Ergenim, Ergensin, Ergen

Ergenim

Bir ergenlik konusudur gidiyor. Bizim zamanımızda (!) öyle ergenlik falan yoktu kardeşim. Kurallar vardı. Çocuk/genç olarak bu kurallara uymak bizim görevimizdi. Öyle sorgulayamazdık. Sorumluluklarımız bize bildirilirdi ve uymamız beklenirdi.

Ergen olma gibi bir lüksümüz yoktu. Sonuç: Taş gibi yetiştik işte!

Şimdilerde ergenlik, ön ergenlik, ön ergenliğe adım,… falan şeklinde gidiyor konu. Bir korku bekliyoruz o günleri. Onlardan korkuyoruz, sanki canavara dönüşecekler. Bizi hammm diye yutacaklar!

Bugün kızıcığın okulunda bu konuda bir seminer vardı. Ben henüz kızımda ergenlik belirtileri görmüyorum. Kanımca sevdiği konularla meşgul olursa ki bunların başında spor ve müzik geliyor, çok da zorlu bir süreç olmayacak. Ama anlatılanları can kulağıyla dinlemeden de rahat edemiyorum, ne olur ne olmaz.

“Çocuk büyütmekle çocuk eğitmek arasındaki farkı o çocuk insan içine çıktığında anlarsın.”

ErgenlikGerçekten öyle değil mi? Verdiklerimiz, söylediklerimizden çok örneklediklerimizden oluşuyor. Farkında olarak veya olmayarak bir profil çiziyoruz. Ve onlar da bunu kendilerine örnek alıyorlar.

Bir sorunla karşılaştığımızda nasıl davranıyoruz?
Karşımızdakini ne kadar dinliyoruz?
Cevabını bilmediğimiz bir soru sorulduğunda tepkimiz ne oluyor?
Hata yaptığımızda bunu nasıl telafi ediyoruz?
Eşimizle iletişimimiz nasıl?
Sevgimizi nasıl gösteriyoruz?
Sağlığımız için neler yapıyoruz?
Söylediğimizi kendimiz gerçekten içselleştirmiş miyiz?
Bir fikir tartışmasında düşüncemizi nasıl aktarıyoruz?…

İçimizdeki ergen aslında bizi hiç terk etmezmiş. Karşımıza başka bir ergen geldiğinde dert işte tam da bundan kaynaklanıyormuş. İki ergen çatışıyor anlayacağınız.

ErgenlikYaşananlara bir ergenin iç dünyasını, o pencereyi aralarayarak bakarsak belki faydası olur:

  • Beni şımartmayın. Her istediğim şeyi elde edemeyeceğimi biliyorum. Sadece sizi deniyorum.
  • Bana tatlı-sert davranmaktan çekinmeyin. Benim kendimi daha güvende hissetmemi sağlar.
  • Benim kötü huylar edinmemi engelleyin. Bunların erkenden ortaya çıkarılmasında ve önlenmesinde size güveniyorum.
  • Benim yanlışlarımı başkalarının önünde söylemeyin. Benimle yalnız konuşursanız söylediklerinizi daha iyi anlarım.
  • Sizden nefret ettiğimi söylediğimde üzülmeyin. Aslında sizden değil, beni engelleme gücünüzden nefret ediyorum.
  • ErgenlikHerhangi bir şeyin sonucunda beni kurtarmayın. Bazen acı veren bu yolla öğrenirim.
  • Benim küçük hastalıklarımı dert etmeyin. Bunları yenebilecek güçteyim.
  • Yerine getiremeyeceğiniz şeyler için söz vermeyin. Bu sözler yerine getirilmediğinde çok üzüldüğümü unutmayın.
  • Kendimi istediğim kadar iyi anlatamadığımı unutmayın. Bunun için ara sıra yanlışlarım çıkar.
  • Dürüstlüğümü fazla zorlamayın. Kolayca korkup yalan söyleyebilirim.
  • Tutarsız olmayın. Benim kafamı iyice karıştırır ve size olan güvenimi sarsar.
  • Benden özür dilemeyecek kadar gururlu olmayın. Bazen içten bir özür beni size çok yakınlaştırabilir.
  • Unutmayın ki büyümek için sizin çok ve anlayışlı sevginize muhtacım. Ama bunu size söylemem gerekmez değil mi?

ErgenlikNasıl? Bana her bir madde çok önemli geldi. Durup, her birini tek tek düşünmemiz lazım kanımca.

Aile olarak çizgilerimiz olması normal ve doğru. Ancak bu çizgilerde öncelikle anne-baba olarak hemfikir olmamız gerekiyor (yani çelişkili mesajlar vermememiz önemli) ve ardından da bu çizgilerin nedenlerini çocuklarımıza net bir şekilde anlatmamız gerekiyor. Bu çizgileri aştığı takdirde neyle karşılaşacağını da önceden belirtmekte fayda var.

Tüm bunların yanında, her koşulda, her zor ve onlar için içinden çıkılmaz gibi görünen durumda onların yanında olacağımızı, onları her zaman sevdiğimizi ve seveceğimizi çok net olarak söylememiz ve davranışlarımızın da bu söylemi destekler olması son derece önemli.

Peki özetle neler yapabiliriz?

  • Onlarla nitelikli zaman geçirmeliyiz.
  • Sınırlarımızı mutlaka koymalıyız. Açıkca bu sınırları belirtmeliyiz.
  • Kural ve talep değil, anlaşma sunmak olumlu yaklaşımı getirir.
  • Anne ve babanın aynı dili konuşması tutarlılık açısından önemlidir.
  • Yıkıcı eleştiri yerine yapıcı geri bildirim vermeliyiz.
  • Bireyselleşmesini desteklemeli, onu yüreklendirmeliyiz. “Sana inanıyorum” mesajını vermeliyiz.
  • Onun mahremiyetine saygı duymalıyız.

Haydi hepimize kolay gelsin :) Ama bence iyi hobileri olan çocuklar ergenliği de kolay atlatacaklar. Hatta anlamayacaklar bile! Efendim? Hangi dünyada mı yaşıyorum? Bana güvenin ve olumlu bakış açınızı kaybetmeyin :)

2 Yorum
  1. Raquel
    17 Aralık 2016 | 09:49

    Kesinlikle katılıyorum. Super yazmışsınız Defne hn.
    En çok ta içimizdeki ergen ile karşımızda ki ergenin karşılaştığı kısmı beni etkiledi. Teşekkrüler. Sevig iel kalın…

  2. Defne Ongun Müminoğlu
    17 Aralık 2016 | 10:13

    Her bir dönem yeni şeyler öğreniyoruz :) :) Çok sevgiler

Yorumunuzu Yazın

Ergenim, Ergensin, Ergen

Ergenim

Bir ergenlik konusudur gidiyor. Bizim zamanımızda (!) öyle ergenlik falan yoktu kardeşim. Kurallar vardı. Çocuk/genç olarak bu kurallara uymak bizim görevimizdi. Öyle sorgulayamazdık. Sorumluluklarımız bize bildirilirdi ve uymamız beklenirdi.

Ergen olma gibi bir lüksümüz yoktu. Sonuç: Taş gibi yetiştik işte!

Şimdilerde ergenlik, ön ergenlik, ön ergenliğe adım,… falan şeklinde gidiyor konu. Bir korku bekliyoruz o günleri. Onlardan korkuyoruz, sanki canavara dönüşecekler. Bizi hammm diye yutacaklar!

Bugün kızıcığın okulunda bu konuda bir seminer vardı. Ben henüz kızımda ergenlik belirtileri görmüyorum. Kanımca sevdiği konularla meşgul olursa ki bunların başında spor ve müzik geliyor, çok da zorlu bir süreç olmayacak. Ama anlatılanları can kulağıyla dinlemeden de rahat edemiyorum, ne olur ne olmaz.

“Çocuk büyütmekle çocuk eğitmek arasındaki farkı o çocuk insan içine çıktığında anlarsın.”

ErgenlikGerçekten öyle değil mi? Verdiklerimiz, söylediklerimizden çok örneklediklerimizden oluşuyor. Farkında olarak veya olmayarak bir profil çiziyoruz. Ve onlar da bunu kendilerine örnek alıyorlar.

Bir sorunla karşılaştığımızda nasıl davranıyoruz?
Karşımızdakini ne kadar dinliyoruz?
Cevabını bilmediğimiz bir soru sorulduğunda tepkimiz ne oluyor?
Hata yaptığımızda bunu nasıl telafi ediyoruz?
Eşimizle iletişimimiz nasıl?
Sevgimizi nasıl gösteriyoruz?
Sağlığımız için neler yapıyoruz?
Söylediğimizi kendimiz gerçekten içselleştirmiş miyiz?
Bir fikir tartışmasında düşüncemizi nasıl aktarıyoruz?…

İçimizdeki ergen aslında bizi hiç terk etmezmiş. Karşımıza başka bir ergen geldiğinde dert işte tam da bundan kaynaklanıyormuş. İki ergen çatışıyor anlayacağınız.

ErgenlikYaşananlara bir ergenin iç dünyasını, o pencereyi aralarayarak bakarsak belki faydası olur:

  • Beni şımartmayın. Her istediğim şeyi elde edemeyeceğimi biliyorum. Sadece sizi deniyorum.
  • Bana tatlı-sert davranmaktan çekinmeyin. Benim kendimi daha güvende hissetmemi sağlar.
  • Benim kötü huylar edinmemi engelleyin. Bunların erkenden ortaya çıkarılmasında ve önlenmesinde size güveniyorum.
  • Benim yanlışlarımı başkalarının önünde söylemeyin. Benimle yalnız konuşursanız söylediklerinizi daha iyi anlarım.
  • Sizden nefret ettiğimi söylediğimde üzülmeyin. Aslında sizden değil, beni engelleme gücünüzden nefret ediyorum.
  • ErgenlikHerhangi bir şeyin sonucunda beni kurtarmayın. Bazen acı veren bu yolla öğrenirim.
  • Benim küçük hastalıklarımı dert etmeyin. Bunları yenebilecek güçteyim.
  • Yerine getiremeyeceğiniz şeyler için söz vermeyin. Bu sözler yerine getirilmediğinde çok üzüldüğümü unutmayın.
  • Kendimi istediğim kadar iyi anlatamadığımı unutmayın. Bunun için ara sıra yanlışlarım çıkar.
  • Dürüstlüğümü fazla zorlamayın. Kolayca korkup yalan söyleyebilirim.
  • Tutarsız olmayın. Benim kafamı iyice karıştırır ve size olan güvenimi sarsar.
  • Benden özür dilemeyecek kadar gururlu olmayın. Bazen içten bir özür beni size çok yakınlaştırabilir.
  • Unutmayın ki büyümek için sizin çok ve anlayışlı sevginize muhtacım. Ama bunu size söylemem gerekmez değil mi?

ErgenlikNasıl? Bana her bir madde çok önemli geldi. Durup, her birini tek tek düşünmemiz lazım kanımca.

Aile olarak çizgilerimiz olması normal ve doğru. Ancak bu çizgilerde öncelikle anne-baba olarak hemfikir olmamız gerekiyor (yani çelişkili mesajlar vermememiz önemli) ve ardından da bu çizgilerin nedenlerini çocuklarımıza net bir şekilde anlatmamız gerekiyor. Bu çizgileri aştığı takdirde neyle karşılaşacağını da önceden belirtmekte fayda var.

Tüm bunların yanında, her koşulda, her zor ve onlar için içinden çıkılmaz gibi görünen durumda onların yanında olacağımızı, onları her zaman sevdiğimizi ve seveceğimizi çok net olarak söylememiz ve davranışlarımızın da bu söylemi destekler olması son derece önemli.

Peki özetle neler yapabiliriz?

  • Onlarla nitelikli zaman geçirmeliyiz.
  • Sınırlarımızı mutlaka koymalıyız. Açıkca bu sınırları belirtmeliyiz.
  • Kural ve talep değil, anlaşma sunmak olumlu yaklaşımı getirir.
  • Anne ve babanın aynı dili konuşması tutarlılık açısından önemlidir.
  • Yıkıcı eleştiri yerine yapıcı geri bildirim vermeliyiz.
  • Bireyselleşmesini desteklemeli, onu yüreklendirmeliyiz. “Sana inanıyorum” mesajını vermeliyiz.
  • Onun mahremiyetine saygı duymalıyız.

Haydi hepimize kolay gelsin :) Ama bence iyi hobileri olan çocuklar ergenliği de kolay atlatacaklar. Hatta anlamayacaklar bile! Efendim? Hangi dünyada mı yaşıyorum? Bana güvenin ve olumlu bakış açınızı kaybetmeyin :)

2 Yorum
  1. Raquel
    17 Aralık 2016 | 09:49

    Kesinlikle katılıyorum. Super yazmışsınız Defne hn.
    En çok ta içimizdeki ergen ile karşımızda ki ergenin karşılaştığı kısmı beni etkiledi. Teşekkrüler. Sevig iel kalın…

  2. Defne Ongun Müminoğlu
    17 Aralık 2016 | 10:13

    Her bir dönem yeni şeyler öğreniyoruz :) :) Çok sevgiler

Yorumunuzu Yazın