İşe Dönsek mi?

Çalışma hayatı

Bugün küçük bir grup “Tavsiye Evi”nde buluştuk. Hepimizin ortak özelliği “anne” olmamız, klasik anlamda tarif edilen iş hayatından şu veya bu şekilde uzaklaşmış olmamız ve “kendimizce” faydalı bir şeyler yaparken mutlu olabilmeyi başarmamızdı.

“Yok artık!” denilebilir buna. Çok da haklısınız. Ancak gerçekten olabiliyor.

Geçmişi, aile yapısı, evlilikleri, yaşama bakış açıları farklılık gösterse de bu grup kadın aynı amaç için bir araya geldi: Okumuş, kültürlü, iş hayatının tadını almış ama şu veya bu şekilde evlilik ya da çocukla birlikte iş koşturmasından uzak kalmayı seçmiş kadınların tekrar iş hayatına kazandırılması ile ilgili yepyeni bir oluşuma destek vermek…

Tabii onlar bunu isterse!

Bu oluşum çok taze, detaylarını ilerleyen zamanda sizlerle paylaşacağım tabii ki.

Bu konuda kafa yorulması, kadınların vizyonlarının açılmasının sağlanıp, günümüz ortamında alışılmışın dışında bir iş yapısının da olabileceğini gerek onlara, gerek firmalara anlatılmasının hedeflenmesi ve bu iki grubunun birbiriyle buluşturulması fikri beni çok heyecanlandırdı.

Öte yandan yadsınmayacak bazı zorluklar da var tabii…

Öncelikle anneler gerçekten çalışmak istiyor mu? Bunu çok iyi anlamak lazım. Bazen fikir olarak çalışmak “iyi” gelse de, gerçek hayatta temponun dozu ne olursa olsun aktif hayata dönmek kişileri zorlayabiliyor. Bu zorluğun üstesinden de çalışmayı gerçekten isteyenler gelebiliyor.

Çalışmak isteyen kişinin hayattan ve iş hayatından beklentisini iyi çözmek gerekiyor. Bundan beş ya da on sene önceki insan ve o insanın istekleri farklıyken, şu anki hâli de farklı olabiliyor.

Bir diğer konu da tabii ki şirketlerin kapıyı açması. Çünkü herkes kendi işini kurmak istemeyebilir. Herkes son teknolojiye hâkim olamayabilir. O zaman başarılı ve tecrübeli olduğu konularda neden şirketlere yarı zamanlı faydalı olmasın?

Yapılacaklar çok, ama olabilecekler daha da çok.

Çok heyecanlı, çok!

Bu toplantıya ev sahipliği yapan “Tavsiye Evi” ise muhteşem bir yer. Kurucusu Renan Tavukçuoğlu. Markaların sponsorluğuyla döşenmiş, markaların kullanıcıyla, hedef kitlesiyle birebir buluştuğu bir yer. Burayı kendi buluşmalarınız, aktiviteleriniz için kullanabiliyorsunuz. Mutfağında her türlü ekipmanı var. İsterseniz gelin, yemek çekimi yapın. Sponsor olmuş markaların ürünlerini deneyin. Memnun kaldığınız bir ürünü ne yaparsınız? Ya alırsınız ya da en azından arkadaşınıza önerirsiniz.  İşte markalar hedef kitleleriyle Tavsiye Evi’nde bu şekilde buluşuyor.

Lean InKadınlar ve iş hayatı konusu gelmişken, son zamanlarda elimden düşürmediğim bir kitap var: Sheryl Sandberg’in (Facebook’un COO’su) “Lean In” isimli kitabı. (Nilgüncüğüm, öneri için çok teşekkürler!)

Yazar kendi kariyer hikâyesini anlatırken, kadınların gerek toplumdaki algılar, gerekse kendi kendilerine koydukları engellerle nasıl kendi bindikleri dalı kestiklerini anlatıyor.

İş hayatında eşitlik konusunda ülkemizden çok daha ileri olduğunu düşündüğümüz Amerika Birleşik Devletleri’nde bile bir kadının çeşitli temel hakları çekinmeden talep etmesi gerekiyor. Hatta bazen talepten öteye zorlaması gerekiyor.

Bununla birlikte yine aynı toplumda yeni iş imkânları sunulduğunda, konuyu tamamiyle iş odaklı değerlendirmeyi de öğrenmesi, yeni adımlar atmaktan korkmaması gerekiyor.

“Erkeksi” bir havaya bürünmeden her kadının aslında iş hayatında kararlılık, planlı olma, önüne çıkan fırsatları doğru değerlendirme ve tabii ki çalışmayla başarıya ulaşabileceğinin bir kanıtı Sandberg.

Kitapta yazarın yaşadığı zorluklara da tüm açıklığıyla yer vermesi, anlatılanları “gerçek” kılıyor.

Bu kitabı çalışan, çalışmayan, kadın, erkek herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum. Kitap Türkiye’de de satılmakta bu arada…

Bakalım okuyunca sizler ne hissedeceksiniz…

5 Yorum
  1. Tavsiye Evi
    27 Aralık 2013 | 10:50

    Çok yararlı ve bilgili bir etkinlik oldu! Meleklerimizden de çok talep geldi:)En kısa zamanda yeniden buluşmak dileğiyle..

  2. Defne Ongun Müminoğlu
    27 Aralık 2013 | 15:26

    Ne güzel :)))

  3. nfidan
    20 Ocak 2014 | 16:46

    Eğer burada bahsedilen eğitimli, kültürlü, iş hayatını tatmış ama bir sebepten sonradan vazgeçmiş annelerin birbirine erişimi varsa, maddiyat da sorun değilse ben işe dönmesek diyorum :) Ne gerek var kısacık ömrümüzü daracık kübiklerde geçirmeye :)

  4. Defne Ongun Müminoğlu
    20 Ocak 2014 | 18:36

    Daracık kübikler dışında da iş imkânları var bence :)))

  5. nfidan
    21 Ocak 2014 | 09:31

    İş deyince aklıma küp küp kübikler geliyor benim, yoksa alternatif açık hava işlere boynumuz ve kariyerimiz kıldan ince :)

Yorumunuzu Yazın

İşe Dönsek mi?

Çalışma hayatı

Bugün küçük bir grup “Tavsiye Evi”nde buluştuk. Hepimizin ortak özelliği “anne” olmamız, klasik anlamda tarif edilen iş hayatından şu veya bu şekilde uzaklaşmış olmamız ve “kendimizce” faydalı bir şeyler yaparken mutlu olabilmeyi başarmamızdı.

“Yok artık!” denilebilir buna. Çok da haklısınız. Ancak gerçekten olabiliyor.

Geçmişi, aile yapısı, evlilikleri, yaşama bakış açıları farklılık gösterse de bu grup kadın aynı amaç için bir araya geldi: Okumuş, kültürlü, iş hayatının tadını almış ama şu veya bu şekilde evlilik ya da çocukla birlikte iş koşturmasından uzak kalmayı seçmiş kadınların tekrar iş hayatına kazandırılması ile ilgili yepyeni bir oluşuma destek vermek…

Tabii onlar bunu isterse!

Bu oluşum çok taze, detaylarını ilerleyen zamanda sizlerle paylaşacağım tabii ki.

Bu konuda kafa yorulması, kadınların vizyonlarının açılmasının sağlanıp, günümüz ortamında alışılmışın dışında bir iş yapısının da olabileceğini gerek onlara, gerek firmalara anlatılmasının hedeflenmesi ve bu iki grubunun birbiriyle buluşturulması fikri beni çok heyecanlandırdı.

Öte yandan yadsınmayacak bazı zorluklar da var tabii…

Öncelikle anneler gerçekten çalışmak istiyor mu? Bunu çok iyi anlamak lazım. Bazen fikir olarak çalışmak “iyi” gelse de, gerçek hayatta temponun dozu ne olursa olsun aktif hayata dönmek kişileri zorlayabiliyor. Bu zorluğun üstesinden de çalışmayı gerçekten isteyenler gelebiliyor.

Çalışmak isteyen kişinin hayattan ve iş hayatından beklentisini iyi çözmek gerekiyor. Bundan beş ya da on sene önceki insan ve o insanın istekleri farklıyken, şu anki hâli de farklı olabiliyor.

Bir diğer konu da tabii ki şirketlerin kapıyı açması. Çünkü herkes kendi işini kurmak istemeyebilir. Herkes son teknolojiye hâkim olamayabilir. O zaman başarılı ve tecrübeli olduğu konularda neden şirketlere yarı zamanlı faydalı olmasın?

Yapılacaklar çok, ama olabilecekler daha da çok.

Çok heyecanlı, çok!

Bu toplantıya ev sahipliği yapan “Tavsiye Evi” ise muhteşem bir yer. Kurucusu Renan Tavukçuoğlu. Markaların sponsorluğuyla döşenmiş, markaların kullanıcıyla, hedef kitlesiyle birebir buluştuğu bir yer. Burayı kendi buluşmalarınız, aktiviteleriniz için kullanabiliyorsunuz. Mutfağında her türlü ekipmanı var. İsterseniz gelin, yemek çekimi yapın. Sponsor olmuş markaların ürünlerini deneyin. Memnun kaldığınız bir ürünü ne yaparsınız? Ya alırsınız ya da en azından arkadaşınıza önerirsiniz.  İşte markalar hedef kitleleriyle Tavsiye Evi’nde bu şekilde buluşuyor.

Lean InKadınlar ve iş hayatı konusu gelmişken, son zamanlarda elimden düşürmediğim bir kitap var: Sheryl Sandberg’in (Facebook’un COO’su) “Lean In” isimli kitabı. (Nilgüncüğüm, öneri için çok teşekkürler!)

Yazar kendi kariyer hikâyesini anlatırken, kadınların gerek toplumdaki algılar, gerekse kendi kendilerine koydukları engellerle nasıl kendi bindikleri dalı kestiklerini anlatıyor.

İş hayatında eşitlik konusunda ülkemizden çok daha ileri olduğunu düşündüğümüz Amerika Birleşik Devletleri’nde bile bir kadının çeşitli temel hakları çekinmeden talep etmesi gerekiyor. Hatta bazen talepten öteye zorlaması gerekiyor.

Bununla birlikte yine aynı toplumda yeni iş imkânları sunulduğunda, konuyu tamamiyle iş odaklı değerlendirmeyi de öğrenmesi, yeni adımlar atmaktan korkmaması gerekiyor.

“Erkeksi” bir havaya bürünmeden her kadının aslında iş hayatında kararlılık, planlı olma, önüne çıkan fırsatları doğru değerlendirme ve tabii ki çalışmayla başarıya ulaşabileceğinin bir kanıtı Sandberg.

Kitapta yazarın yaşadığı zorluklara da tüm açıklığıyla yer vermesi, anlatılanları “gerçek” kılıyor.

Bu kitabı çalışan, çalışmayan, kadın, erkek herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum. Kitap Türkiye’de de satılmakta bu arada…

Bakalım okuyunca sizler ne hissedeceksiniz…

5 Yorum
  1. Tavsiye Evi
    27 Aralık 2013 | 10:50

    Çok yararlı ve bilgili bir etkinlik oldu! Meleklerimizden de çok talep geldi:)En kısa zamanda yeniden buluşmak dileğiyle..

  2. Defne Ongun Müminoğlu
    27 Aralık 2013 | 15:26

    Ne güzel :)))

  3. nfidan
    20 Ocak 2014 | 16:46

    Eğer burada bahsedilen eğitimli, kültürlü, iş hayatını tatmış ama bir sebepten sonradan vazgeçmiş annelerin birbirine erişimi varsa, maddiyat da sorun değilse ben işe dönmesek diyorum :) Ne gerek var kısacık ömrümüzü daracık kübiklerde geçirmeye :)

  4. Defne Ongun Müminoğlu
    20 Ocak 2014 | 18:36

    Daracık kübikler dışında da iş imkânları var bence :)))

  5. nfidan
    21 Ocak 2014 | 09:31

    İş deyince aklıma küp küp kübikler geliyor benim, yoksa alternatif açık hava işlere boynumuz ve kariyerimiz kıldan ince :)

Yorumunuzu Yazın