Etrafımdaki yardım kampanyalarını gördükçe, duydukça umudum artıyor, pembe gözlüklerim ışıldıyor, daha da bir pembeleşiyor sanki. Elimde olsa hepsine aktif olarak dahil olacağım ama bende de bir yetişememe durumu var. Yine de birkaç harika projede yer alabilmiş olmanın mutluluğu içerisindeyim.
Okumaya devam edin »
Önceki yazılarımda beğeniyle bahsettiğim bir öğretmen vardı. Kızıcığın ilk okul tecrübesinin olumlu olmasında belki de en yüksek pay ondaydı. Onun sıcaklığı, olumlu tavırları ile Maya okulunu sevdi, sınıfına alıştı. Ve İnci Öğretmen bizim için çok önemli bir kişi hâline geldi. (İnci Öğretmen ile maceralarımız için “Okul Hayatında Yeni Bir Sayfa” ve “Minik Misafirlerimiz” başlıklı yazılarımızı…
Okumaya devam edin »
Sevgili İlkiz’den (“Anne baba okulum”) geldi ilk mesaj, böyle bir projeye destek olur muyum diye. Söz konusu olan destek olmak, yardım eli uzatmak olunca akan sular duruyor. Ama bir yandan da yapılacak işe inanmam lazım ki sizlere aktarabileyim. Kullanılan kanalların temiz ve verilen mesajın net olması lazım.
Okumaya devam edin »
Önce şehitlerimiz, ardından Van’daki deprem. Ölüler, yaralılar, arkada kalan gözü yaşlılar ve yaşamaya çalışanlar. Gerek ruhsal, gerekse fiziksel anlamda hayat mücadelesi verenler. Birden fazla fay hattı üzerine kurulu memleketimde hâlâ kaçak binalar yapılabiliyor, hâlâ eski binalar yeni deprem yönetmeliğine göre denetlenmiyor, önlem alınmıyor. “Allah korusun.” deniyor. Bu tutum neredeyse hepimiz için geçerli. Büyük şehir ya…
Okumaya devam edin »
Gymboree’yi bilirsiniz. İlk önce Levent’te açılmıştı. Şimdi Ulus (Ortaköy Dereboyu), Yeşilköy, Kemerburgaz, İstinye, Beykoz, Koşuyolu, Ataşehir, Erenköy ve Ankara olmak üzere toplam dokuz noktadalar. Ara ara bahsetmişliğim vardır. Biz Gymboree mezunuyuz :)
Okumaya devam edin »
Haftaya bir ara yazı eklemek istedim. Bu bir duyuru aslında. Çok yakın bir arkadaşımın bana ilettiği mail aracılığıyla bir okulun kitap ihtiyacını öğrendim. İletinin ilk çıkış noktası Selmin Özbudak. Gebze’de açılan bir ilkokul kütüphanesi için çocuk kitaplarına ihtiyaç olduğunu belirtmiş Selmin. “Elinizde olan okunmuş kitaplar olabilir, yeni alıp göndereceğiniz kitaplar olabilir, her türlü yardıma ihtiyacımız var.” diyor….
Okumaya devam edin »
Geçtiğimiz hafta yaklaşık aynı zamanlarda gelen yardım talepleri için koşuşturma içerisindeydim. Biri Tarsus Amerikan Kolejli bir kardeşim olan Müge‘den geldi. Zamanında Müge’nin yanında çalışmış, şimdi Muş’ta bir ilköğretim okulunda öğretmenlik yapan genç bir hanımın nazik ricasını iletti bizlere sağolsun. Çocuklar için okuma ve referans kitapları, her çeşit kırtasiye malzemesi, okul için gerekebilecek pek çok malzeme, kıyafet vs. gibi uzun…
Okumaya devam edin »
Geçen gün anneanneleri Maya ve iki kuzenine bayramın ne olduğunu anlatmaya çalışıyordu. Önce “Şeker Bayramını” anlattı. “Şeker” kelimesini duyunca hepsinin gözleri parıldadı :)
Okumaya devam edin »
Bir dilek tutsanız ilk ne olurdu? En başta, ilk anda aklınıza gelen şey nedir? Sizce bu hayatta sizi en çok ne mutlu eder? Sağlık? Mutluluk? Başarı? Ekonomik refah? Huzur? Güzellik? … Ne zor bir soru değil mi? İnsanın bir tane dilek dileme şansı olsa, ne dileyeceğini şaşırıyor. Aklına pek çok dilek geliyor, pek çoğu diğeri…
Okumaya devam edin »
Geçenlerde Maya ile bir kitap okurken, kitaptaki bir ayının dilek tutmasıyla ilgili bir cümle vardı. Maya’da hemen bana dönüp “Annecim, dilek nedir?” dedi. Ben de ona “İstediğin bir şeyi düşünürsün ve olmasını hayal edersin. Mesela doğumgününde sana alınmasını istediğin bir hediyeyi düşünüp, isteyebilirsin. Bu bir dilektir. Bazen bu dilekler gerçek olur” diye mümkün olduğunca basit…
Okumaya devam edin »
Yapılan araştırmalar paylaşmanın aslında insanın doğasında olmadığını, sosyal anlamda “öğretilen” bir şey olduğunu belirtir. Öncelikle biz ebeveynler çocuklarımıza paylaşmanın “güzel” bir şey olduğunu öğretmeye çabalarız. Hatta onları zorladığımız anlar da olur. Onlar içinse eşyaları son derece kıymetlidir. “Senin oyuncağın benim oyuncağım. Benim oyuncağım yine benim oyuncağım” felsefesini benimsemiş çocuklara aksini anlatabilmek zor ve zaman isteyen…
Okumaya devam edin »
Geçen hafta peş peşe mailler gelmeye başladı, önce sevgili Begüm’den, ardından başka yakınlarımdan – “İmkansız(!) Periler…” kitabının satışı ile ilgili olarak. Belki sizlere de gelmiştir, hatta kitap şu an evinizde okunmuş bitmiştir bile. Bilmeyenler için baştan başlayayım: Hepimizin saygıyla andığı, bu ülkede yetişmiş tartışmasız en kıymetli, en üretken insanlardan birisi olan Prof.Dr.Türkan Saylan hakkında, ölümünü…
Okumaya devam edin »
Hani hep diyoruz ya, çocuklarımıza yardımlaşmayı, paylaşmayı öğretmemiz gerek diye… Bunu kimi zaman bir arkadaşıyla teke tek oyun oynarken, bazen de okulda, yuvada, bir davette bir grup akranıyla birlikteyken öğretmeye çalışıyoruz. Fakat bence tüm bu sistemlere ek olarak, ihtiyacı olan çocuklara kendilerinin artık kullanmadığı eşyaları hediye etmelerini öğretmek, hem de bu kadar küçük yaştan itibaren…
Okumaya devam edin »