TA-DAAA!

TADAAA

Çok farklı iki atölye duyurum var bu yazıda. Hem konuları, hem programı hazırlayan kişi özel. Her iki atölye de Sanat Tarihi Uzmanı Nihal Elvan Erturan tarafından hazırlandı. Sevgili Nihal aynı zamanda Burcu ve Berk ile… SANAT kitabının uzmanlarından. (Kendisini daha yakından tanımak isterseniz:  “Kabuk Kabuk Toprak”) İlk atölye başlığı “TA-DAAA! Çocuklarla Sanat Tarihi”

Yazar Anne

İpek Ongun Defne Ongun Müminoğlu

Nasıl çalıştı… Hangi ara yazdı… Ne gibi bir uğraş verdi… O kitaplar nasıl oldu da basıldı… Hiç oralarda değildim küçükken. O benim annemdi. NOKTA!

Aşk Yüzünden

Evren Yiğit

“Yalan kaçmış kulağınıza!” diyor doktor. Yalana bakıyorum. Küçücük bir şey gibi görünüyor. “Vay be! Günlerdir kulağımı kaşındıran bu muymuş? Hangi yalan peki?” diyorum. “Durun bekleyin” diyor doktor. “Dikkatli olmamız lazım.Tekrar kulağınıza kaçabilir. Önce şu deney tüpünün içine koyalım. Sonra serbest bırakırız.” Yalanı tüpün içine koyuyor. Kapağını da kapıyor tüpün.

Tek Bir Cümle Söyleseniz Ona

Hayat

Yaş 35, yolun yarısı… Denmiyor neyseki artık. Kimine göre yaş 40-45, yolun anca yarısı. Eh hangisi doğru olursa olsun, yarısına başarıyla ulaşmış vaziyetteyim. Tabii bundan sonrası geriye gidiş şeklinde olmayacak. En azından niyetim o değil :) Kendimi geliştirmeye, öğrenmeye, keşfetmeye, üretmeye devam – diye diliyorum :)

Hayat ve Öncelikler

Okul Açılıyor

Okullar açılıyor. Yarın kızıcığınki, birkaç hafta sonra hepsi… Benim için “okul” oldu bitti olabildiğince keyifli bir ortam oldu. Yani bir okul ne kadar keyifli olabilirse, o kadar tabii ki… Beraberinde gelen karın ağrıları, uykusuzluk, endişe, imtihan stresleri falan saymıyorum. Onlar dışında aklımda kalan hislere, damağımda kalan tada baktığımda durum hiç de fena değil.

Sakin Ev

Sakin Ev

“Kalbime Uzanan Eller” başlıklı yazımda Çeşme’de karşıma çıkan “güzel” insanlardan bahsetmiştim. Bu kişilerden biri “Sakin Ev”in sahibi Ülkü İskit. Ülkü Hanım’ın dinginliği Sakin Ev’e de yansımış. Bir kahve kaçamağı için buluştuğumuzda, odalarına, içerisindeki mobilyaların her birinin kendi hikâyesi olmasına, ince ince düşünülerek tasarlanmış detaylara, eski ile yeninin o harika uyumuna bayıldım.

Bazen Kitap

Banu Maga

Harıl harıl hazırlanıyoruz Banu ile… Tamam fikir çıktı ortaya da işte iş detaylara gelince ne çok konuşacak konu varmış meğer diyor insan. İnsanın anlaştığı, birbirinin dilini çözdüğü arkadaşlarıyla ortak bir şey yapmak inanılmaz keyifli. Sevgili İpek Buyurgan (PRFit) diyor ki, “Bazen Atölye – Alaçatı”da çocuklara bir etkinlik yapar mısın?” Tabii ki! En bayıldığım şey.

Kalbime Uzanan Eller

Kalbime Uzanan Eller

Bir süre önce “Be You” başlıklı bir yazı yazmıştım. Burada sevgili Semin Yılmaz’ın (Kalpte Yaşamak) düzenlediği Kundalini Yoga ve Meditasyon Kampı’ndan bahsetmiştim. Bu kampı sadece bir etkinlik olarak anlatmamıştım aslında. Zamanlama olarak benim bulunduğum durum ile ne kadar örtüştüğünden bahsetmiştim. Algılarımdaki akıştan, değişimden, bunun zaman zaman beni çok zorlasa da aslında derinden derine ne kadar…

TA-DAAA!

TADAAA

Çok farklı iki atölye duyurum var bu yazıda. Hem konuları, hem programı hazırlayan kişi özel. Her iki atölye de Sanat Tarihi Uzmanı Nihal Elvan Erturan tarafından hazırlandı. Sevgili Nihal aynı zamanda Burcu ve Berk ile… SANAT kitabının uzmanlarından. (Kendisini daha yakından tanımak isterseniz:  “Kabuk Kabuk Toprak”) İlk atölye başlığı “TA-DAAA! Çocuklarla Sanat Tarihi”

Yazar Anne

İpek Ongun Defne Ongun Müminoğlu

Nasıl çalıştı… Hangi ara yazdı… Ne gibi bir uğraş verdi… O kitaplar nasıl oldu da basıldı… Hiç oralarda değildim küçükken. O benim annemdi. NOKTA!

Aşk Yüzünden

Evren Yiğit

“Yalan kaçmış kulağınıza!” diyor doktor. Yalana bakıyorum. Küçücük bir şey gibi görünüyor. “Vay be! Günlerdir kulağımı kaşındıran bu muymuş? Hangi yalan peki?” diyorum. “Durun bekleyin” diyor doktor. “Dikkatli olmamız lazım.Tekrar kulağınıza kaçabilir. Önce şu deney tüpünün içine koyalım. Sonra serbest bırakırız.” Yalanı tüpün içine koyuyor. Kapağını da kapıyor tüpün.

Tek Bir Cümle Söyleseniz Ona

Hayat

Yaş 35, yolun yarısı… Denmiyor neyseki artık. Kimine göre yaş 40-45, yolun anca yarısı. Eh hangisi doğru olursa olsun, yarısına başarıyla ulaşmış vaziyetteyim. Tabii bundan sonrası geriye gidiş şeklinde olmayacak. En azından niyetim o değil :) Kendimi geliştirmeye, öğrenmeye, keşfetmeye, üretmeye devam – diye diliyorum :)

Hayat ve Öncelikler

Okul Açılıyor

Okullar açılıyor. Yarın kızıcığınki, birkaç hafta sonra hepsi… Benim için “okul” oldu bitti olabildiğince keyifli bir ortam oldu. Yani bir okul ne kadar keyifli olabilirse, o kadar tabii ki… Beraberinde gelen karın ağrıları, uykusuzluk, endişe, imtihan stresleri falan saymıyorum. Onlar dışında aklımda kalan hislere, damağımda kalan tada baktığımda durum hiç de fena değil.

Sakin Ev

Sakin Ev

“Kalbime Uzanan Eller” başlıklı yazımda Çeşme’de karşıma çıkan “güzel” insanlardan bahsetmiştim. Bu kişilerden biri “Sakin Ev”in sahibi Ülkü İskit. Ülkü Hanım’ın dinginliği Sakin Ev’e de yansımış. Bir kahve kaçamağı için buluştuğumuzda, odalarına, içerisindeki mobilyaların her birinin kendi hikâyesi olmasına, ince ince düşünülerek tasarlanmış detaylara, eski ile yeninin o harika uyumuna bayıldım.

Bazen Kitap

Banu Maga

Harıl harıl hazırlanıyoruz Banu ile… Tamam fikir çıktı ortaya da işte iş detaylara gelince ne çok konuşacak konu varmış meğer diyor insan. İnsanın anlaştığı, birbirinin dilini çözdüğü arkadaşlarıyla ortak bir şey yapmak inanılmaz keyifli. Sevgili İpek Buyurgan (PRFit) diyor ki, “Bazen Atölye – Alaçatı”da çocuklara bir etkinlik yapar mısın?” Tabii ki! En bayıldığım şey.

Kalbime Uzanan Eller

Kalbime Uzanan Eller

Bir süre önce “Be You” başlıklı bir yazı yazmıştım. Burada sevgili Semin Yılmaz’ın (Kalpte Yaşamak) düzenlediği Kundalini Yoga ve Meditasyon Kampı’ndan bahsetmiştim. Bu kampı sadece bir etkinlik olarak anlatmamıştım aslında. Zamanlama olarak benim bulunduğum durum ile ne kadar örtüştüğünden bahsetmiştim. Algılarımdaki akıştan, değişimden, bunun zaman zaman beni çok zorlasa da aslında derinden derine ne kadar…