Deli mi Bunlar?!

İstanbul Maratonu2016

Deli mi bunlar?!

Kesin kafayı yemişler!

Aman koşunca noooluyo sanki?

Aman evladım çok yorma kendini!

Ya, kışın hava soğuk, yağmur falan da olur, boşveeer!

Yahu Pazar Pazar ne koşması?!

Evet biz pek çok deli, köprüyü geçiyorduk 13 Kasım sabahı. Kimimiz ciddi maratoncu, hatta triatlet. Bir grubumuz spor aşkıyla kendini her sene geliştirmeye çalışan kişiler, diğerleriyse inandıkları kurumlara destek için çölü bile geçebilecek motivasyona sahip.

Deli miydik?

Belki bazıları için öyle. Belki…

Tek bildiğimiz gerçek, o günün sonunda hepimizin yüzünde bir gülümseme olduğuydu.

Ben de sormak istedim bu insanlara (ve tabii kendime):

  • Neden sosyal sorumluluk?
  • Neden seçtiğin yardım kuruluşu?
  • Neden maraton?
  • Böyle bir organizasyonun parçası olmanın hissi – üç kelime seçin
  • Daha fazla katılımcı olsa?

Bakın bakalım ne cevap vermişler. (Bu arada sadece en gencimizin yaşı belirtilmiştir. “Deneklerimiz” farklı yaş gruplarındandır :))

** Lütfen dikkat: yardımlar hâlâ devam ediyor. İnandığınız kurum(lar)a bu yazıyı takiben hemen yardım edin. Bakın ne kadar mutlu olacaksınız :) (Ben garanti ediyorum)

İstanbul Maraton

AYŞEGÜL TÜRKMEN:

  • Sosyal sorumluluk kendimiz dışında başkalarının da çıkarlarını geliştirmek ve korumak için yapmak istediğim hareket olmasıdır.
  • TEGV okulumuz seçti. Önceliği bir okul olarak öncelikle eğitim alanında yardımlarını yapmak istemesidir.
  • Maraton çünkü daha çok farkındalık getireceğini düşündüm. Önce emek vermek istedim bağışları toplamak için.
  • Mutluluk, vicdan, huzur
  • Sağlık sorunu olmadığı müddetçe herkes bir kere de olsa katılmalı ve sorumluluk duygularını hatırlamalı, hissetmeli!

BERRİN ÇAPAROĞLU:

  • İnsan olmanın gereği. Engelli, gerçek ihtiyaç sahiplerinin bende hakkı olduğunu düşünüyorum. Bunu ödemek benim vebalim.
  • Sistemli, dürüst çalışması ve engelliye hitap etmesi.
  • Bilinen, saygınlığı olanın içinde olmak kazandıran bir eylemdir
  • İnsanlık, vicdan, gönüldeşlik
  • Bağış toplama ve duyurma potansiyeli ve uyum çerçevesinde katılımcı sayısının artması önemli bir hedef olabilir.

İstanbul MaratonuCAN GÜNAYDIN (7 yaşında – üç senedir maratona TÜRGÖK için katılıyor)

  • İyi olacağı için
  • TÜRGÖK için koşmanın iyi bir şey olacağını düşündüm.
  • Çünkü koşmak eğlenceli ve sportif.
  • Mutluluk, iyilik, gurur
  • İyi olurdu.

DEFNE ONGUN MÜMİNOĞLU:

  • Tek başımıza yaşamadığımız ve başkalarına karşı duyarsız olamayacağımız için. Herkes mutlu olunca ben daha mutlu olduğum için.
  • Çünkü ben çocuk kitapları yazıyorum. Gözü görebilen çocuklar için. Ama tüm çocuklar okusun istiyorum. İşte bu hayalimi TÜRGÖK gerçekleştiriyor.
  • Çünkü sporun pek çok şeye çözüm olduğuna kalpten inanıyorum. Maraton ile anlatmaya çalıştığım meseleye, inandığım fikre vurgu yapabiliyorum. Kendimi daha iyi olmak için motive edebiliyorum.
  • Mutluluk, gurur, heyecan.
  • Olması gereken olur.

İstanbul Maratonu

DİDEM KARABATUR

  • Ben 2010 yılından beri Yeniköy Rotary Kulübü üyesi olarak Rotary’nin “Kendinden Önce Hizmet” ilkesiyle sosyal sorumluluk alanında aktif çalışıyorum. Elimden geldiğince çevreme faydalı olabilecek, benden daha az imkanı olanların hayatlarına birazcık da olsa renk katabilecek, gençlere okumayı sevdirecek, toplumun daha iyiye gitmesinde etkili olabilecek projelerde çalışmaya çalışıyorum. Yaparken mutlu oluyorum, huzur buluyorum.  Mesela küçük bir öğrencinin etkinlik sonrası hediye edilen kitabı parıldayan gözlerle alıp göğsüne bastırdığını görmek müthiş bir an, en güzel hediye…
  • 2011 yılından beri de Enka Okullarında kurduğumuz Interact Kulübü öğrencileriyle birlikte çeşitli sosyal sorumluluk projelerine destek veriyoruz. Daha önce Vodafone İstanbul Maratonu’nda hep halk yürüyüşüne katıldım ama geçen seneye kadar bunu bir bağış kampanyası ile birleştirmemiştim. Enka Interact Kulübümüzün geçen sene başlattığı bir proje oldu bu. Adım Adım’dan gelen temsilcileri dinledikten sonra hep birlikte AKUT’a yardım etmeye ve adımlarımızla bir hayat bir canlı kurtarmaya karar verdik. Geçen sene üç arama kurtarma operasyonuna sponsor olabilecek kafar bağış topladık. Bu sene de daha fazlası için hem yürüdük hem de koştuk!
  • STKların en aktif olduğu ve kendilerimi duyurabildiği etkinlik bu sanırım. Yurt dışında da bu tür bağışlar koşular ile sağlanıyor. Bizler koşarken koşamayan kişilere de bağış yaparak topluma faydalı bir hizmeti destekleme ve  bu etkinliğin bir parçası olma şansını veriyoruz.
  • Mutluluk, huzur, gurur
  • Daha neler neler yapılır kimbilir.

GÜN BİLGİN:

  • Sosyal bir varlık isek eğer, sosyal sorumluluklarımız da var demektir. Bir toplumun ferdi olarak yaşamak o toplumun sizi beslediği anlamına gelir. Bazen pozitif bazen de negatif besler ama besler, size bir şeyler katar, sürekli olarak dönüştürür. Bu yönüyle alıcısıyızdır. Ama toplumlar da bireyler kadar yaşayan ve dönüşen varlıklar. O halde hem aldığım kadar vermek gibi bir vicdani sorumluluğum hem de içinde yaşadığım toplumu etkilemek gücüm var demektir. Sosyal sorumluluk çalışmaları bana vererek almayı öğretti. Gün BilginVermenin büyütücü gücünü gösterdi. Üstüne üstlük varlığımın bu dünyayı birazcık olsun daha iyi bir yere çevirmeye muktedir olduğunu gösterdi. Bunun muhteşemliği ancak yaşanarak anlaşılan bir şey.  
  • Büyük oğlum şu anda 22 yaşında ve lise mezunu, çalışan, kariyer sahibi bir delikanlı. Ve Down sendromlu. Robert Cem doğduğunda bize çizilen ama aslında gerçek olmayan karanlık tablo yüzünden yaşadığım o korkunç çaresizlik hissi ve daha sonra yapabileceğimiz çok, ama pek çok şeyin olduğunu anladığımda hissettiğim ümit bana ışık tuttu hep. 22 yıldır da tüm gücümle bu ümidi yansıtarak çocuklarımızın ve ailelerinin yanında oldum. Şimdi derneğimiz aracılığıyla yapıyorum bu çalışmaları. O nedenle DSD.
  • Koşu benim için çok yeni bir mecra. Sadece on aydır koşuyorum ama koşarken kendinle kalabilmek, dinginlik, bedeni zorlayıcılığı ve kendi kendinle yarışabilmek benim için çok çekici. Aslında olimpiyatların “Daha hızlı, daha uzağa, daha güçlü” mottosunu düşünürseniz, sanırım hepimizin içinde bunları başarmak isteyen bir sporcu yatıyor. Yeter ki dışarı çıkabilsin. Koşu bana içimdeki sporcuyu dışarı çıkartabilme imkanı verdi.
  • “Dayanışma”, “Birlikten güç doğar”, “Daha iyiye ulaşma çabası”
  • Dünya daha güzel bir yer olurdu.

LALE GÜNAYDIN:

  • İnsan olduğum için.
  • Amaçlarını çok anlamlı bulduğum ve güvenilir olduğu için.
  • Spor da iyi bir şey, sosyal sorumluluk sahibi olmak da; ikisinin iyi bir farkındalık yaratacağını düşündüm.
  • Mutluluk, gurur, manevi tatmin.
  • Süper olurdu; yarattığımız etki daha çok olurdu.

SELDA CİMİT:

  • Belli bir amaca yönelik organizasyonların parçası olmanın ve onlar adına bir fayda sağlamanın beni beslediğini düşünüyorum. Ve görev almak beni mutlu ediyor.
  • Bir anne olarak çocukların faydası için olan her şey benim için çok anlamlı. Özellikle de çocukların sağlık sorunlarına yönelik fayda olduğunda daha da duyarlı oluyorum. Kansersiz Yaşam Derneği’nin açmayı planladığı “Çocuk Onkoloji Ünitesi”nin açılmasında benim de emeğim olmasını istedim.
  • Sporu yaşamın içine almış ve sağlıklı olmanın da sporla olabileceğine inanan biriyim. Maraton da sesini duyurabilmek için çok geniş ve tarafsız bir ortam sağlıyor.
  • Fayda, haz, mutluluk
  • Benim bakış açımdan daha fazla katılımcı daha fazla bağış olabilir.

İstanbul Maratonu

ŞAFAK ÖZPOYRAZ ( ve TÜRGÖK Yönetim Kurulu katılımcıları ortak cevapları) :

  • Toplumda yaşayan her bireyin yaşadığı çevreyi, ülkeyi ve dünyayı daha yaşanabilir bir hâle getirme, güzelleştirme ve daha az avantajlı diğerlerine el uzatma, yardım etme sorumluluğu vardır. Bu yaşamın, insan olabilmenin ana kuralıdır.
  • Görme engelli çocuklar, gençler ve büyükler görenler kadar okumaya öğrenmeye gündemi takip etmeye, öğrenimlerini sürdürmeye ihtiyaç duyarlar. Oysa kitapçılarda satılan kitaplar onların ihtiyaçlarını gideremez. Onların dinleyebilecekleri şekilde sesli ve elleriyle dokunarak okuyabilecekleri kabartma baskı kitaplara ihtiyaçları vardır. TÜRGÖK bu hizmeti verir. Hazırladığı kitap ve dökümanları üyelerinin evine göndererek teslim eder.
  • Bu kitapların hazırlanabilmesinin ve evlerine teslim edilebilmesinin de bir maliyeti vardır. İhtiyaç duyulan para, yardımseverlerin katkıları ve yapılan etkinliklerle toplanabilmektedir. Maraton koşusuna derneğe bağış toplamak amacıyla katılmak bunlardan biridir.
  • Görme engelli gibi daha az avantajlı bir insanın hayatına dokunabilmek, o kişilerde bir artı değer yaratabilme fırsatını yakalayabilmek bunu yapan kişiye örneğin maratona katılarak bağış toplayabilen kişiye sonsuz mutluluk verir. İnsanlar yardıma ihtiyacı olana yardım ederken aslında bir canlıya yardım edebilme, hayatını kolaylaştırma duygusunun verdiği mutluluk kendisinde kalır. Aslında verirken alırsın bu şekilde.
  • Bu etkinliklerde daha çok katılımcı olması, dolayısıyla daha çok bağış yardım toplanması, daha çok kitap basılarak daha çok görmeyene ulaşabilmek anlamına gelmektedir. Bu da çevremizin ülkemizin dünyamızın daha aydınlık hale gelmesidir.

TÜLAY YAZGAN:

  • Toplumun gereksinimi olan şeylerin karşılanması ancak sivil toplum kuruluşların desteklemesi ile sağlanır. Gönüllülere hizmet ederek mutlu olma fırsatı veren bir ortam sağlar.
  • TÜRGÖK hedefini iyi tesbit eden ve bunun için de yapılacakları gönüllüleri doğru yönlendirerek verimli sonuçlar alan  bir kurum. Aynı zamanda şeffaf ve güven vermesi, “biz” bilincini oluşturması önemli bir etken.
  • TÜRGÖK’ün maddi ihtiyaçlarının karşılanması ve bilinirliğinin artması için “Ben de varım”,  yapabilirim, mutluyum.
  • Elbette iyi olur ama katılımcı  kadar katılıcının bağış sağlayan çevresi de önemli.

Uras DuhanURAS DUHAN:

  • Birilerinin yardıma ihtiyacı var. O ihtiyacı karşılamak için.
  • Genelde koşarken ara ara gözlerimi kapatırım. Bu maratonda da 30.kilometrede aynısını yaptım. Böylelikle yönünü bulmanın ne kadar zor olduğunu fark ediyorum.
  • Bu kadar uzun ve zorlayıcı ama bu kadar da mutlu eden ender şeylerden.
  • Empati, okuyabilmek, Kör Uçuş
  • Daha katılımcı olsa çok daha iyi olur. Bunun için de duyuruları arttırmak gerekir.

YEŞİM ÖZUSLU:

  • İhtiyaç olduğunu bildiğin ve senin de yardım edebileceğin bir konuda bu sosyal sorumluluğu elinden geldiğince yerine getirebilmek öncelikle çok büyük manevi mutluluk,insanlık borcu.
  • TÜRGÖK kurulduğu günden beri hep güvenilir, şeffaf ve en önemlisi çok gönülden ve samimi.
  • Maraton çok geniş kapsamlı ve değişik kitlelere hem derneğini duyuabileceğin hem de bağış isteyebileceğin bir etkinlik.
  • Yardımseverlik, bir şeyler yapabilmek, huzur.
  • Daha fazla katılımcı olsa keşke. Çok katılımcı daha fazla yardım edebilmek demek.

TÜRGÖK

ZAFER PARLAK:

  •  Hizmet etmek almaktan daha çok mutlu ediyor.  Hizmet ediyorum,  öyleyse varım.
  • Çünkü şeffaf,  güvenilir,  hedef odaklı, samimi ve sıcak.
  • Bağış toplamanin en ses getiren yollarından biri.
  • Var olmamızın anlamlı ve işe yarar olduğunu hissettiriyor.
  • Çok daha iyi olur.

İlk yorumu siz yapın :).

Yorumunuzu Yazın

Deli mi Bunlar?!

İstanbul Maratonu2016

Deli mi bunlar?!

Kesin kafayı yemişler!

Aman koşunca noooluyo sanki?

Aman evladım çok yorma kendini!

Ya, kışın hava soğuk, yağmur falan da olur, boşveeer!

Yahu Pazar Pazar ne koşması?!

Evet biz pek çok deli, köprüyü geçiyorduk 13 Kasım sabahı. Kimimiz ciddi maratoncu, hatta triatlet. Bir grubumuz spor aşkıyla kendini her sene geliştirmeye çalışan kişiler, diğerleriyse inandıkları kurumlara destek için çölü bile geçebilecek motivasyona sahip.

Deli miydik?

Belki bazıları için öyle. Belki…

Tek bildiğimiz gerçek, o günün sonunda hepimizin yüzünde bir gülümseme olduğuydu.

Ben de sormak istedim bu insanlara (ve tabii kendime):

  • Neden sosyal sorumluluk?
  • Neden seçtiğin yardım kuruluşu?
  • Neden maraton?
  • Böyle bir organizasyonun parçası olmanın hissi – üç kelime seçin
  • Daha fazla katılımcı olsa?

Bakın bakalım ne cevap vermişler. (Bu arada sadece en gencimizin yaşı belirtilmiştir. “Deneklerimiz” farklı yaş gruplarındandır :))

** Lütfen dikkat: yardımlar hâlâ devam ediyor. İnandığınız kurum(lar)a bu yazıyı takiben hemen yardım edin. Bakın ne kadar mutlu olacaksınız :) (Ben garanti ediyorum)

İstanbul Maraton

AYŞEGÜL TÜRKMEN:

  • Sosyal sorumluluk kendimiz dışında başkalarının da çıkarlarını geliştirmek ve korumak için yapmak istediğim hareket olmasıdır.
  • TEGV okulumuz seçti. Önceliği bir okul olarak öncelikle eğitim alanında yardımlarını yapmak istemesidir.
  • Maraton çünkü daha çok farkındalık getireceğini düşündüm. Önce emek vermek istedim bağışları toplamak için.
  • Mutluluk, vicdan, huzur
  • Sağlık sorunu olmadığı müddetçe herkes bir kere de olsa katılmalı ve sorumluluk duygularını hatırlamalı, hissetmeli!

BERRİN ÇAPAROĞLU:

  • İnsan olmanın gereği. Engelli, gerçek ihtiyaç sahiplerinin bende hakkı olduğunu düşünüyorum. Bunu ödemek benim vebalim.
  • Sistemli, dürüst çalışması ve engelliye hitap etmesi.
  • Bilinen, saygınlığı olanın içinde olmak kazandıran bir eylemdir
  • İnsanlık, vicdan, gönüldeşlik
  • Bağış toplama ve duyurma potansiyeli ve uyum çerçevesinde katılımcı sayısının artması önemli bir hedef olabilir.

İstanbul MaratonuCAN GÜNAYDIN (7 yaşında – üç senedir maratona TÜRGÖK için katılıyor)

  • İyi olacağı için
  • TÜRGÖK için koşmanın iyi bir şey olacağını düşündüm.
  • Çünkü koşmak eğlenceli ve sportif.
  • Mutluluk, iyilik, gurur
  • İyi olurdu.

DEFNE ONGUN MÜMİNOĞLU:

  • Tek başımıza yaşamadığımız ve başkalarına karşı duyarsız olamayacağımız için. Herkes mutlu olunca ben daha mutlu olduğum için.
  • Çünkü ben çocuk kitapları yazıyorum. Gözü görebilen çocuklar için. Ama tüm çocuklar okusun istiyorum. İşte bu hayalimi TÜRGÖK gerçekleştiriyor.
  • Çünkü sporun pek çok şeye çözüm olduğuna kalpten inanıyorum. Maraton ile anlatmaya çalıştığım meseleye, inandığım fikre vurgu yapabiliyorum. Kendimi daha iyi olmak için motive edebiliyorum.
  • Mutluluk, gurur, heyecan.
  • Olması gereken olur.

İstanbul Maratonu

DİDEM KARABATUR

  • Ben 2010 yılından beri Yeniköy Rotary Kulübü üyesi olarak Rotary’nin “Kendinden Önce Hizmet” ilkesiyle sosyal sorumluluk alanında aktif çalışıyorum. Elimden geldiğince çevreme faydalı olabilecek, benden daha az imkanı olanların hayatlarına birazcık da olsa renk katabilecek, gençlere okumayı sevdirecek, toplumun daha iyiye gitmesinde etkili olabilecek projelerde çalışmaya çalışıyorum. Yaparken mutlu oluyorum, huzur buluyorum.  Mesela küçük bir öğrencinin etkinlik sonrası hediye edilen kitabı parıldayan gözlerle alıp göğsüne bastırdığını görmek müthiş bir an, en güzel hediye…
  • 2011 yılından beri de Enka Okullarında kurduğumuz Interact Kulübü öğrencileriyle birlikte çeşitli sosyal sorumluluk projelerine destek veriyoruz. Daha önce Vodafone İstanbul Maratonu’nda hep halk yürüyüşüne katıldım ama geçen seneye kadar bunu bir bağış kampanyası ile birleştirmemiştim. Enka Interact Kulübümüzün geçen sene başlattığı bir proje oldu bu. Adım Adım’dan gelen temsilcileri dinledikten sonra hep birlikte AKUT’a yardım etmeye ve adımlarımızla bir hayat bir canlı kurtarmaya karar verdik. Geçen sene üç arama kurtarma operasyonuna sponsor olabilecek kafar bağış topladık. Bu sene de daha fazlası için hem yürüdük hem de koştuk!
  • STKların en aktif olduğu ve kendilerimi duyurabildiği etkinlik bu sanırım. Yurt dışında da bu tür bağışlar koşular ile sağlanıyor. Bizler koşarken koşamayan kişilere de bağış yaparak topluma faydalı bir hizmeti destekleme ve  bu etkinliğin bir parçası olma şansını veriyoruz.
  • Mutluluk, huzur, gurur
  • Daha neler neler yapılır kimbilir.

GÜN BİLGİN:

  • Sosyal bir varlık isek eğer, sosyal sorumluluklarımız da var demektir. Bir toplumun ferdi olarak yaşamak o toplumun sizi beslediği anlamına gelir. Bazen pozitif bazen de negatif besler ama besler, size bir şeyler katar, sürekli olarak dönüştürür. Bu yönüyle alıcısıyızdır. Ama toplumlar da bireyler kadar yaşayan ve dönüşen varlıklar. O halde hem aldığım kadar vermek gibi bir vicdani sorumluluğum hem de içinde yaşadığım toplumu etkilemek gücüm var demektir. Sosyal sorumluluk çalışmaları bana vererek almayı öğretti. Gün BilginVermenin büyütücü gücünü gösterdi. Üstüne üstlük varlığımın bu dünyayı birazcık olsun daha iyi bir yere çevirmeye muktedir olduğunu gösterdi. Bunun muhteşemliği ancak yaşanarak anlaşılan bir şey.  
  • Büyük oğlum şu anda 22 yaşında ve lise mezunu, çalışan, kariyer sahibi bir delikanlı. Ve Down sendromlu. Robert Cem doğduğunda bize çizilen ama aslında gerçek olmayan karanlık tablo yüzünden yaşadığım o korkunç çaresizlik hissi ve daha sonra yapabileceğimiz çok, ama pek çok şeyin olduğunu anladığımda hissettiğim ümit bana ışık tuttu hep. 22 yıldır da tüm gücümle bu ümidi yansıtarak çocuklarımızın ve ailelerinin yanında oldum. Şimdi derneğimiz aracılığıyla yapıyorum bu çalışmaları. O nedenle DSD.
  • Koşu benim için çok yeni bir mecra. Sadece on aydır koşuyorum ama koşarken kendinle kalabilmek, dinginlik, bedeni zorlayıcılığı ve kendi kendinle yarışabilmek benim için çok çekici. Aslında olimpiyatların “Daha hızlı, daha uzağa, daha güçlü” mottosunu düşünürseniz, sanırım hepimizin içinde bunları başarmak isteyen bir sporcu yatıyor. Yeter ki dışarı çıkabilsin. Koşu bana içimdeki sporcuyu dışarı çıkartabilme imkanı verdi.
  • “Dayanışma”, “Birlikten güç doğar”, “Daha iyiye ulaşma çabası”
  • Dünya daha güzel bir yer olurdu.

LALE GÜNAYDIN:

  • İnsan olduğum için.
  • Amaçlarını çok anlamlı bulduğum ve güvenilir olduğu için.
  • Spor da iyi bir şey, sosyal sorumluluk sahibi olmak da; ikisinin iyi bir farkındalık yaratacağını düşündüm.
  • Mutluluk, gurur, manevi tatmin.
  • Süper olurdu; yarattığımız etki daha çok olurdu.

SELDA CİMİT:

  • Belli bir amaca yönelik organizasyonların parçası olmanın ve onlar adına bir fayda sağlamanın beni beslediğini düşünüyorum. Ve görev almak beni mutlu ediyor.
  • Bir anne olarak çocukların faydası için olan her şey benim için çok anlamlı. Özellikle de çocukların sağlık sorunlarına yönelik fayda olduğunda daha da duyarlı oluyorum. Kansersiz Yaşam Derneği’nin açmayı planladığı “Çocuk Onkoloji Ünitesi”nin açılmasında benim de emeğim olmasını istedim.
  • Sporu yaşamın içine almış ve sağlıklı olmanın da sporla olabileceğine inanan biriyim. Maraton da sesini duyurabilmek için çok geniş ve tarafsız bir ortam sağlıyor.
  • Fayda, haz, mutluluk
  • Benim bakış açımdan daha fazla katılımcı daha fazla bağış olabilir.

İstanbul Maratonu

ŞAFAK ÖZPOYRAZ ( ve TÜRGÖK Yönetim Kurulu katılımcıları ortak cevapları) :

  • Toplumda yaşayan her bireyin yaşadığı çevreyi, ülkeyi ve dünyayı daha yaşanabilir bir hâle getirme, güzelleştirme ve daha az avantajlı diğerlerine el uzatma, yardım etme sorumluluğu vardır. Bu yaşamın, insan olabilmenin ana kuralıdır.
  • Görme engelli çocuklar, gençler ve büyükler görenler kadar okumaya öğrenmeye gündemi takip etmeye, öğrenimlerini sürdürmeye ihtiyaç duyarlar. Oysa kitapçılarda satılan kitaplar onların ihtiyaçlarını gideremez. Onların dinleyebilecekleri şekilde sesli ve elleriyle dokunarak okuyabilecekleri kabartma baskı kitaplara ihtiyaçları vardır. TÜRGÖK bu hizmeti verir. Hazırladığı kitap ve dökümanları üyelerinin evine göndererek teslim eder.
  • Bu kitapların hazırlanabilmesinin ve evlerine teslim edilebilmesinin de bir maliyeti vardır. İhtiyaç duyulan para, yardımseverlerin katkıları ve yapılan etkinliklerle toplanabilmektedir. Maraton koşusuna derneğe bağış toplamak amacıyla katılmak bunlardan biridir.
  • Görme engelli gibi daha az avantajlı bir insanın hayatına dokunabilmek, o kişilerde bir artı değer yaratabilme fırsatını yakalayabilmek bunu yapan kişiye örneğin maratona katılarak bağış toplayabilen kişiye sonsuz mutluluk verir. İnsanlar yardıma ihtiyacı olana yardım ederken aslında bir canlıya yardım edebilme, hayatını kolaylaştırma duygusunun verdiği mutluluk kendisinde kalır. Aslında verirken alırsın bu şekilde.
  • Bu etkinliklerde daha çok katılımcı olması, dolayısıyla daha çok bağış yardım toplanması, daha çok kitap basılarak daha çok görmeyene ulaşabilmek anlamına gelmektedir. Bu da çevremizin ülkemizin dünyamızın daha aydınlık hale gelmesidir.

TÜLAY YAZGAN:

  • Toplumun gereksinimi olan şeylerin karşılanması ancak sivil toplum kuruluşların desteklemesi ile sağlanır. Gönüllülere hizmet ederek mutlu olma fırsatı veren bir ortam sağlar.
  • TÜRGÖK hedefini iyi tesbit eden ve bunun için de yapılacakları gönüllüleri doğru yönlendirerek verimli sonuçlar alan  bir kurum. Aynı zamanda şeffaf ve güven vermesi, “biz” bilincini oluşturması önemli bir etken.
  • TÜRGÖK’ün maddi ihtiyaçlarının karşılanması ve bilinirliğinin artması için “Ben de varım”,  yapabilirim, mutluyum.
  • Elbette iyi olur ama katılımcı  kadar katılıcının bağış sağlayan çevresi de önemli.

Uras DuhanURAS DUHAN:

  • Birilerinin yardıma ihtiyacı var. O ihtiyacı karşılamak için.
  • Genelde koşarken ara ara gözlerimi kapatırım. Bu maratonda da 30.kilometrede aynısını yaptım. Böylelikle yönünü bulmanın ne kadar zor olduğunu fark ediyorum.
  • Bu kadar uzun ve zorlayıcı ama bu kadar da mutlu eden ender şeylerden.
  • Empati, okuyabilmek, Kör Uçuş
  • Daha katılımcı olsa çok daha iyi olur. Bunun için de duyuruları arttırmak gerekir.

YEŞİM ÖZUSLU:

  • İhtiyaç olduğunu bildiğin ve senin de yardım edebileceğin bir konuda bu sosyal sorumluluğu elinden geldiğince yerine getirebilmek öncelikle çok büyük manevi mutluluk,insanlık borcu.
  • TÜRGÖK kurulduğu günden beri hep güvenilir, şeffaf ve en önemlisi çok gönülden ve samimi.
  • Maraton çok geniş kapsamlı ve değişik kitlelere hem derneğini duyuabileceğin hem de bağış isteyebileceğin bir etkinlik.
  • Yardımseverlik, bir şeyler yapabilmek, huzur.
  • Daha fazla katılımcı olsa keşke. Çok katılımcı daha fazla yardım edebilmek demek.

TÜRGÖK

ZAFER PARLAK:

  •  Hizmet etmek almaktan daha çok mutlu ediyor.  Hizmet ediyorum,  öyleyse varım.
  • Çünkü şeffaf,  güvenilir,  hedef odaklı, samimi ve sıcak.
  • Bağış toplamanin en ses getiren yollarından biri.
  • Var olmamızın anlamlı ve işe yarar olduğunu hissettiriyor.
  • Çok daha iyi olur.

İlk yorumu siz yapın :).

Yorumunuzu Yazın