Hayat Gibi Bir İçecek

thb_limonata_8aug11

Hava sıcak.

Terlemişim, hem de çok.

Hafif de açlık var ama yemek yiyecek kadar da değil.

Kahve mi içsem? Hayır, hava o kadar sıcak ki, ılık bir içecek bile düşünemiyorum.

Buzlu bir kahve? Yok yok o da değil. Onun zamanı ayrı. İçimdeki suyu atacak bir içecek istemiyorum.

Su en iyisi o zaman. Olur mu canım! Hafif açlık var dedik.

Diet Kola zamanıdır, bol buzlu, limonlu. Hmmm, belki? Yok yok o da çok zararlı, asitli falan filan. Bayılıyorum ama içmemeye çalışıyorum.

Peki ne o zaman? Seçenekler bitiyor.

Ne olabilir sizce?

MO

NA

TA

Evet, evet, limonata. Şöyle buz gibi, hafif ekşi ama daha çok tatlı, içinde nane varsa daha bile güzel. Ama ev yapımı olacak. Hazırlara elimi bile sürmem.

Şöyle özenile bezenile yapılmış olacak, hazırlayan da yaptığını sevecek, içmek isteyecek. Hatta onunla paylaşacağız, o kadar sevecek.

Limonları keserken, bu sarı meyvenin ekşi tadının düşüncesi bile boğazında garip bir his yaratacak. Yemiş gibi olacak.

Sonra eklediği şekerle işin rengi değişecek. Bu sefer tatlı bir his yayılacak tüm benliğine.

Son nokta olan naneyi eklediğindeyse müthiş bir ferahlık duygusu hakim olacak. “İşte budur!” dedirtecek.

Hayat gibi adeta.

Limonatayı nasıl hayata benzetirsin demeyin. Şöyle bir yaslanın koltuğunuza, yatağınızda okuyorsanız bu yazıyı, arkanıza bir kaç yastık koyun rahatlayın. Sonra karar verirsiniz yazılanların gerçek dışı olup olmadığına.

Hayat değil midir doğru yaklaşımla size güzellikler sunan? Limonata yaparken seçtiğiniz malzemeler ve iyi ruh hâlinde olduğu gibi, çıkan sonuçtan mutlu olmanız gibi,…

Hayat değil midir doğru karışımla ve paylaştıkça çoğalan? Doğru arkadaşlıklar, doğru eş, doğru zamanlama size hep beklediğinizden de fazlasını vermez mi? Tekrar ve tekrar aynısını yaşamak istemez misiniz? İkinci bardak limonataya ve dostluğa duyduğunuz istek gibi.

Hayat değil midir her kişiye istemese de farklı bir yön çizen. Başkasının aynısı olamazsınız, kendinizsinizdir yaşadıklarınızla, yaşattıklarınızla. Başkasına özenmekten vazgeçtiğiniz noktada, hayatın güzelliğini ve kendi özel duruşunuzu keşfedebilirsiniz. Aynı her bir limonatanın yapanın becerisini, tecrübesini ve ruhunu yansıttığı gibi.

Hayat değil midir sizi ihtiyacınızı belirlemeye zorlayan? İçinizde bir eksiklik, bir sıkıntı duyarak kaç gün geçirebilirsiniz ki? Bu garip hislerin kaynağını bulup sorununuzu çözme adımlarını atmanız şart değil midir? Aynı vücudunuzun ihtiyacını belirlerken kafanızdan geçen düşünceler gibi. Ve o an için doğru karar: limonata!

Hayatınız ve idealleriniz de size has değil midir, aynı limonatanızın sizce mükemmel kıvama gelmesi gibi. Bu kıvam gerçekte sadece sizin için ideal olan değil midir? Bir başkası daha şekerli, daha ekşi ya da nanesizinden mutlu olamaz mı?

O zaman hayattan ne farkı var limonatanın?

Hâl böyleyse özenin limonatanızı yaparken. Hatta kendi özel karışımınızı yaratın, sizi yansıtsın. Farklı sunun arkadaşınıza hazırladığınız bu karışımı. Sürpriz yapın ona, eğer siz sürprizlerle doluysanız. Klasik ama şık bir sunumu tercih edin, eğer yapınız buysa. Başkasına özenmeyin, neyseniz O’sunuz ve sizi sevenler bundan dolayı seviyor zaten.

Son olarak, sizlerle benim limonata tarifimi paylaşmak istiyorum, gönülden. Sizler de belki kendinizinkini paylaşırsınız burada. Bir sürü limonata tarifimiz olur. Hepsini tek tek deneriz, belki bir şeyler öğreniriz birbirimizden. Aynı hayatta öğrendiklerimiz gibi… Ne dersiniz?

Defne’nin limonatası:

Malzemeler:

1.5 bardak şeker
1 çorba kaşığı ince rendelenmiş limon kabuğu
1.5 bardak sıcak su
1.5 bardak limon suyu (yaklaşık 8-10 adet limon)
Bol buz
Soğuk su

Hazırlanışı:

Kapağı sıkıca kapanabilen bir kavanoza şekeri ve rendelenmiş limon kabuklarını koyun. Üzerine 1.5 bardak çok sıcak su koyun.

Kavanozun kapağını sıkıca kapatıp, şeker tamamiyle eriyene kadar sallayın. Şeker eridikten sonra limon suyunu ekleyin. Ve buzdolabında soğutun.

İçeceğiniz zaman, bardaklara bol buz koyun (lütfen buzunuza acımayın) ve buzdolabındaki karışımınızdan ¼ oranında bardağa dökün.  Üzerine soğuk su ekleyin. İyice karıştırın.

Ben bu karışıma mutlaka taze nane eklerim, naneye bayıldığım için. Karar sizin :)

Not: Limonata özünü, yani sıcak olarak hazırladığınız bölümünü, servis etmeden en az 2-3 saat öncesinde dolaba yerleştirmiş olun. 

9 Yorum
  1. Eski Toprak
    9 Ağustos 2011 | 10:12

    Yine anlamlı bir yazı…Limonata yaparken bile oluşabilen düşünceler…Seni tebrik etmekten hiç bıkmayacağım anlaşılan.
    Bu arada yenilikler çok başarılı olmuş; o sımsıcak, sevimli ve çekici blog’u yansıtabilmiş. Emeği geçenlerin ellerine sağlık.

  2. Suna
    9 Ağustos 2011 | 15:31

    Ben de bir limonata sever olarak mutlaka deneyeceğim ama okurken bile lezzetini hissettiren bir tarif elinize saglık ;)

  3. Defne Ongun Müminoğlu
    9 Ağustos 2011 | 16:04

    Çok teşekkürler :)) Evet, evet 0 km.Bızdıklar bir süredir daha da taze bir görüntü içerisinde :)

  4. Defne Ongun Müminoğlu
    9 Ağustos 2011 | 16:04

    Sizden de bir tarif bekleyelim mi o zaman? Çok sevgiler

  5. Tülin Kozikoglu
    9 Ağustos 2011 | 17:42

    Lisede bir ögretmenim vardı… Bize “if life gives you a lemon, make a lemonade out of it” derdi. Bu yazı bana onu hatırlattı:)

  6. Defne Ongun Müminoğlu
    9 Ağustos 2011 | 17:50

    And life gives us so many lemons :))

  7. Suna
    12 Ağustos 2011 | 17:05

    Denedim ve harika oldu oglum bile bayıldı bende tarif vermek isterdim ama aldıklarımı yapmakta daha basariliyim sanırım iyiki varsınız ;))

  8. Defne Ongun Müminoğlu
    12 Ağustos 2011 | 18:42

    İyi ki siz varsınız :) Yoksa benim bu yaşananlardan haberim olmayacaktı. Paylaştığınız için sonsuz teşekkürler :)

  9. rumeysa
    24 Ağustos 2011 | 16:40

    çok iyi gider valla limonata b sıcaklarda

Yorumunuzu Yazın

Hayat Gibi Bir İçecek

thb_limonata_8aug11

Hava sıcak.

Terlemişim, hem de çok.

Hafif de açlık var ama yemek yiyecek kadar da değil.

Kahve mi içsem? Hayır, hava o kadar sıcak ki, ılık bir içecek bile düşünemiyorum.

Buzlu bir kahve? Yok yok o da değil. Onun zamanı ayrı. İçimdeki suyu atacak bir içecek istemiyorum.

Su en iyisi o zaman. Olur mu canım! Hafif açlık var dedik.

Diet Kola zamanıdır, bol buzlu, limonlu. Hmmm, belki? Yok yok o da çok zararlı, asitli falan filan. Bayılıyorum ama içmemeye çalışıyorum.

Peki ne o zaman? Seçenekler bitiyor.

Ne olabilir sizce?

MO

NA

TA

Evet, evet, limonata. Şöyle buz gibi, hafif ekşi ama daha çok tatlı, içinde nane varsa daha bile güzel. Ama ev yapımı olacak. Hazırlara elimi bile sürmem.

Şöyle özenile bezenile yapılmış olacak, hazırlayan da yaptığını sevecek, içmek isteyecek. Hatta onunla paylaşacağız, o kadar sevecek.

Limonları keserken, bu sarı meyvenin ekşi tadının düşüncesi bile boğazında garip bir his yaratacak. Yemiş gibi olacak.

Sonra eklediği şekerle işin rengi değişecek. Bu sefer tatlı bir his yayılacak tüm benliğine.

Son nokta olan naneyi eklediğindeyse müthiş bir ferahlık duygusu hakim olacak. “İşte budur!” dedirtecek.

Hayat gibi adeta.

Limonatayı nasıl hayata benzetirsin demeyin. Şöyle bir yaslanın koltuğunuza, yatağınızda okuyorsanız bu yazıyı, arkanıza bir kaç yastık koyun rahatlayın. Sonra karar verirsiniz yazılanların gerçek dışı olup olmadığına.

Hayat değil midir doğru yaklaşımla size güzellikler sunan? Limonata yaparken seçtiğiniz malzemeler ve iyi ruh hâlinde olduğu gibi, çıkan sonuçtan mutlu olmanız gibi,…

Hayat değil midir doğru karışımla ve paylaştıkça çoğalan? Doğru arkadaşlıklar, doğru eş, doğru zamanlama size hep beklediğinizden de fazlasını vermez mi? Tekrar ve tekrar aynısını yaşamak istemez misiniz? İkinci bardak limonataya ve dostluğa duyduğunuz istek gibi.

Hayat değil midir her kişiye istemese de farklı bir yön çizen. Başkasının aynısı olamazsınız, kendinizsinizdir yaşadıklarınızla, yaşattıklarınızla. Başkasına özenmekten vazgeçtiğiniz noktada, hayatın güzelliğini ve kendi özel duruşunuzu keşfedebilirsiniz. Aynı her bir limonatanın yapanın becerisini, tecrübesini ve ruhunu yansıttığı gibi.

Hayat değil midir sizi ihtiyacınızı belirlemeye zorlayan? İçinizde bir eksiklik, bir sıkıntı duyarak kaç gün geçirebilirsiniz ki? Bu garip hislerin kaynağını bulup sorununuzu çözme adımlarını atmanız şart değil midir? Aynı vücudunuzun ihtiyacını belirlerken kafanızdan geçen düşünceler gibi. Ve o an için doğru karar: limonata!

Hayatınız ve idealleriniz de size has değil midir, aynı limonatanızın sizce mükemmel kıvama gelmesi gibi. Bu kıvam gerçekte sadece sizin için ideal olan değil midir? Bir başkası daha şekerli, daha ekşi ya da nanesizinden mutlu olamaz mı?

O zaman hayattan ne farkı var limonatanın?

Hâl böyleyse özenin limonatanızı yaparken. Hatta kendi özel karışımınızı yaratın, sizi yansıtsın. Farklı sunun arkadaşınıza hazırladığınız bu karışımı. Sürpriz yapın ona, eğer siz sürprizlerle doluysanız. Klasik ama şık bir sunumu tercih edin, eğer yapınız buysa. Başkasına özenmeyin, neyseniz O’sunuz ve sizi sevenler bundan dolayı seviyor zaten.

Son olarak, sizlerle benim limonata tarifimi paylaşmak istiyorum, gönülden. Sizler de belki kendinizinkini paylaşırsınız burada. Bir sürü limonata tarifimiz olur. Hepsini tek tek deneriz, belki bir şeyler öğreniriz birbirimizden. Aynı hayatta öğrendiklerimiz gibi… Ne dersiniz?

Defne’nin limonatası:

Malzemeler:

1.5 bardak şeker
1 çorba kaşığı ince rendelenmiş limon kabuğu
1.5 bardak sıcak su
1.5 bardak limon suyu (yaklaşık 8-10 adet limon)
Bol buz
Soğuk su

Hazırlanışı:

Kapağı sıkıca kapanabilen bir kavanoza şekeri ve rendelenmiş limon kabuklarını koyun. Üzerine 1.5 bardak çok sıcak su koyun.

Kavanozun kapağını sıkıca kapatıp, şeker tamamiyle eriyene kadar sallayın. Şeker eridikten sonra limon suyunu ekleyin. Ve buzdolabında soğutun.

İçeceğiniz zaman, bardaklara bol buz koyun (lütfen buzunuza acımayın) ve buzdolabındaki karışımınızdan ¼ oranında bardağa dökün.  Üzerine soğuk su ekleyin. İyice karıştırın.

Ben bu karışıma mutlaka taze nane eklerim, naneye bayıldığım için. Karar sizin :)

Not: Limonata özünü, yani sıcak olarak hazırladığınız bölümünü, servis etmeden en az 2-3 saat öncesinde dolaba yerleştirmiş olun. 

9 Yorum
  1. Eski Toprak
    9 Ağustos 2011 | 10:12

    Yine anlamlı bir yazı…Limonata yaparken bile oluşabilen düşünceler…Seni tebrik etmekten hiç bıkmayacağım anlaşılan.
    Bu arada yenilikler çok başarılı olmuş; o sımsıcak, sevimli ve çekici blog’u yansıtabilmiş. Emeği geçenlerin ellerine sağlık.

  2. Suna
    9 Ağustos 2011 | 15:31

    Ben de bir limonata sever olarak mutlaka deneyeceğim ama okurken bile lezzetini hissettiren bir tarif elinize saglık ;)

  3. Defne Ongun Müminoğlu
    9 Ağustos 2011 | 16:04

    Çok teşekkürler :)) Evet, evet 0 km.Bızdıklar bir süredir daha da taze bir görüntü içerisinde :)

  4. Defne Ongun Müminoğlu
    9 Ağustos 2011 | 16:04

    Sizden de bir tarif bekleyelim mi o zaman? Çok sevgiler

  5. Tülin Kozikoglu
    9 Ağustos 2011 | 17:42

    Lisede bir ögretmenim vardı… Bize “if life gives you a lemon, make a lemonade out of it” derdi. Bu yazı bana onu hatırlattı:)

  6. Defne Ongun Müminoğlu
    9 Ağustos 2011 | 17:50

    And life gives us so many lemons :))

  7. Suna
    12 Ağustos 2011 | 17:05

    Denedim ve harika oldu oglum bile bayıldı bende tarif vermek isterdim ama aldıklarımı yapmakta daha basariliyim sanırım iyiki varsınız ;))

  8. Defne Ongun Müminoğlu
    12 Ağustos 2011 | 18:42

    İyi ki siz varsınız :) Yoksa benim bu yaşananlardan haberim olmayacaktı. Paylaştığınız için sonsuz teşekkürler :)

  9. rumeysa
    24 Ağustos 2011 | 16:40

    çok iyi gider valla limonata b sıcaklarda

Yorumunuzu Yazın