Genel

Ergenim, Ergensin, Ergen

Ergenim

Bir ergenlik konusudur gidiyor. Bizim zamanımızda (!) öyle ergenlik falan yoktu kardeşim. Kurallar vardı. Çocuk/genç olarak bu kurallara uymak bizim görevimizdi. Öyle sorgulayamazdık. Sorumluluklarımız bize bildirilirdi ve uymamız beklenirdi. Ergen olma gibi bir lüksümüz yoktu. Sonuç: Taş gibi yetiştik işte!

Üşenme, Ertemele, Vazgeçme

İbrahim Gürbüz Pilates

Kendi tabiriyle “Biz bin senedir tanışıyoruz!” Gerçekten öyle… Geçmişimiz herhalde benim lise yıllarında yazları Taksim Vakkorama-Gym’e gidişime denk gelir. Ardından Etiler Hillside’da kesişti yollarımız. O zamanlar İbrahim Gürbüz’ün grup derslerine katılıyordum. Ama onun sporcu kişiliği (özgeçmişi bayağı etkileyici) hep ilgimi çektiğinden uzun uzun spor odaklı sohbetlerimiz olurdu. Hep danışırdım ona.

Deli mi Bunlar?!

İstanbul Maratonu2016

Deli mi bunlar?! Kesin kafayı yemişler! Aman koşunca noooluyo sanki? Aman evladım çok yorma kendini! Ya, kışın hava soğuk, yağmur falan da olur, boşveeer! Yahu Pazar Pazar ne koşması?! …

Mutlu Ayaklar Yine Harekette

Mutlu Ayaklar

Bugün bir mektup yazmak geldi içimden. Kalbimden ve tüm samimiyetimle… Herhangi bir blog yazısı olmasın istedim. 0 km.Bızdıklar 2009 senesinden bu yana aktif. Sürekli büyüyen bir aile gibiyiz sizlerle. O nedenle içimi dökmek ve sizlerden de güzel bir amaç için destek istemek amacıyla bu mektup oluşuverdi. Mektubuma mektupla cevap vermek isteyen olursa da çok ama…

TA-DAAA!

TADAAA

Çok farklı iki atölye duyurum var bu yazıda. Hem konuları, hem programı hazırlayan kişi özel. Her iki atölye de Sanat Tarihi Uzmanı Nihal Elvan Erturan tarafından hazırlandı. Sevgili Nihal aynı zamanda Burcu ve Berk ile… SANAT kitabının uzmanlarından. (Kendisini daha yakından tanımak isterseniz:  “Kabuk Kabuk Toprak”) İlk atölye başlığı “TA-DAAA! Çocuklarla Sanat Tarihi”

Yazar Anne

İpek Ongun Defne Ongun Müminoğlu

Nasıl çalıştı… Hangi ara yazdı… Ne gibi bir uğraş verdi… O kitaplar nasıl oldu da basıldı… Hiç oralarda değildim küçükken. O benim annemdi. NOKTA!

Aşk Yüzünden

Evren Yiğit

“Yalan kaçmış kulağınıza!” diyor doktor. Yalana bakıyorum. Küçücük bir şey gibi görünüyor. “Vay be! Günlerdir kulağımı kaşındıran bu muymuş? Hangi yalan peki?” diyorum. “Durun bekleyin” diyor doktor. “Dikkatli olmamız lazım.Tekrar kulağınıza kaçabilir. Önce şu deney tüpünün içine koyalım. Sonra serbest bırakırız.” Yalanı tüpün içine koyuyor. Kapağını da kapıyor tüpün.

Tek Bir Cümle Söyleseniz Ona

Hayat

Yaş 35, yolun yarısı… Denmiyor neyseki artık. Kimine göre yaş 40-45, yolun anca yarısı. Eh hangisi doğru olursa olsun, yarısına başarıyla ulaşmış vaziyetteyim. Tabii bundan sonrası geriye gidiş şeklinde olmayacak. En azından niyetim o değil :) Kendimi geliştirmeye, öğrenmeye, keşfetmeye, üretmeye devam – diye diliyorum :)

Genel

Ergenim, Ergensin, Ergen

Ergenim

Bir ergenlik konusudur gidiyor. Bizim zamanımızda (!) öyle ergenlik falan yoktu kardeşim. Kurallar vardı. Çocuk/genç olarak bu kurallara uymak bizim görevimizdi. Öyle sorgulayamazdık. Sorumluluklarımız bize bildirilirdi ve uymamız beklenirdi. Ergen olma gibi bir lüksümüz yoktu. Sonuç: Taş gibi yetiştik işte!

Üşenme, Ertemele, Vazgeçme

İbrahim Gürbüz Pilates

Kendi tabiriyle “Biz bin senedir tanışıyoruz!” Gerçekten öyle… Geçmişimiz herhalde benim lise yıllarında yazları Taksim Vakkorama-Gym’e gidişime denk gelir. Ardından Etiler Hillside’da kesişti yollarımız. O zamanlar İbrahim Gürbüz’ün grup derslerine katılıyordum. Ama onun sporcu kişiliği (özgeçmişi bayağı etkileyici) hep ilgimi çektiğinden uzun uzun spor odaklı sohbetlerimiz olurdu. Hep danışırdım ona.

Deli mi Bunlar?!

İstanbul Maratonu2016

Deli mi bunlar?! Kesin kafayı yemişler! Aman koşunca noooluyo sanki? Aman evladım çok yorma kendini! Ya, kışın hava soğuk, yağmur falan da olur, boşveeer! Yahu Pazar Pazar ne koşması?! …

Mutlu Ayaklar Yine Harekette

Mutlu Ayaklar

Bugün bir mektup yazmak geldi içimden. Kalbimden ve tüm samimiyetimle… Herhangi bir blog yazısı olmasın istedim. 0 km.Bızdıklar 2009 senesinden bu yana aktif. Sürekli büyüyen bir aile gibiyiz sizlerle. O nedenle içimi dökmek ve sizlerden de güzel bir amaç için destek istemek amacıyla bu mektup oluşuverdi. Mektubuma mektupla cevap vermek isteyen olursa da çok ama…

TA-DAAA!

TADAAA

Çok farklı iki atölye duyurum var bu yazıda. Hem konuları, hem programı hazırlayan kişi özel. Her iki atölye de Sanat Tarihi Uzmanı Nihal Elvan Erturan tarafından hazırlandı. Sevgili Nihal aynı zamanda Burcu ve Berk ile… SANAT kitabının uzmanlarından. (Kendisini daha yakından tanımak isterseniz:  “Kabuk Kabuk Toprak”) İlk atölye başlığı “TA-DAAA! Çocuklarla Sanat Tarihi”

Yazar Anne

İpek Ongun Defne Ongun Müminoğlu

Nasıl çalıştı… Hangi ara yazdı… Ne gibi bir uğraş verdi… O kitaplar nasıl oldu da basıldı… Hiç oralarda değildim küçükken. O benim annemdi. NOKTA!

Aşk Yüzünden

Evren Yiğit

“Yalan kaçmış kulağınıza!” diyor doktor. Yalana bakıyorum. Küçücük bir şey gibi görünüyor. “Vay be! Günlerdir kulağımı kaşındıran bu muymuş? Hangi yalan peki?” diyorum. “Durun bekleyin” diyor doktor. “Dikkatli olmamız lazım.Tekrar kulağınıza kaçabilir. Önce şu deney tüpünün içine koyalım. Sonra serbest bırakırız.” Yalanı tüpün içine koyuyor. Kapağını da kapıyor tüpün.

Tek Bir Cümle Söyleseniz Ona

Hayat

Yaş 35, yolun yarısı… Denmiyor neyseki artık. Kimine göre yaş 40-45, yolun anca yarısı. Eh hangisi doğru olursa olsun, yarısına başarıyla ulaşmış vaziyetteyim. Tabii bundan sonrası geriye gidiş şeklinde olmayacak. En azından niyetim o değil :) Kendimi geliştirmeye, öğrenmeye, keşfetmeye, üretmeye devam – diye diliyorum :)