Sonrasında, Londra Üniversitesi’nde finans matematiği, bilgi teknolojileri ve uygulamaları alanında yüksek lisans yaptım. Yaptığım işin de etkisiyle dijital yaşam dengesi üzerine odaklandım. Kendi keşif yolculuğum beni Amerika, İngiltere, Almanya ve Türkiye’de akademik ve ezoterik eğitimler almaya yöneltti. 2010 yılından itibaren paralel kariyerim olan Nefes Terapistliği, Meditasyon Öğretmenliği ve Farkındalık Koçluğu alanlarında çalışıyorum. Evlenip Almanya’ya taşındıktan sonra çocuklar ve aileler ile yaptığım çalışmalara hız verdim. Dr. Dan Siegel ve Debra Burdick gibi önemli isimlerin çalışmalarına katıldım. Lorraine Murray’nin Çocuklar için Meditasyon eğitimlerini tamamlayarak kendisiyle farklı vakalar üzerine çalıştım. Almanya’nın Mainz şehrinde eşim ve oğlumla birlikte yaşıyorum.

Benimle Nefes Al” içeriği dolu dolu bir kitap. Nefes macerası nasıl başladı?

Çok teşekkürler, kitabın yazım aşaması neredeyse iki sene sürdü diyebilirim. Benim nefes macerama gelirsek… Marka iletişimi ve dijital pazarlama konularında internet girişimi projelerinde günde 18 saatlere çıkan bir iş temposuyla çalıştığım dönemler oldu. Hayatımda uzun bir süre sol beyin aktif çalıştım aslında.  Hem fiziksel hem de zihinsel olarak dengemi bulmakta zorlandığım bir dönemden geçiyordum ki, bir arkadaşım meditasyonu önerdi. İlk meditasyon deneyimimde bir dakikada aklımdan geçen düşünce sayısı neredeyse oniki idi. Öğretmenim ortalama bir kişiye göre daha fazla pratik yapmam gerektiğini belirtirken nefes uygulamalarını önerdi. Ve, tesadüf eseri gittiğim bambaşka  bir eğitimde yanımda oturan nefes terapistinin desteğiyle kararan hayatım bir mucize gibi renklendi. Önce kendim deneyimleyip faydasını gördükten sonra, nefes ve farkındalık yolunda aldığım eğitimleri takiben aslında hepimizin bildiği ancak unuttuğumuz bu değerli bilgileri çoluk çocuk herkesle paylaşmaya başladım. Ve macera halen devam ediyor…     

Doğru nefes almak neden bu kadar önemli?

Doğru nefes yerine kontrollü ve bilinçli nefes almak diyelim isterseniz. Hepimiz günde ortalama 20.000 kere nefes alıp veriyoruz zaten. Özellikle teknoloji çağında nefes almanın alamet-i farikası büyük. Nefes ve teknoloji farkındalığı, Instagram çağında doğan çocuklarımızın zihin, beden, ruh sağlığı üçgeninde gerçekten çok kıymetli. Çocuklarımızın nefesleri, gündelik yaşamlarında yaptıkları yıkanmak, beslenmek, uyumak ve diş fırçalamak kadar önemsememiz gereken bir konu. Telefonların, tabletlerin, bilgisayarların yani dijital dikkat bozucuların kol gezdiği, çocukların konsantrelerinin yerlerde süründüğü bir dönemden geçiyoruz. Eminim ki, bir çok yetişkin durumun artık göz ardı edemeyeceğimiz boyutlara ulaştığı konusunda benimle hemfikir olacaktır. Teknolojiyi sürekli sınırlamak da çözümsüz kalmaya başlıyor bir süre sonra. Kendi uzmanlık alanım olan nefes ve farkındalıktan devam edersek, günümüzde maalesef bir çok çocuk, ergen ve yetişkinin ‘Teknoloji Apnesi’nden muzdarip olduğunu gözlemlemekteyim. Yani, dijital ekranlara bakarken nefes almayı unutan, sığ nefesler alan ve hatta nefes almayı durduran bir nesil yetişiyor. Bu da bizim sürekli bir stres halinde yaşamamıza neden oluyor. Bünye o kadar alışmış ki, bu halimizi normal sanmaya başlıyoruz bir süre sonra. Yetişkinlerde de durum pek farklı değil. Hızlıca atmaya çalıştığımız bir e-posta, internette karşımıza aniden çıkan gerilim dolu bir video, instagrama koyduğumuz fotoğraf kaç beğeni almış diye dönüp dönüp bakmak da nefesimizin ahengini bozarak Teknoloji Apnesi yaratıyor.

Bizler doğru nefes almayı ne zamandan itibaren unutuyoruz sence?

Bebekleri uyurken izlemişsinizdir. Diyaframlarından tam kapasite nefes alırlar ve diyafram kaslarını doğalında çalıştırırlar. Akciğerleri tam gelişmediği için tüm vücuda nefes yoluyla oksijenin dolmasını sağlarlar. Bir bebek gibi 5 dakika yüksek sesle ağlasak perişan oluruz, kendimize gelemeyiz. İşte, 2 yaşından sonra çocukların zihinsel ve beyinsel gelişimleri ile beraber ebeveynlerin ve çevredekilerin kısıtlamaları sonucu daha müdahaleci ve korumacı bir dünyaya giriyoruz. 2 yaş ile birlikte nefes ahengi yavaş yavaş bozulmaya başlıyor. Özellikle dijital ekran kullanımlarıyla bu sürenin teknoloji çağında çok daha hızlı olduğunu üzülerek söyleyebilirim. Almayı unuttuğumuz ve sığ aldığımız nefeslerimiz, solunum yolu rahatsızlıklarına, kalp hastalıklarına, duruş ve postür bozukluklarına, dil tembelliği ve hafıza sorunlarına, sindirim ve boşaltım sistemi sorunlarına, bağışıklık sistemi ve enerji problemlerine hatta panik atak ve anksiyeteye varan çeşitli durumlara davetiye çıkarabiliyor.

Yurtdışında farklı sosyo-kültürel yapıdaki çocuklar ve aileler ile Nefes ve Farkındalık Oyunlarını oynadığımız seminerler veriyorum. Aile şifasına yönelik olarak çocuk ve ebeveynlere özel seanslar yapıyorum. Transformal Nefes Vakfı ve Uluslararası Meditasyon Eğitmenleri Derneği üyesiyim. Uluslararası Nefes Derneği Okullarda Nefes Projesi kapsamında 40 ülkeden yüzlerce öğretmene gönüllü seminerler verdim. Dünya çocuklarının nefes ve farkındalık ile tanışmasına aracılık ettiğim şahane bir işim olduğu için her gün şükrediyorum. 

Sevgili Anıl ile sohbetimiz devam edecek. Doğru nefes alma çocuklarımızı nasıl etkiliyor, onlar nasıl nefes alıyor, hangi yaş grubuyla hangi nefes oyunlarını oynayabiliriz,… ve daha pek çok kıymetli bilgi bir sonraki yazıdaaaaaa!

İlk yorumu siz yapın :).

Yorumunuzu Yazın

Benimle Nefes Al

Nefes alamadığımı hissediyorum zaman zaman
Kısık kısık nefes aldığımın farkındayım çoğu zaman
Oysa derin bir nefes aldığımda kendimi durdurabildiğimi hissediyorum  – olabildiğince
Tabii bir durup kendi kendimi frenleyebildiğim anlarda…

Öyle bir hengame içerisindeyiz ki… Kendimiz kendimizi bu kıskaca sokuyoruz aslında. Kendi kendimizi zorluyoruz. Ortama ve olayların hızına yetişme çabamız, kendimizi iyi hissetme gayretimize dil çıkarıyor, sürekli, “Sen bir bekle bakalım!” diyor.

İşte onun için “Benimle Nefes Al” gibi kitaplar hem kendimiz, hem bızdıklarımız için çok ama çok önemli. Kitabı yavaş yavaş, cümlelerin altını çize çize okudum. Zaten yazarı sevgili Anıl Altaş Brug başka türlüsüne izin vermiyor :)

Yine her zamanki gibi kitabı yazarından dinleyin, hem yazarın kendini de tanıyın istedim.

Keyifli okumalar :)

Sevgili Anıl, seni biraz tanıyabilir miyiz?

Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü mezunuyum. Sonrasında, Londra Üniversitesi’nde finans matematiği, bilgi teknolojileri ve uygulamaları alanında yüksek lisans yaptım. Yaptığım işin de etkisiyle dijital yaşam dengesi üzerine odaklandım. Kendi keşif yolculuğum beni Amerika, İngiltere, Almanya ve Türkiye’de akademik ve ezoterik eğitimler almaya yöneltti. 2010 yılından itibaren paralel kariyerim olan Nefes Terapistliği, Meditasyon Öğretmenliği ve Farkındalık Koçluğu alanlarında çalışıyorum. Evlenip Almanya’ya taşındıktan sonra çocuklar ve aileler ile yaptığım çalışmalara hız verdim. Dr. Dan Siegel ve Debra Burdick gibi önemli isimlerin çalışmalarına katıldım. Lorraine Murray’nin Çocuklar için Meditasyon eğitimlerini tamamlayarak kendisiyle farklı vakalar üzerine çalıştım. Almanya’nın Mainz şehrinde eşim ve oğlumla birlikte yaşıyorum.

Benimle Nefes Al” içeriği dolu dolu bir kitap. Nefes macerası nasıl başladı?

Çok teşekkürler, kitabın yazım aşaması neredeyse iki sene sürdü diyebilirim. Benim nefes macerama gelirsek… Marka iletişimi ve dijital pazarlama konularında internet girişimi projelerinde günde 18 saatlere çıkan bir iş temposuyla çalıştığım dönemler oldu. Hayatımda uzun bir süre sol beyin aktif çalıştım aslında.  Hem fiziksel hem de zihinsel olarak dengemi bulmakta zorlandığım bir dönemden geçiyordum ki, bir arkadaşım meditasyonu önerdi. İlk meditasyon deneyimimde bir dakikada aklımdan geçen düşünce sayısı neredeyse oniki idi. Öğretmenim ortalama bir kişiye göre daha fazla pratik yapmam gerektiğini belirtirken nefes uygulamalarını önerdi. Ve, tesadüf eseri gittiğim bambaşka  bir eğitimde yanımda oturan nefes terapistinin desteğiyle kararan hayatım bir mucize gibi renklendi. Önce kendim deneyimleyip faydasını gördükten sonra, nefes ve farkındalık yolunda aldığım eğitimleri takiben aslında hepimizin bildiği ancak unuttuğumuz bu değerli bilgileri çoluk çocuk herkesle paylaşmaya başladım. Ve macera halen devam ediyor…     

Doğru nefes almak neden bu kadar önemli?

Doğru nefes yerine kontrollü ve bilinçli nefes almak diyelim isterseniz. Hepimiz günde ortalama 20.000 kere nefes alıp veriyoruz zaten. Özellikle teknoloji çağında nefes almanın alamet-i farikası büyük. Nefes ve teknoloji farkındalığı, Instagram çağında doğan çocuklarımızın zihin, beden, ruh sağlığı üçgeninde gerçekten çok kıymetli. Çocuklarımızın nefesleri, gündelik yaşamlarında yaptıkları yıkanmak, beslenmek, uyumak ve diş fırçalamak kadar önemsememiz gereken bir konu. Telefonların, tabletlerin, bilgisayarların yani dijital dikkat bozucuların kol gezdiği, çocukların konsantrelerinin yerlerde süründüğü bir dönemden geçiyoruz. Eminim ki, bir çok yetişkin durumun artık göz ardı edemeyeceğimiz boyutlara ulaştığı konusunda benimle hemfikir olacaktır. Teknolojiyi sürekli sınırlamak da çözümsüz kalmaya başlıyor bir süre sonra. Kendi uzmanlık alanım olan nefes ve farkındalıktan devam edersek, günümüzde maalesef bir çok çocuk, ergen ve yetişkinin ‘Teknoloji Apnesi’nden muzdarip olduğunu gözlemlemekteyim. Yani, dijital ekranlara bakarken nefes almayı unutan, sığ nefesler alan ve hatta nefes almayı durduran bir nesil yetişiyor. Bu da bizim sürekli bir stres halinde yaşamamıza neden oluyor. Bünye o kadar alışmış ki, bu halimizi normal sanmaya başlıyoruz bir süre sonra. Yetişkinlerde de durum pek farklı değil. Hızlıca atmaya çalıştığımız bir e-posta, internette karşımıza aniden çıkan gerilim dolu bir video, instagrama koyduğumuz fotoğraf kaç beğeni almış diye dönüp dönüp bakmak da nefesimizin ahengini bozarak Teknoloji Apnesi yaratıyor.

Bizler doğru nefes almayı ne zamandan itibaren unutuyoruz sence?

Bebekleri uyurken izlemişsinizdir. Diyaframlarından tam kapasite nefes alırlar ve diyafram kaslarını doğalında çalıştırırlar. Akciğerleri tam gelişmediği için tüm vücuda nefes yoluyla oksijenin dolmasını sağlarlar. Bir bebek gibi 5 dakika yüksek sesle ağlasak perişan oluruz, kendimize gelemeyiz. İşte, 2 yaşından sonra çocukların zihinsel ve beyinsel gelişimleri ile beraber ebeveynlerin ve çevredekilerin kısıtlamaları sonucu daha müdahaleci ve korumacı bir dünyaya giriyoruz. 2 yaş ile birlikte nefes ahengi yavaş yavaş bozulmaya başlıyor. Özellikle dijital ekran kullanımlarıyla bu sürenin teknoloji çağında çok daha hızlı olduğunu üzülerek söyleyebilirim. Almayı unuttuğumuz ve sığ aldığımız nefeslerimiz, solunum yolu rahatsızlıklarına, kalp hastalıklarına, duruş ve postür bozukluklarına, dil tembelliği ve hafıza sorunlarına, sindirim ve boşaltım sistemi sorunlarına, bağışıklık sistemi ve enerji problemlerine hatta panik atak ve anksiyeteye varan çeşitli durumlara davetiye çıkarabiliyor.

Yurtdışında farklı sosyo-kültürel yapıdaki çocuklar ve aileler ile Nefes ve Farkındalık Oyunlarını oynadığımız seminerler veriyorum. Aile şifasına yönelik olarak çocuk ve ebeveynlere özel seanslar yapıyorum. Transformal Nefes Vakfı ve Uluslararası Meditasyon Eğitmenleri Derneği üyesiyim. Uluslararası Nefes Derneği Okullarda Nefes Projesi kapsamında 40 ülkeden yüzlerce öğretmene gönüllü seminerler verdim. Dünya çocuklarının nefes ve farkındalık ile tanışmasına aracılık ettiğim şahane bir işim olduğu için her gün şükrediyorum. 

Sevgili Anıl ile sohbetimiz devam edecek. Doğru nefes alma çocuklarımızı nasıl etkiliyor, onlar nasıl nefes alıyor, hangi yaş grubuyla hangi nefes oyunlarını oynayabiliriz,… ve daha pek çok kıymetli bilgi bir sonraki yazıdaaaaaa!

İlk yorumu siz yapın :).

Yorumunuzu Yazın