Bir Pazar Günü

Yeni yıla malum Cuma günü girdik. Ertesi gün herkes zaten bir mahmur. Çoğumuz evlerimizdeydik. Günün belki de yarısı uyku ile geçti.

Ama ardından Pazar günü geldi. Bir grup ebeveyn çok önceden program yapmıştık 3 Ocak 2011 için: “santralistanbul”da buluşup atölye çalışmasına katılacaktık bızdıklarla.

O gün saat 14:00 gibi buluştuk gerçekten. Ne çok çocuk vardı etrafta. (Bu arada baba-çocuk sayısı da oldukça fazlaydı ve bu benim çok ama çok hoşuma gitti.) Sadece atölyeye gelen değil, mekândaki çeşitli noktalarda aileleriyle birlikte gelmiş pek çok çocuk gördük.

Saat 14:20 civarıydı sanırım her çocuğa eşlik edecek tek ebeveyn ile (bizim durumumuzda beyler kaçıp bir şeyler içmeye gittiler – yine iş biz annelere kaldı…) atölye çalışmasının olacağı bölüme geçtik.

Burada iki ufak ama önemli detay var bence geliştirilmesi gereken. İlki yönlendirme tabelaları. Neden derseniz, tabela var ancak tam ters istikameti gösteriyor. Soğukta tabelayı takip ederek doğru yere gittiğinizi sanırken anlamsız bir yerde kendinizi bulunca ilk gördüğünüz yetkiliye soruyorsunuz. O da gülerek tabelaların ters yönü gösterdiğini söyleyip sizi gerisin geri geldiğiniz yöne yolluyor. Bu arada yanlışı farkedip hatayı düzeltmek de yok. Tabelalar olduğu gibi duruyor. Yetkili harekete geçmiyor.

İkinci falso, çocuklara ısrarla montlarını çıkarıp belirlenen konteynera atmaları söyleniyor. Fakat bunun yapıldığı yer gayet soğuk, tam giriş kapısının karşısındaki toplanma alanı. Etraf taş, kapı açık ve mekân buz gibi. Biz ebeveynler üzerimizde paltolarımızla dururken çocuklardan montlarını çıkartmalarını ve beklemelerini istemek bana çok anlamsız geldi. Önce boş bulunup istenileni yaptık ama sonra birkaç anne uyanıp geri giydirdik montları. Atölye odasında yer olmamasından ötürü bu uygulama yapılıyor diye düşünüyorum ancak yapılan nokta ve zamanlama son derece yanlış.

Neyse efendim, atöyle çalışması keyifli. Bizimkilerin katıldığı “Işıklı örümcekler”di. İlk defa katılanlar için biraz zor olabiliyor ama sanırım ne kadar sık katılırsanız o kadar uzmanlaşıyorsunuz. Uzun masalardan U düzeni oluşturmuşlar. Karşılıklı yerleştirilmiş sandalyeler var. Çocuğunuzla yan yana ya da karşı karşıya oturabilirsiniz. Yerinizi siz seçiyorsunuz.

Işıklı örümcekler çalışması için önce örümcekler ile ilgili görsel bilgi aktarıldı. Hangi örümcek nerede yaşar, hangisi zehirlidir, kaç bacağı vardır tarzı. Bilgi akışını takiben soru-cevap sistemi ile bilginin ne kadar alındığı kontrol edildi. Biraz okulvari bir ortam oluştu ama çocuklar eğlendiler. Bunu takiben atölye çalışması başladı.

Önce malzemeler anlatıldı. Ardından adım adım yapılacaklar gösterildi. Bizim grup 4.5-5 yaşında. Haliyle bol tarafından biz büyüklerin yardım etmesi gerekti. Aksi takdirde bir sonraki adımı yakalayamıyorsunuz. 20 çocuk olunca herkesin aynı seviyede olmasını da beklememek lazım sanırım.

Sonuçta çocuklar ikişer tane ışıklı örümcek yaptılar. Bir tanesi magnetliydi, yakalarına tutturabilmeleri için…

Çıkışta koşa koşa montlarını aldılar. Ve yemeğe geçildi. İki mekân var yemek için. Biri “Tersane” oldukça ufak, canlı müzik performansı olan hoş bir yer. Diğeri “Otto” daha büyük, çoluk çocuk daha rahat edilebilecek bir mekân. Zaten yemekten bir süre sonra çocuklar etrafta koşturmaya başladılar. Kimse de rahatsız olmadı, müdahale etmedi.

“santralistanbul” haftasonu durağı olabilir. Atölye çalışmalarını da takip ederseniz eminim bızdığınıza uygun bir seçenekle karşılaşacaksınız.

Bu arada rezervasyon yapmanız şart. Rezervasyon için de öncelikle “santralatölye“yi arayıp (Tel: 212-311 7822)  seçtiğiniz atölye çalışması için yer olup olmadığını kontrol ediyorsunuz. Bunu takiben, verilen hesap numarasına çocuk başına 40 TL yatırıyorsunuz. Dekontu da yine internet sitelerinde belirtilen mail adresine çocuğunuzun ismi ile birlikte yolluyorsunuz. Yalnız dikkat! Bana bir türlü konfirmasyon gelmeyince aradığımda yolladığım maili almadıklarını öğrendim. Sistemde sorun olduğunu, pek çok kişiden aynı soruyu aldıklarını belirttiler. İsmi alıp kontrol edeceklerini söylediler. Yine ses çıkmayınca birkaç gün sonra ikinci defa aradım. Önce Maya’nın ödemesinin gelmediğini belirttiler. Nasıl olur falan derken buldular ve o an kayıt ettiler. Özetle dekontu mail atsanız da mutlaka takip edin.

İşte yılın ilk Pazar günü böyle geçti…

Ya sizler ne yaptınız? 0 km. bızdıklar Facebook sayfamızdan paylaşmak ister misiniz? www.facebook.com/sifirkilometrebizdiklar  

İlk yorumu siz yapın :).

Yorumunuzu Yazın

Bir Pazar Günü

Yeni yıla malum Cuma günü girdik. Ertesi gün herkes zaten bir mahmur. Çoğumuz evlerimizdeydik. Günün belki de yarısı uyku ile geçti.

Ama ardından Pazar günü geldi. Bir grup ebeveyn çok önceden program yapmıştık 3 Ocak 2011 için: “santralistanbul”da buluşup atölye çalışmasına katılacaktık bızdıklarla.

O gün saat 14:00 gibi buluştuk gerçekten. Ne çok çocuk vardı etrafta. (Bu arada baba-çocuk sayısı da oldukça fazlaydı ve bu benim çok ama çok hoşuma gitti.) Sadece atölyeye gelen değil, mekândaki çeşitli noktalarda aileleriyle birlikte gelmiş pek çok çocuk gördük.

Saat 14:20 civarıydı sanırım her çocuğa eşlik edecek tek ebeveyn ile (bizim durumumuzda beyler kaçıp bir şeyler içmeye gittiler – yine iş biz annelere kaldı…) atölye çalışmasının olacağı bölüme geçtik.

Burada iki ufak ama önemli detay var bence geliştirilmesi gereken. İlki yönlendirme tabelaları. Neden derseniz, tabela var ancak tam ters istikameti gösteriyor. Soğukta tabelayı takip ederek doğru yere gittiğinizi sanırken anlamsız bir yerde kendinizi bulunca ilk gördüğünüz yetkiliye soruyorsunuz. O da gülerek tabelaların ters yönü gösterdiğini söyleyip sizi gerisin geri geldiğiniz yöne yolluyor. Bu arada yanlışı farkedip hatayı düzeltmek de yok. Tabelalar olduğu gibi duruyor. Yetkili harekete geçmiyor.

İkinci falso, çocuklara ısrarla montlarını çıkarıp belirlenen konteynera atmaları söyleniyor. Fakat bunun yapıldığı yer gayet soğuk, tam giriş kapısının karşısındaki toplanma alanı. Etraf taş, kapı açık ve mekân buz gibi. Biz ebeveynler üzerimizde paltolarımızla dururken çocuklardan montlarını çıkartmalarını ve beklemelerini istemek bana çok anlamsız geldi. Önce boş bulunup istenileni yaptık ama sonra birkaç anne uyanıp geri giydirdik montları. Atölye odasında yer olmamasından ötürü bu uygulama yapılıyor diye düşünüyorum ancak yapılan nokta ve zamanlama son derece yanlış.

Neyse efendim, atöyle çalışması keyifli. Bizimkilerin katıldığı “Işıklı örümcekler”di. İlk defa katılanlar için biraz zor olabiliyor ama sanırım ne kadar sık katılırsanız o kadar uzmanlaşıyorsunuz. Uzun masalardan U düzeni oluşturmuşlar. Karşılıklı yerleştirilmiş sandalyeler var. Çocuğunuzla yan yana ya da karşı karşıya oturabilirsiniz. Yerinizi siz seçiyorsunuz.

Işıklı örümcekler çalışması için önce örümcekler ile ilgili görsel bilgi aktarıldı. Hangi örümcek nerede yaşar, hangisi zehirlidir, kaç bacağı vardır tarzı. Bilgi akışını takiben soru-cevap sistemi ile bilginin ne kadar alındığı kontrol edildi. Biraz okulvari bir ortam oluştu ama çocuklar eğlendiler. Bunu takiben atölye çalışması başladı.

Önce malzemeler anlatıldı. Ardından adım adım yapılacaklar gösterildi. Bizim grup 4.5-5 yaşında. Haliyle bol tarafından biz büyüklerin yardım etmesi gerekti. Aksi takdirde bir sonraki adımı yakalayamıyorsunuz. 20 çocuk olunca herkesin aynı seviyede olmasını da beklememek lazım sanırım.

Sonuçta çocuklar ikişer tane ışıklı örümcek yaptılar. Bir tanesi magnetliydi, yakalarına tutturabilmeleri için…

Çıkışta koşa koşa montlarını aldılar. Ve yemeğe geçildi. İki mekân var yemek için. Biri “Tersane” oldukça ufak, canlı müzik performansı olan hoş bir yer. Diğeri “Otto” daha büyük, çoluk çocuk daha rahat edilebilecek bir mekân. Zaten yemekten bir süre sonra çocuklar etrafta koşturmaya başladılar. Kimse de rahatsız olmadı, müdahale etmedi.

“santralistanbul” haftasonu durağı olabilir. Atölye çalışmalarını da takip ederseniz eminim bızdığınıza uygun bir seçenekle karşılaşacaksınız.

Bu arada rezervasyon yapmanız şart. Rezervasyon için de öncelikle “santralatölye“yi arayıp (Tel: 212-311 7822)  seçtiğiniz atölye çalışması için yer olup olmadığını kontrol ediyorsunuz. Bunu takiben, verilen hesap numarasına çocuk başına 40 TL yatırıyorsunuz. Dekontu da yine internet sitelerinde belirtilen mail adresine çocuğunuzun ismi ile birlikte yolluyorsunuz. Yalnız dikkat! Bana bir türlü konfirmasyon gelmeyince aradığımda yolladığım maili almadıklarını öğrendim. Sistemde sorun olduğunu, pek çok kişiden aynı soruyu aldıklarını belirttiler. İsmi alıp kontrol edeceklerini söylediler. Yine ses çıkmayınca birkaç gün sonra ikinci defa aradım. Önce Maya’nın ödemesinin gelmediğini belirttiler. Nasıl olur falan derken buldular ve o an kayıt ettiler. Özetle dekontu mail atsanız da mutlaka takip edin.

İşte yılın ilk Pazar günü böyle geçti…

Ya sizler ne yaptınız? 0 km. bızdıklar Facebook sayfamızdan paylaşmak ister misiniz? www.facebook.com/sifirkilometrebizdiklar  

İlk yorumu siz yapın :).

Yorumunuzu Yazın