Bil Bakalım Seni Ne Kadar Seviyorum

Sevginin ölçüsü ya da tarifi var mıdır? Kim tam anlamıyla elle tutulur bir birim verebilir ki karşısındakine duyduğu sevgiyi anlatırken?

Ta Nisan ayında bir okuma saatimizde keyifle okuduğum ve miniklerin de çok güzel katıldıkları bir kitap vardı: “Bil Bakalım Seni  Ne Kadar Seviyorum”

Bu kitap beni hep çok etkiliyor. Her okuduğumda gözlerim doluyor. Maya’ya çaktırmamaya çalışıyorum tabii. Onun amacı kitaptaki minik tavşanın hareketlerini taklit etmek. Dolayısıyla okuma esnasında çok eğleniyor.

Bu sabah sevgili kayınvalidem bana “bir kahve içimlik” uğramak istedi. Bayılırım onunla baş başa kahve keyfi yapmaya. Kollarımı açtım bekliyorum…

Özellikle Maya ve kuzenlerinin babaye pijama partilerinden sonraki anekdotları almak çok keyifli oluyor. Neler yapmışlar? Neler söylemişler?

Kayınvalidem “Ayşe Arman’ın bugünkü (27 Ekim) yazısını okudun mu?” dedi. Daha gazetenin kenarını kaldırma fırsatını yakalayamamış olan ben, sıkı takipçisi olduğum okuldaşım Ayşe Arman’ın köşesine de haliyle göz atamamıştım.

“Bugünkü yazı o kadar bizi anlatıyor ki… Çünkü her hafta Bulut ve Maya bizdeyken ‘bil bakalım seni ne kadar seviyorum’ oyunu oynuyoruz. Herkes birbirinden daha fazla söylemeye çalışıyor ve bu arada verilen kıstaslar çok komik de olabiliyor.”

Meğer ne çok evde bu oyun oynanıyormuş. Biz de bu harika kitabı okuyalı, Maya ile nedense genelde de akşamları yatak saatinde sevgi oyunu oynar olduk. Hatta o minik tavşan, ben büyük tavşan olarak uzanabileceğimiz en yüksek noktaya uzanmaya çalışarak, zaman zaman taburelerin üzerine çıkarak, birbirimizi geçmeye çalışıyoruz.

Sevgili Ayşe Arman nereden esinlendi bilmiyorum ama bu kitap sizde yoksa edinmenizi öneririm.

Sam McBratney tarafından yazılmış kitap, Anita Jeram görselleri ile çok keyifli bir görüntüde. Küçük tavşan tarafından başlatılan “Bil bakalım, seni ne kadar seviyorum?” sorusu bir oyuna dönüyor ve büyük tavşan ile küçük tavşan yarışıyorlar. Hayal gücünü zorlayan minik tavşan sonunda uykuya dalıyor. Onu yapraktan yatağına yatıran büyük tavşan fısıltıyla son sözü söylüyor ve yarışı kazanıyor :)  

Yazılar kocaman olduğundan yeni okumayı öğrenen bir minik tarafından da okunabilir. Kısacık ama sevgi dolu ve biz ebeveynler için duygu yüklü bir kitap. Özellikle yatmadan okunacaklar arasında baş sırada bence. Hem huzur verdiği hem sevgi aşıladığı için.

Ayşe Arman’ın “Seni ne kadar seviyorum biliyor musun?” başlıklı bu içten yazısını da mutlaka okuyun derim.

Hepinize bızdıklarınızla sevgi dolu sıcacık günler diliyorum :) (Şimdi aklıma geldi de, aslında bu oyunu eşinizle de oynayabilirsiniz. Neden olmasın???)

2 Yorum
  1. nihalasli
    2 Kasım 2010 | 04:48

    Bu oyunu esimle oynamak istiyorum ama once biraz daha bilgi alayim Ayse Armandan da;)
    Bende gecen belki cok alakali degil ama sevgiyi , daimiligini vs. sorguluyordum ustune gelmis oldu bu yazi hem de oyun seklinde;)
    Sevgiler

  2. Defne
    3 Kasım 2010 | 02:05

    Bence de süper bir oyun. Eşlerle de MUTLAKA oynanmalı :)) Çok sevgiler

Yorumunuzu Yazın

Bil Bakalım Seni Ne Kadar Seviyorum

Sevginin ölçüsü ya da tarifi var mıdır? Kim tam anlamıyla elle tutulur bir birim verebilir ki karşısındakine duyduğu sevgiyi anlatırken?

Ta Nisan ayında bir okuma saatimizde keyifle okuduğum ve miniklerin de çok güzel katıldıkları bir kitap vardı: “Bil Bakalım Seni  Ne Kadar Seviyorum”

Bu kitap beni hep çok etkiliyor. Her okuduğumda gözlerim doluyor. Maya’ya çaktırmamaya çalışıyorum tabii. Onun amacı kitaptaki minik tavşanın hareketlerini taklit etmek. Dolayısıyla okuma esnasında çok eğleniyor.

Bu sabah sevgili kayınvalidem bana “bir kahve içimlik” uğramak istedi. Bayılırım onunla baş başa kahve keyfi yapmaya. Kollarımı açtım bekliyorum…

Özellikle Maya ve kuzenlerinin babaye pijama partilerinden sonraki anekdotları almak çok keyifli oluyor. Neler yapmışlar? Neler söylemişler?

Kayınvalidem “Ayşe Arman’ın bugünkü (27 Ekim) yazısını okudun mu?” dedi. Daha gazetenin kenarını kaldırma fırsatını yakalayamamış olan ben, sıkı takipçisi olduğum okuldaşım Ayşe Arman’ın köşesine de haliyle göz atamamıştım.

“Bugünkü yazı o kadar bizi anlatıyor ki… Çünkü her hafta Bulut ve Maya bizdeyken ‘bil bakalım seni ne kadar seviyorum’ oyunu oynuyoruz. Herkes birbirinden daha fazla söylemeye çalışıyor ve bu arada verilen kıstaslar çok komik de olabiliyor.”

Meğer ne çok evde bu oyun oynanıyormuş. Biz de bu harika kitabı okuyalı, Maya ile nedense genelde de akşamları yatak saatinde sevgi oyunu oynar olduk. Hatta o minik tavşan, ben büyük tavşan olarak uzanabileceğimiz en yüksek noktaya uzanmaya çalışarak, zaman zaman taburelerin üzerine çıkarak, birbirimizi geçmeye çalışıyoruz.

Sevgili Ayşe Arman nereden esinlendi bilmiyorum ama bu kitap sizde yoksa edinmenizi öneririm.

Sam McBratney tarafından yazılmış kitap, Anita Jeram görselleri ile çok keyifli bir görüntüde. Küçük tavşan tarafından başlatılan “Bil bakalım, seni ne kadar seviyorum?” sorusu bir oyuna dönüyor ve büyük tavşan ile küçük tavşan yarışıyorlar. Hayal gücünü zorlayan minik tavşan sonunda uykuya dalıyor. Onu yapraktan yatağına yatıran büyük tavşan fısıltıyla son sözü söylüyor ve yarışı kazanıyor :)  

Yazılar kocaman olduğundan yeni okumayı öğrenen bir minik tarafından da okunabilir. Kısacık ama sevgi dolu ve biz ebeveynler için duygu yüklü bir kitap. Özellikle yatmadan okunacaklar arasında baş sırada bence. Hem huzur verdiği hem sevgi aşıladığı için.

Ayşe Arman’ın “Seni ne kadar seviyorum biliyor musun?” başlıklı bu içten yazısını da mutlaka okuyun derim.

Hepinize bızdıklarınızla sevgi dolu sıcacık günler diliyorum :) (Şimdi aklıma geldi de, aslında bu oyunu eşinizle de oynayabilirsiniz. Neden olmasın???)

2 Yorum
  1. nihalasli
    2 Kasım 2010 | 04:48

    Bu oyunu esimle oynamak istiyorum ama once biraz daha bilgi alayim Ayse Armandan da;)
    Bende gecen belki cok alakali degil ama sevgiyi , daimiligini vs. sorguluyordum ustune gelmis oldu bu yazi hem de oyun seklinde;)
    Sevgiler

  2. Defne
    3 Kasım 2010 | 02:05

    Bence de süper bir oyun. Eşlerle de MUTLAKA oynanmalı :)) Çok sevgiler

Yorumunuzu Yazın