Çocuklu Olmak

Ergenim, Ergensin, Ergen

Ergenim

Bir ergenlik konusudur gidiyor. Bizim zamanımızda (!) öyle ergenlik falan yoktu kardeşim. Kurallar vardı. Çocuk/genç olarak bu kurallara uymak bizim görevimizdi. Öyle sorgulayamazdık. Sorumluluklarımız bize bildirilirdi ve uymamız beklenirdi. Ergen olma gibi bir lüksümüz yoktu. Sonuç: Taş gibi yetiştik işte!

Mutlu Ayaklar Yine Harekette

Mutlu Ayaklar

Bugün bir mektup yazmak geldi içimden. Kalbimden ve tüm samimiyetimle… Herhangi bir blog yazısı olmasın istedim. 0 km.Bızdıklar 2009 senesinden bu yana aktif. Sürekli büyüyen bir aile gibiyiz sizlerle. O nedenle içimi dökmek ve sizlerden de güzel bir amaç için destek istemek amacıyla bu mektup oluşuverdi. Mektubuma mektupla cevap vermek isteyen olursa da çok ama…

Kız veya Erkek, Sonuçta Çocuk

Kız Çocuk Hakları Günü

11 Ekim, Dünya Kız Çocuklar Günü idi. Bu çerçevede son derece kapsamlı bir konferans düzenlendi. “Güçlü Kızlar, Güçlü Yarınlar: Kapsayıcı ve Kaliteli Eğitim ile Çocuk Yaşta Evliliğe Hayır” başlığı altında kız çocuklarına karşı yapılan ayrımcılığın önlenmesi ve onların insan haklarından tam anlamıyla faydalanabilmesi için neler yapılabileceği konuşuldu.

TA-DAAA!

TADAAA

Çok farklı iki atölye duyurum var bu yazıda. Hem konuları, hem programı hazırlayan kişi özel. Her iki atölye de Sanat Tarihi Uzmanı Nihal Elvan Erturan tarafından hazırlandı. Sevgili Nihal aynı zamanda Burcu ve Berk ile… SANAT kitabının uzmanlarından. (Kendisini daha yakından tanımak isterseniz:  “Kabuk Kabuk Toprak”) İlk atölye başlığı “TA-DAAA! Çocuklarla Sanat Tarihi”

Yazar Anne

İpek Ongun Defne Ongun Müminoğlu

Nasıl çalıştı… Hangi ara yazdı… Ne gibi bir uğraş verdi… O kitaplar nasıl oldu da basıldı… Hiç oralarda değildim küçükken. O benim annemdi. NOKTA!

Tek Bir Cümle Söyleseniz Ona

Hayat

Yaş 35, yolun yarısı… Denmiyor neyseki artık. Kimine göre yaş 40-45, yolun anca yarısı. Eh hangisi doğru olursa olsun, yarısına başarıyla ulaşmış vaziyetteyim. Tabii bundan sonrası geriye gidiş şeklinde olmayacak. En azından niyetim o değil :) Kendimi geliştirmeye, öğrenmeye, keşfetmeye, üretmeye devam – diye diliyorum :)

Hayat ve Öncelikler

Okul Açılıyor

Okullar açılıyor. Yarın kızıcığınki, birkaç hafta sonra hepsi… Benim için “okul” oldu bitti olabildiğince keyifli bir ortam oldu. Yani bir okul ne kadar keyifli olabilirse, o kadar tabii ki… Beraberinde gelen karın ağrıları, uykusuzluk, endişe, imtihan stresleri falan saymıyorum. Onlar dışında aklımda kalan hislere, damağımda kalan tada baktığımda durum hiç de fena değil.

Bazen Kitap

Banu Maga

Harıl harıl hazırlanıyoruz Banu ile… Tamam fikir çıktı ortaya da işte iş detaylara gelince ne çok konuşacak konu varmış meğer diyor insan. İnsanın anlaştığı, birbirinin dilini çözdüğü arkadaşlarıyla ortak bir şey yapmak inanılmaz keyifli. Sevgili İpek Buyurgan (PRFit) diyor ki, “Bazen Atölye – Alaçatı”da çocuklara bir etkinlik yapar mısın?” Tabii ki! En bayıldığım şey.

Çocuklu Olmak

Ergenim, Ergensin, Ergen

Ergenim

Bir ergenlik konusudur gidiyor. Bizim zamanımızda (!) öyle ergenlik falan yoktu kardeşim. Kurallar vardı. Çocuk/genç olarak bu kurallara uymak bizim görevimizdi. Öyle sorgulayamazdık. Sorumluluklarımız bize bildirilirdi ve uymamız beklenirdi. Ergen olma gibi bir lüksümüz yoktu. Sonuç: Taş gibi yetiştik işte!

Mutlu Ayaklar Yine Harekette

Mutlu Ayaklar

Bugün bir mektup yazmak geldi içimden. Kalbimden ve tüm samimiyetimle… Herhangi bir blog yazısı olmasın istedim. 0 km.Bızdıklar 2009 senesinden bu yana aktif. Sürekli büyüyen bir aile gibiyiz sizlerle. O nedenle içimi dökmek ve sizlerden de güzel bir amaç için destek istemek amacıyla bu mektup oluşuverdi. Mektubuma mektupla cevap vermek isteyen olursa da çok ama…

Kız veya Erkek, Sonuçta Çocuk

Kız Çocuk Hakları Günü

11 Ekim, Dünya Kız Çocuklar Günü idi. Bu çerçevede son derece kapsamlı bir konferans düzenlendi. “Güçlü Kızlar, Güçlü Yarınlar: Kapsayıcı ve Kaliteli Eğitim ile Çocuk Yaşta Evliliğe Hayır” başlığı altında kız çocuklarına karşı yapılan ayrımcılığın önlenmesi ve onların insan haklarından tam anlamıyla faydalanabilmesi için neler yapılabileceği konuşuldu.

TA-DAAA!

TADAAA

Çok farklı iki atölye duyurum var bu yazıda. Hem konuları, hem programı hazırlayan kişi özel. Her iki atölye de Sanat Tarihi Uzmanı Nihal Elvan Erturan tarafından hazırlandı. Sevgili Nihal aynı zamanda Burcu ve Berk ile… SANAT kitabının uzmanlarından. (Kendisini daha yakından tanımak isterseniz:  “Kabuk Kabuk Toprak”) İlk atölye başlığı “TA-DAAA! Çocuklarla Sanat Tarihi”

Yazar Anne

İpek Ongun Defne Ongun Müminoğlu

Nasıl çalıştı… Hangi ara yazdı… Ne gibi bir uğraş verdi… O kitaplar nasıl oldu da basıldı… Hiç oralarda değildim küçükken. O benim annemdi. NOKTA!

Tek Bir Cümle Söyleseniz Ona

Hayat

Yaş 35, yolun yarısı… Denmiyor neyseki artık. Kimine göre yaş 40-45, yolun anca yarısı. Eh hangisi doğru olursa olsun, yarısına başarıyla ulaşmış vaziyetteyim. Tabii bundan sonrası geriye gidiş şeklinde olmayacak. En azından niyetim o değil :) Kendimi geliştirmeye, öğrenmeye, keşfetmeye, üretmeye devam – diye diliyorum :)

Hayat ve Öncelikler

Okul Açılıyor

Okullar açılıyor. Yarın kızıcığınki, birkaç hafta sonra hepsi… Benim için “okul” oldu bitti olabildiğince keyifli bir ortam oldu. Yani bir okul ne kadar keyifli olabilirse, o kadar tabii ki… Beraberinde gelen karın ağrıları, uykusuzluk, endişe, imtihan stresleri falan saymıyorum. Onlar dışında aklımda kalan hislere, damağımda kalan tada baktığımda durum hiç de fena değil.

Bazen Kitap

Banu Maga

Harıl harıl hazırlanıyoruz Banu ile… Tamam fikir çıktı ortaya da işte iş detaylara gelince ne çok konuşacak konu varmış meğer diyor insan. İnsanın anlaştığı, birbirinin dilini çözdüğü arkadaşlarıyla ortak bir şey yapmak inanılmaz keyifli. Sevgili İpek Buyurgan (PRFit) diyor ki, “Bazen Atölye – Alaçatı”da çocuklara bir etkinlik yapar mısın?” Tabii ki! En bayıldığım şey.