Bezden Kurtulma

thb_bezdenkurtulma_23092010

Bezden kurtulmak ya da kurtulmamak… Aslında bez hayatı pek çok yönden kolaylaştırıyor.

Birincisi acil tuvalete koşma derdi yok…

Sonra çocuğu garip pozisyonlara sokmak yok…

Tuvalet temizliği çok da umrunuzda değil, oraya değme, buraya dokunma diye uyarırken kendinizi obsesif kompulsif  takıntısı olan bir anne-baba gibi hissetmek yok…

Özellikle uzun uçak yolculukları için de harika bir çözüm…

Sonra popoyu koruyor bezler. Geçenlerde gazetede okumadınız mı, minik çocuk kendisine saldıran köpeğin diş darbelerinden poposundaki bez sayesinde kurtulmuş!!!

Bu kadar avantaja rağmen, belirli bir yaşa gelince, özellikle de bızdığınız istekli ise, “bezden kurtulma” operasyonuna başlamak gerekiyor.

Ben bilgi aşığı bir insan olarak, bu konuda da pedagogumuzdan yardım istemiştim. Etrafımdaki herkes benimle dalga geçse de ben çok iyi ettiğimi sonuca ulaşma hızımızdan anladım :)

Nasıl derseniz, hemen gerekli bilgileri size aktarayım…

Öncelikle öyle pat diye çocuğu tuvalete oturtmak yok.

Bir süre öncesinden  gündem tuvalet olsun. Tuvalet hakkında konuşun, bızdığınızın sevdiği bir oyuncağına tuvaleti kullandırtın (mesela “Haydi gel şimdi senin puftik ayı çişini tuvalete yapsın” gibi…)

Çocuğunuzun büyüdüğünden, artık çişini ve kakasını tuvalete yapacağından bahsedeceksiniz. Ve bunu yaptığında hem kendisinin hem de sizin ne kadar mutlu olacağınızı söyleyeceksiniz.

Bu arada biz Maya’ya bu işlemi iki yaşında yaptık. Kendisi de istekliydi. Bu gerçekten önemli, zira bizimle gayet güzel işbirliği içerisinde oldu.

Operasyondan bir gün önce kendisine haber vermek önemli: “Yarından itibaren bez yok artık.” diye…

Bu arada bez kalktıktan sonra bir daha kesinlikle geri takmak yok. Yalnız geceler daha esnek. Biz uzunca bir süre gece takmıştık Maya’ya zira sabahları bezi dolu kalkıyordu, gece de tuvalet kontrolü için uyandırırsam çok sinirleniyor, ağlama krizine giriyordu. Ne zamanki bezi sabahları kuru çıkmaya başladı, akşam bez takmamaya başladık.

İşleme başlamadan önce bir “ödül bagajınız” olmalı. İçerisinde parçalı oyuncaklar, stickerlar, minik hediyeler olmalı.

Bu çalışma esnasında benim önerim her zaman çocuğunuzun yanında olmanız. Yani bu işi tercihen bir bakıcıya vermeyin. Belki çocuğunuzun çok sevdiği bir aile büyüğü de olabilir. Tuvalette beklerken, ona kitap okumanız (konu ile ilgili komik kitaplar seçebilirsiniz örneğin) çok faydalı oluyor. Böylelikle tuvalete gitme işlemi keyifli bir hâl alıyor çocuk için.

Benden size ikinci bir öneri ise bu işi tercihen yazın ve yazlık rahat bir mekanda yapmanız olur. Etraf batsa da dert etmeyin, çocuğu da strese sokmayın derim.

Ta ta ta taaaa, işte başlıyoruzzzzzz:

1.GÜN
45 dakikada bir tuvalete oturtun. Sürekli “Çiş var mı?” diye sormayın. Her tuvalete oturduğunda bir minik hediye verin. Eğer çişini ya da kakasını yaparsa, “bırakmayı başardığı için” ikinci bir hediye verin.

Kazalar mutlaka oluyor. Altına yaparsa yine de tuvalete oturtun. Sonra banyo yaptırın. (Kalan varsa tuvalete yapabilir.)

Kaka konusunda bızdığın kendi alışkanlıklarını kollayarak oturtun. Ancak oturunca ona zaman verin. 15-20 dakika otursun.

Kaka yaparsa büyük bir ödül verin – yani diğerlerine kıyasla büyük ödül :)

2.GÜN
Her saat başı oturtun. Ufaktan ufağa sormaya başlayın. Kendisi çişi/kakası var ya da yok dediğinde ve tuvalete oturttuğunuzda sadece yaparsa hediye verin.

3.GÜN
Bızdığınıza sorarak ve hareketlerini kontrol ederek tuvalete oturtun. Yaparsa hediye verin. Yoksa hediye yok.

Bundan sonra bu şekilde birkaç gün daha gittik. İlk haftayı tamamlarken Mayacık olaya adapte olmuş gayet güzel söylüyordu. Tabii ki arada kaçaklar oldu ama önemli olan genelde ne yapması gerektiğini ve ne zaman haber vermesi gerektiğini anlamış olması idi.

Gece için önerilen ise üç-beş gün takip etmeniz. Ya biraz kaçıra kaçıra geceyi de zamanla bezsiz tamamlamasını sağlayacaksınız ya da benim gibi bir süre bekleyip, vücudun hazır olduğunu hissettiğinizde bezi kaldıracaksınız. Bu arada gece tuvalete kaldıracaksanız, bunu uykuya daldıktan sonraki 90.dakikada yapmanız önemliymiş. Yanlış hatırlamıyorsam burada önemli olan uykunun bölünmemesi ancak dolu mesanenin boşaltılabilmesi. O nedenle zamanlama önemli oluyor.

Umarım bu bilgiler o dönemde olanlar için faydalı olmuştur…

Herkese kolay gelsin! Önemli olan bu süreci yaşarken espri anlayışınızı ve gülen yüzünüzü kaybetmemeniz… :)

4 Yorum
  1. anne müdürü
    23 Ağustos 2010 | 22:59

    bezsiz günlerimize daha çok var ama gerçekten güzel yazılmış, arşivlik bilgiler.
    elinize sağlık:)

  2. Defne
    23 Ağustos 2010 | 23:33

    O günler göz açıp kapayıncaya kadar (söylemesi kolay, biliyorum…) gelecek. Bizim için geçişi kolaylaştıran bu sistem umarım sizin için de faydalı olur :)
    Çok sevgiler…

  3. Aslı
    24 Ağustos 2010 | 09:54

    Tam zamanında!!! Bizim için zamanlama harika olmuş. Teşekkürlerimizle.

  4. Defne
    25 Ağustos 2010 | 01:12

    Çok sevindim :) Umarım işinize yarar :)

Yorumunuzu Yazın

Bezden Kurtulma

thb_bezdenkurtulma_23092010

Bezden kurtulmak ya da kurtulmamak… Aslında bez hayatı pek çok yönden kolaylaştırıyor.

Birincisi acil tuvalete koşma derdi yok…

Sonra çocuğu garip pozisyonlara sokmak yok…

Tuvalet temizliği çok da umrunuzda değil, oraya değme, buraya dokunma diye uyarırken kendinizi obsesif kompulsif  takıntısı olan bir anne-baba gibi hissetmek yok…

Özellikle uzun uçak yolculukları için de harika bir çözüm…

Sonra popoyu koruyor bezler. Geçenlerde gazetede okumadınız mı, minik çocuk kendisine saldıran köpeğin diş darbelerinden poposundaki bez sayesinde kurtulmuş!!!

Bu kadar avantaja rağmen, belirli bir yaşa gelince, özellikle de bızdığınız istekli ise, “bezden kurtulma” operasyonuna başlamak gerekiyor.

Ben bilgi aşığı bir insan olarak, bu konuda da pedagogumuzdan yardım istemiştim. Etrafımdaki herkes benimle dalga geçse de ben çok iyi ettiğimi sonuca ulaşma hızımızdan anladım :)

Nasıl derseniz, hemen gerekli bilgileri size aktarayım…

Öncelikle öyle pat diye çocuğu tuvalete oturtmak yok.

Bir süre öncesinden  gündem tuvalet olsun. Tuvalet hakkında konuşun, bızdığınızın sevdiği bir oyuncağına tuvaleti kullandırtın (mesela “Haydi gel şimdi senin puftik ayı çişini tuvalete yapsın” gibi…)

Çocuğunuzun büyüdüğünden, artık çişini ve kakasını tuvalete yapacağından bahsedeceksiniz. Ve bunu yaptığında hem kendisinin hem de sizin ne kadar mutlu olacağınızı söyleyeceksiniz.

Bu arada biz Maya’ya bu işlemi iki yaşında yaptık. Kendisi de istekliydi. Bu gerçekten önemli, zira bizimle gayet güzel işbirliği içerisinde oldu.

Operasyondan bir gün önce kendisine haber vermek önemli: “Yarından itibaren bez yok artık.” diye…

Bu arada bez kalktıktan sonra bir daha kesinlikle geri takmak yok. Yalnız geceler daha esnek. Biz uzunca bir süre gece takmıştık Maya’ya zira sabahları bezi dolu kalkıyordu, gece de tuvalet kontrolü için uyandırırsam çok sinirleniyor, ağlama krizine giriyordu. Ne zamanki bezi sabahları kuru çıkmaya başladı, akşam bez takmamaya başladık.

İşleme başlamadan önce bir “ödül bagajınız” olmalı. İçerisinde parçalı oyuncaklar, stickerlar, minik hediyeler olmalı.

Bu çalışma esnasında benim önerim her zaman çocuğunuzun yanında olmanız. Yani bu işi tercihen bir bakıcıya vermeyin. Belki çocuğunuzun çok sevdiği bir aile büyüğü de olabilir. Tuvalette beklerken, ona kitap okumanız (konu ile ilgili komik kitaplar seçebilirsiniz örneğin) çok faydalı oluyor. Böylelikle tuvalete gitme işlemi keyifli bir hâl alıyor çocuk için.

Benden size ikinci bir öneri ise bu işi tercihen yazın ve yazlık rahat bir mekanda yapmanız olur. Etraf batsa da dert etmeyin, çocuğu da strese sokmayın derim.

Ta ta ta taaaa, işte başlıyoruzzzzzz:

1.GÜN
45 dakikada bir tuvalete oturtun. Sürekli “Çiş var mı?” diye sormayın. Her tuvalete oturduğunda bir minik hediye verin. Eğer çişini ya da kakasını yaparsa, “bırakmayı başardığı için” ikinci bir hediye verin.

Kazalar mutlaka oluyor. Altına yaparsa yine de tuvalete oturtun. Sonra banyo yaptırın. (Kalan varsa tuvalete yapabilir.)

Kaka konusunda bızdığın kendi alışkanlıklarını kollayarak oturtun. Ancak oturunca ona zaman verin. 15-20 dakika otursun.

Kaka yaparsa büyük bir ödül verin – yani diğerlerine kıyasla büyük ödül :)

2.GÜN
Her saat başı oturtun. Ufaktan ufağa sormaya başlayın. Kendisi çişi/kakası var ya da yok dediğinde ve tuvalete oturttuğunuzda sadece yaparsa hediye verin.

3.GÜN
Bızdığınıza sorarak ve hareketlerini kontrol ederek tuvalete oturtun. Yaparsa hediye verin. Yoksa hediye yok.

Bundan sonra bu şekilde birkaç gün daha gittik. İlk haftayı tamamlarken Mayacık olaya adapte olmuş gayet güzel söylüyordu. Tabii ki arada kaçaklar oldu ama önemli olan genelde ne yapması gerektiğini ve ne zaman haber vermesi gerektiğini anlamış olması idi.

Gece için önerilen ise üç-beş gün takip etmeniz. Ya biraz kaçıra kaçıra geceyi de zamanla bezsiz tamamlamasını sağlayacaksınız ya da benim gibi bir süre bekleyip, vücudun hazır olduğunu hissettiğinizde bezi kaldıracaksınız. Bu arada gece tuvalete kaldıracaksanız, bunu uykuya daldıktan sonraki 90.dakikada yapmanız önemliymiş. Yanlış hatırlamıyorsam burada önemli olan uykunun bölünmemesi ancak dolu mesanenin boşaltılabilmesi. O nedenle zamanlama önemli oluyor.

Umarım bu bilgiler o dönemde olanlar için faydalı olmuştur…

Herkese kolay gelsin! Önemli olan bu süreci yaşarken espri anlayışınızı ve gülen yüzünüzü kaybetmemeniz… :)

4 Yorum
  1. anne müdürü
    23 Ağustos 2010 | 22:59

    bezsiz günlerimize daha çok var ama gerçekten güzel yazılmış, arşivlik bilgiler.
    elinize sağlık:)

  2. Defne
    23 Ağustos 2010 | 23:33

    O günler göz açıp kapayıncaya kadar (söylemesi kolay, biliyorum…) gelecek. Bizim için geçişi kolaylaştıran bu sistem umarım sizin için de faydalı olur :)
    Çok sevgiler…

  3. Aslı
    24 Ağustos 2010 | 09:54

    Tam zamanında!!! Bizim için zamanlama harika olmuş. Teşekkürlerimizle.

  4. Defne
    25 Ağustos 2010 | 01:12

    Çok sevindim :) Umarım işinize yarar :)

Yorumunuzu Yazın