Grip Salgını

İlk yazıma harika yorumlar ve katılımlar gelmeye başladı. Çok heyecanlıyım, çooookkk..

Hedef çok keyifli, bol faydalı, araştırılmış, denenmiş bilgi akışı olan bir blog olması buranın ama bir o kadar da eğlenceli, komik olabilmesi. Biraz ondan biraz bundan anlayacağınız. Kendi halimize gülebildiğimiz an herşey daha güzel görünecek bence.

Efendim, bu sabah peş peşe iki arkadaşımdan Dr.Şule Yazgan’ın hastalarına yolladığı bol bilgi ve kaynak içeren mailini aldım. Sayın Yazgan’ın izni ile burada sizlerle paylaşmak istiyorum maili ve olduğu gibi koyuyorum :

14 Kasım 2009, İstanbul

Sevgili Anne Babalar,

Hepinizin bildiği gibi hızla yayılan bir “grip hastalığı” ile karşı
karşıyayız. Bu hastalığın etkeni olan virüse karşı uygulanan aşılar ve
hastalığın kendisi hakkında her gün 50′ye yakın telefon almakta, sayısız
email mesajı cevaplamaktayım. Hastalık ve aşısı hakkındaki bilgileri tek bir
belgede toplamak, elinizin altında sorularınıza cevapları bulabileceğiniz
bir kaynak oluşturmak amacıyla bu metni hazırladım.

Bu grip salgını ile bildiğimiz grip arasındaki farklar neler? Bu salgının
geçmiş yıllardaki grip salgınlarından başlıca iki farkı var:
yepyeni bir virüs tarafından meydana getirilmesi gençlerde ve sağlıklı
kişilerde de ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmesi.

Bu gribin o kadar da tehlikeli olmadığı söyleniyor? Hastalığa yakalanan
vakalarda ölüm oranı 1/1000 olarak bildirilmekte.

Bu grip toplum için bugünkünden daha büyük bir tehlike oluşturabilir mi?
Virüsün bu yayılma hızının sonucunda, yapısal bir değişiklik geçirerek daha
tehlikeli ve öldürücü nitelik kazanması olasılığı yüksek. Uluslarası sağlık
otoritesi olarak kabul edilen Dünya Sağlık Örgütü ya da ülke sağlık
bakanlıkları arasında bir görüş birliği var mı? Virüsün öldürücü potansiyeli
ve yayılma hızının öldürücülüğü daha da arttırma olasılığı tehlikeleri göz
önüne alınarak, Dünya Sağlık Örgütü tarafından bazı önlem ve öneriler
geliştirildi. Üye ülkelerin bu önlem ve öneri paketini uygulaması
bekleniyor. Ülkemizdeki uygulamalar bu çerçevede yapılmaktadır. Aşılar da,
Dünya Sağlık Örgütü’nün önerileri doğrultusunda geliştirilmiş ve uygulanmaya
başlanmıştır.

Her tedavi gibi bu uygulamanın da yan etkiler ve riskler getirebileceği
bilinmekle beraber, bu risklerin boyutu yetkili kurumlarca değerlendirilerek
onaylama işlemleri yapılmaktadır. Mevcut H1N1 aşısının, uygulanmakta olan
çok dozlu grip aşılarından risk profili açısından bilinen bir farkı yoktur.
Katkı maddesi olarak kullanılmakta olan “squalene”in yeterince denenmemiş
olduğu söylenmekle birlikte, bu madde son 12 yıldır bazı aşıların içinde yer
almaktadır ve şu ana kadar bildirilen ciddi bir olumsuz etkisi
bulunmamaktadır. Her gün yüzbinlerce yeni kişide uygulanıyor olmasından
gözlenen sonuçlar ve maddenin olası riskleri uygulamayı caydırıcı
gözükmemektedir.

Bu çerçevede öncelikle bir doktor olarak, H1N1 pandemi aşısının, tehlikeli
bir salgın hastalığı önlemek üzere uygulanması için karar ve onay verenlerin
görüşlerine ve uzmanlıklarına güvenmekteyim. Bir anne olarak da, bu yönde
davranmaktayım. Avrupa ilaç denetim kurumu (EMEA) onayını almış olan
aşıların kullanımının TC Sağlık Bakanlığı bünyesinde oluşturulmuş enfeksiyon
hastalıkları, halk sağlığı ve mikrobiyoloji alanındaki bağımsız akademik
uzmanlardan oluşan kurulun planlaması doğrultusunda hareket edilmesinin
doğru ve uygun olduğu kanaatindeyim. Kararlarınızı verirken, konuyla ilgili
bilgi ve uzmanlığı kanıtlanmış, sorumluluk taşıyan kişi ve kuruluşlardan
gelen bilgi ve önerileri uygulamanızı tavsiye ederim. Bu konuyu daha fazla
irdelemeyi arzu edenler için bilim kılavuzluğunda hazırlanmış öneri ve
tartışmalara yer veren websitelerinin adreslerini aşağıya listeledim. Ayrıca
ekte Marmara Üniversitesi tarafından hazırlanmış olan yol gösterici bir yazı
ve DSÖ çalışanlarından Dr Ümit Kartoğlu’nun konu hakkında hazırladığı bir
yazıyı bulacaksınız.

http://www.who.int/csr/disease/swineflu/frequently_asked_questions/vaccine_p

reparedness/safety_approval/en/index.html

http://www.who.int/csr/disease/swineflu/en/index.html

http://www.cdc.gov/H1N1flu/guidance/exclusion.htm

http://www.grip.saglik.gov.tr

Dr. Şule Yazgan

Bu yazıya ek olarak Şule Hanım 2 farklı belge de vermiş.

Bunlardan biri “Pandemiye Karşı Savaş ve Meslek Ahlakı” isimli bir yazı. Yazan Doç. Dr. Ümit Kartoğlu,Dünya Sağlık Örgütü Aşı ve Biyolojik Ürünler Departmanı Bilimsel Danışmanı

Yazıda bizlerin aramızda konuştuğu ve çok da netleşemediğimiz şüphelerle ilgili bilgi akışı var. İlgilenenlere bu yazıyı da yollayabilirim.

İkincisi ise Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD‐Enfeksiyon Kontrol Komitesi tarafından yayınlanmış bir dosya. Burada ise kimlerin risk altında olduğundan, örneklerin nasıl alındığına kadar pek çok bilgi var.

Her iki yazı çok kapsamlı ve çok uzun.

Tüm bunların dışında, sağolsun Duygu da kendi doktorundan gelen ve Şule Hanım’ın yazısını doğrulayan bilgiler içeren bir yazı yolladı.

Tüm bunlar acaba kafaları netleştirmeye başlayacak mı dersiniz? Galiba hepimiz aşı korkumuzu yenecek ve çocuklarımıza aşı yaptıracağız.

Zeynepcim ve İpekcim ikinize de Şule Hanım’ın yolladığı yazıyı paylaştığınız için tekrar teşekkür eder, kocaman öperim (artık sadece sanal ortamda öpüşüyoruz malumunuz)

1 Yorum
  1. Anonymous
    25 Kasım 2009 | 12:01

    Defnecim ve diger tum sevgili anneler,
    Oncelikle sevgili arkadasımı (herzamanki gibi)calıskanlıgından ve uretkenliginden dolayı tebrik ediyorum.
    Kızım Zeynep Domuz Gribi!!! sizlerle tecrubelerimi paylasma ihtiyacı duydum.Medyanın da sagolsun fazlaca abartılarıyla hepimiz panikteyiz.Ama ben biraz anneleri rahatlatmak istedim.Zeynep tabi bize okuldan getirdi ve sınıfının tamamı neredeyse gecirdi veya gecirmekte.Zeynep 8 yasında bu arada.Birde 2 yasında kardesi var.Zeynep in 6 yasına kadar biraz akcigerlerinde hassasiyeti vardı. Doktorumuz da tedbir olması amacıyla eskiden akcigerleri icin kullandıgı ilacları 10 gun sureyle kullanmasını istedi.Tamifluya gelince,bu yas grubunda hemen baslanmaması gerektigini, gerek duyulursa 3 gun sonra baslicagımızı soyledi.Gerekce su, vucut ilacı tanıyor ve daha kuvvetli bir salgında ilaca karsı direnc gosteriyor.Hos, zaten Tamiflu yok!Bugun 4.gunumuz simdiye kadar gerekmedi. Hastalıgın seyri soyle oldu:ilk gun bogaz agrısı ile uyandı,kuru oksuruk, 38 ates, istahsızlık, halsizlik ve hafif kas agrıları (tarifi soyle "sanki koluma bacagıma igne batırıyorlar")Ve tabi influenza A testimiz pozitif cıktı.3 gun ozellikle geceleri yuksek ates (39.5)gunduzleri 37.5 altına hic dusmeyen daha dusuk ates.Cevremde cesitli yaslarda cok kısı gecirdi herkes komplikasyonsuz atlattı cok sukur.
    Fakat asıl korkutucu olan 3 farklı doktordan aynı seyi duydum.Evet geciren bagısıklık kazanıyor ve ası bile gerekmiyor ama su anki mikroba karsı.H1N1 virusunun en kotu tarafı mutasyona ugruyarak yayılması.Yani degisime ugruyarak yayılıyor.Ve degisim gormus viruse karsı, ne gecirmis olmanın, ne de asının bir faydası var, sil bastan!Aralık ocak icin iyi seyler beklemiyorlarmıs.Neyse onu da bir sekil atlatırız diyelim.
    Sevgilerimle Cemile Behram

Yorumunuzu Yazın

Grip Salgını

İlk yazıma harika yorumlar ve katılımlar gelmeye başladı. Çok heyecanlıyım, çooookkk..

Hedef çok keyifli, bol faydalı, araştırılmış, denenmiş bilgi akışı olan bir blog olması buranın ama bir o kadar da eğlenceli, komik olabilmesi. Biraz ondan biraz bundan anlayacağınız. Kendi halimize gülebildiğimiz an herşey daha güzel görünecek bence.

Efendim, bu sabah peş peşe iki arkadaşımdan Dr.Şule Yazgan’ın hastalarına yolladığı bol bilgi ve kaynak içeren mailini aldım. Sayın Yazgan’ın izni ile burada sizlerle paylaşmak istiyorum maili ve olduğu gibi koyuyorum :

14 Kasım 2009, İstanbul

Sevgili Anne Babalar,

Hepinizin bildiği gibi hızla yayılan bir “grip hastalığı” ile karşı
karşıyayız. Bu hastalığın etkeni olan virüse karşı uygulanan aşılar ve
hastalığın kendisi hakkında her gün 50′ye yakın telefon almakta, sayısız
email mesajı cevaplamaktayım. Hastalık ve aşısı hakkındaki bilgileri tek bir
belgede toplamak, elinizin altında sorularınıza cevapları bulabileceğiniz
bir kaynak oluşturmak amacıyla bu metni hazırladım.

Bu grip salgını ile bildiğimiz grip arasındaki farklar neler? Bu salgının
geçmiş yıllardaki grip salgınlarından başlıca iki farkı var:
yepyeni bir virüs tarafından meydana getirilmesi gençlerde ve sağlıklı
kişilerde de ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmesi.

Bu gribin o kadar da tehlikeli olmadığı söyleniyor? Hastalığa yakalanan
vakalarda ölüm oranı 1/1000 olarak bildirilmekte.

Bu grip toplum için bugünkünden daha büyük bir tehlike oluşturabilir mi?
Virüsün bu yayılma hızının sonucunda, yapısal bir değişiklik geçirerek daha
tehlikeli ve öldürücü nitelik kazanması olasılığı yüksek. Uluslarası sağlık
otoritesi olarak kabul edilen Dünya Sağlık Örgütü ya da ülke sağlık
bakanlıkları arasında bir görüş birliği var mı? Virüsün öldürücü potansiyeli
ve yayılma hızının öldürücülüğü daha da arttırma olasılığı tehlikeleri göz
önüne alınarak, Dünya Sağlık Örgütü tarafından bazı önlem ve öneriler
geliştirildi. Üye ülkelerin bu önlem ve öneri paketini uygulaması
bekleniyor. Ülkemizdeki uygulamalar bu çerçevede yapılmaktadır. Aşılar da,
Dünya Sağlık Örgütü’nün önerileri doğrultusunda geliştirilmiş ve uygulanmaya
başlanmıştır.

Her tedavi gibi bu uygulamanın da yan etkiler ve riskler getirebileceği
bilinmekle beraber, bu risklerin boyutu yetkili kurumlarca değerlendirilerek
onaylama işlemleri yapılmaktadır. Mevcut H1N1 aşısının, uygulanmakta olan
çok dozlu grip aşılarından risk profili açısından bilinen bir farkı yoktur.
Katkı maddesi olarak kullanılmakta olan “squalene”in yeterince denenmemiş
olduğu söylenmekle birlikte, bu madde son 12 yıldır bazı aşıların içinde yer
almaktadır ve şu ana kadar bildirilen ciddi bir olumsuz etkisi
bulunmamaktadır. Her gün yüzbinlerce yeni kişide uygulanıyor olmasından
gözlenen sonuçlar ve maddenin olası riskleri uygulamayı caydırıcı
gözükmemektedir.

Bu çerçevede öncelikle bir doktor olarak, H1N1 pandemi aşısının, tehlikeli
bir salgın hastalığı önlemek üzere uygulanması için karar ve onay verenlerin
görüşlerine ve uzmanlıklarına güvenmekteyim. Bir anne olarak da, bu yönde
davranmaktayım. Avrupa ilaç denetim kurumu (EMEA) onayını almış olan
aşıların kullanımının TC Sağlık Bakanlığı bünyesinde oluşturulmuş enfeksiyon
hastalıkları, halk sağlığı ve mikrobiyoloji alanındaki bağımsız akademik
uzmanlardan oluşan kurulun planlaması doğrultusunda hareket edilmesinin
doğru ve uygun olduğu kanaatindeyim. Kararlarınızı verirken, konuyla ilgili
bilgi ve uzmanlığı kanıtlanmış, sorumluluk taşıyan kişi ve kuruluşlardan
gelen bilgi ve önerileri uygulamanızı tavsiye ederim. Bu konuyu daha fazla
irdelemeyi arzu edenler için bilim kılavuzluğunda hazırlanmış öneri ve
tartışmalara yer veren websitelerinin adreslerini aşağıya listeledim. Ayrıca
ekte Marmara Üniversitesi tarafından hazırlanmış olan yol gösterici bir yazı
ve DSÖ çalışanlarından Dr Ümit Kartoğlu’nun konu hakkında hazırladığı bir
yazıyı bulacaksınız.

http://www.who.int/csr/disease/swineflu/frequently_asked_questions/vaccine_p

reparedness/safety_approval/en/index.html

http://www.who.int/csr/disease/swineflu/en/index.html

http://www.cdc.gov/H1N1flu/guidance/exclusion.htm

http://www.grip.saglik.gov.tr

Dr. Şule Yazgan

Bu yazıya ek olarak Şule Hanım 2 farklı belge de vermiş.

Bunlardan biri “Pandemiye Karşı Savaş ve Meslek Ahlakı” isimli bir yazı. Yazan Doç. Dr. Ümit Kartoğlu,Dünya Sağlık Örgütü Aşı ve Biyolojik Ürünler Departmanı Bilimsel Danışmanı

Yazıda bizlerin aramızda konuştuğu ve çok da netleşemediğimiz şüphelerle ilgili bilgi akışı var. İlgilenenlere bu yazıyı da yollayabilirim.

İkincisi ise Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD‐Enfeksiyon Kontrol Komitesi tarafından yayınlanmış bir dosya. Burada ise kimlerin risk altında olduğundan, örneklerin nasıl alındığına kadar pek çok bilgi var.

Her iki yazı çok kapsamlı ve çok uzun.

Tüm bunların dışında, sağolsun Duygu da kendi doktorundan gelen ve Şule Hanım’ın yazısını doğrulayan bilgiler içeren bir yazı yolladı.

Tüm bunlar acaba kafaları netleştirmeye başlayacak mı dersiniz? Galiba hepimiz aşı korkumuzu yenecek ve çocuklarımıza aşı yaptıracağız.

Zeynepcim ve İpekcim ikinize de Şule Hanım’ın yolladığı yazıyı paylaştığınız için tekrar teşekkür eder, kocaman öperim (artık sadece sanal ortamda öpüşüyoruz malumunuz)

1 Yorum
  1. Anonymous
    25 Kasım 2009 | 12:01

    Defnecim ve diger tum sevgili anneler,
    Oncelikle sevgili arkadasımı (herzamanki gibi)calıskanlıgından ve uretkenliginden dolayı tebrik ediyorum.
    Kızım Zeynep Domuz Gribi!!! sizlerle tecrubelerimi paylasma ihtiyacı duydum.Medyanın da sagolsun fazlaca abartılarıyla hepimiz panikteyiz.Ama ben biraz anneleri rahatlatmak istedim.Zeynep tabi bize okuldan getirdi ve sınıfının tamamı neredeyse gecirdi veya gecirmekte.Zeynep 8 yasında bu arada.Birde 2 yasında kardesi var.Zeynep in 6 yasına kadar biraz akcigerlerinde hassasiyeti vardı. Doktorumuz da tedbir olması amacıyla eskiden akcigerleri icin kullandıgı ilacları 10 gun sureyle kullanmasını istedi.Tamifluya gelince,bu yas grubunda hemen baslanmaması gerektigini, gerek duyulursa 3 gun sonra baslicagımızı soyledi.Gerekce su, vucut ilacı tanıyor ve daha kuvvetli bir salgında ilaca karsı direnc gosteriyor.Hos, zaten Tamiflu yok!Bugun 4.gunumuz simdiye kadar gerekmedi. Hastalıgın seyri soyle oldu:ilk gun bogaz agrısı ile uyandı,kuru oksuruk, 38 ates, istahsızlık, halsizlik ve hafif kas agrıları (tarifi soyle "sanki koluma bacagıma igne batırıyorlar")Ve tabi influenza A testimiz pozitif cıktı.3 gun ozellikle geceleri yuksek ates (39.5)gunduzleri 37.5 altına hic dusmeyen daha dusuk ates.Cevremde cesitli yaslarda cok kısı gecirdi herkes komplikasyonsuz atlattı cok sukur.
    Fakat asıl korkutucu olan 3 farklı doktordan aynı seyi duydum.Evet geciren bagısıklık kazanıyor ve ası bile gerekmiyor ama su anki mikroba karsı.H1N1 virusunun en kotu tarafı mutasyona ugruyarak yayılması.Yani degisime ugruyarak yayılıyor.Ve degisim gormus viruse karsı, ne gecirmis olmanın, ne de asının bir faydası var, sil bastan!Aralık ocak icin iyi seyler beklemiyorlarmıs.Neyse onu da bir sekil atlatırız diyelim.
    Sevgilerimle Cemile Behram

Yorumunuzu Yazın