Spor, Spor, Spor!

Hakan Artış

“0 km. bızdıklar”ın sağlık yazılarında beslenmenin yanısıra sürekli spor, hareket, egzersiz şart diyorum. Spor konusunda uzun zamandır daha fazla bilgi almak ve sizlere aktarmak istiyordum. Ama kime danışsam diye düşünürken Begümcüğüm beni duymuş olmalı… Basketbola senelerini vermiş, spor konusunda uzman, üstelik bu bildiklerini çocuklara aktarma hedefi güden Sayın Hakan Artış ile tanıştırdı beni.

Hakan Bey’in pek çok projesi var. Çok yoğun. Ama kırmadı beni ve sorularıma uzun uzun cevap verdi. Sohbetimizin ilk bölümünü bu yazıda, kalanını bir sonrakinde bulacaksınız. Malum sanal ortamda kimse çok uzun yazı okuyamıyor. Oysaki buradaki her kelime değerli. Onun için ikiye bölmeye karar verdim.

Hakan Bey, siz basketbola ne zaman ve nasıl başladınız?

Ben basketbola tesadüfen başladım. Bir gün arkadaşlarımla sokakta yürürken sanırım 1.90’lık boyumdan ötürü göze battığımdan olsa gerek, o zamanki Fenerbahçe alt yapısı antrenörü Faruk Akagün tarafından durduruldum. Bana “Basketbol oynuyor musun?” diye sordu. Ben de “Basketbol oynamıyorum ama oynamak isterim” cevabını verince ertesi gün kendimi basketbol sahasında buldum. O gün başlayan basketbol kariyerimde Basketbol A Milli Takımı formasını 80 kez taşıdım, 13 yıl Fenerbahçe Basketbol Takımında ve dört yıl Efes Pilsen Basketbol Takımı’nda forma giydim.
Profesyonel basketbolculuk hayatımı bitirdiğimde deneyimlerimi spor yöneticiliğine de taşıdım. Altı yıl süren Fenerbahçe Basketbol Takımları Yöneticiliği ve Genel Menajerliği, iki yıl Ülker Spor Kulübü Genel Menajerliği ve Spor İletişim Pazarlama Müdürlüğü yaptım.

Ben basketbola 30 senemi verdim. Birçok şampiyonluklar ve madalyalara ulaştım. Öncelikle iyi bir profesyonel sporcu olmak için birinci bölümde yetenek gerekir. İkinci bölümde çok ama çok çalışmak. Üçüncü bölümde ise şans faktörü sizi yukarı taşır. Ben basketbola yetenekliydim, çok ama çok çalıştım ve şansım da yaver gidince bugün hemen her şeyimi basketbol sayesinde kazandım.

Bize “Sportmen Çocuk Basketbol” adlı kitabınız ve yeni kurulan internet siteniz www.sportmentv.com hakkında bilgi verir misiniz?

Çocuklar ve aileleri için birşeyler yapabilmenin ayrıcalıklı heyecanını ve keyfini yaşıyorum…

En değerli kazancım ise geçen spor dolu yıllarda çocukları spora yönlendirmek ve sporu sevdirmek adına bir şeyler yapabilmek, anne-babalarla deneyimlerimi paylaşmak, onlara çocuklarının spora başlatmaları ve sonrasında neler yapacakları konusunda yol göstermek, çok büyük arkadaşlıklar ve dostlukların oluşması oldu.

Sonuçta 30 yılı aşan deneyimlerimden sonra spora başlayacak çocuklar ve ailelerini sağlıklı spor yapmaları konusunda ne yapmam gerekir diye düşünürken önce ilköğretim çağındaki çocuklar için bir basketbol kitabı yazdım. Ülker’in sponsorluğunda ücretsiz olarak Türkiye’nin dört bir köşesine dağıtılan bu kitaptan sonra şimdi de internet sitemle spora başlayacak sporcu çocuğun anne ve babalarına bir nebze olsun ışık tutarak yol gösterecek, çocukları önce sağlıklı bir spor branşına yönlendirecek, hangi yaşta hangi sporu yapması konusunda bilgileri paylaşacak, sporcu çocukların beslenmesiyle, hastalıkları, tedavileri ve psikolojik durumları için uzman doktorların videolarının da bulunduğu bir platform yarattım.  Bu konuda ki en önemli desteği Acıbadem Sağlık Grubu’ndan aldım.

Ayrıca sitede kendileri için sağlıklı yaşam sayfasından çok önemli bilgiler elde ederek sağlıklı kalmanın ve sağlıklı yaşamın püf noktalarını takip edecekler. Ünlü sporcuların anılarını ve basketbol kitabını okuyacaklar, keyifli spor videolarıyla neşelenecekler daha önce izleyemedikleri “Sportmen” programına katılan sporcuları izleyecek, spor okulları hakkında bilgi alacak ve birçok sürprizlerle karşılaşmış olacaklar. Sadece sporcu adayı sporcu çocuğun anne ve babasının www.sportmentv.com sitesini tıklaması yeterli olacaktır. Böylece sosyal sorumluluk çerçevesinde sporcu çocuklar ve aileleri için bir şeyler yapabilmenin ayrıcalıklı bir heyecanını ve keyfini yaşıyorum.

Ayrıca Skyturk ekranlarında ünlü sporcu, yönetici, başkan ve antrenörlerin konuk olduğu sporun VİP adresi “Sportmen” programıyla spordan hiç mi hiç kopmuyorum.

Eşimin eski sporcu olması ve benim de spor sevgim, kızımız için spor merkezli bir yaşam hayal etmemize neden oluyor. Kendi seçeceği, hoşuna giden dallarda, tercihen mutlaka bir çeşit takım sporunu da yoğun olarak yapabileceği bir gençlik dönemi düşünüyoruz. Sizce sporun fiziksel faydasına ek olarak başka ne gibi yönlerden gençlere desteği oluyor?

Bence çouklarınızı çok geç kalmadan sporla tanıştırın!

Şüphesiz sahip olduğumuz en değerli varlıklarınız çocuklarımızdır. Onların doğumu ile birlikte hayattaki tek amacımız onları en iyi şekilde büyütüp, topluma yararlı birer birey haline getirmektir. Onların geleceklerini belki garanti edemeyiz ama iş yaşamına, takım çalışmasına, evlilik hayatına, mükemmel arkadaşlıklara, doğru alışkanlıklara yönlendirebilirsiniz. Spor hayatı derslerini engeller diye de endişelenmeyin. Çünkü derslerinden kalan zamanını sporla değerlendiren bir çocuk için asla korkmanıza gerek yoktur.

Küçük sporcuların gelişiminde aileden sonra en önemli etken de arkadaştır. Öyle bir dönem gelir ki arkadaşlarının fikirleri ailesinin fikirlerinden çok daha ön plana çıkabilir. Onun içindir ki çocuğunuzun arkadaşlık ettiği kişi çok önemlidir. Özellikle günümüzde yaygınlaşan uyuşturucu, alkol, sigara, kumar gibi kötü alışkanlıklar varken onun çevresinde arkadaşlık edeceği kişiler de ayrıca önem kazanıyor.

Şüphesiz sporun bulunduğu her ortamda, sporun içinden edinilen arkadaşlıklar çocuk için en uygun olanıdır. Spor, çocuğu bedensel anlamda geliştirmesinin yanı sıra, rekabeti ve dayanışmayı öğretmesi, başarma ve bağımsızlık duygusunu geliştirmesi, sosyal beceriler kazandırması, sorumluluk almayı ve karar verme yeteneğini arttırması, ayrıca ekip ve takım çalışmasında tecrübe kazandırması açısından çok önemlidir. Bu kazanılan olumlu davranışlar, çocuğunuzun spor ahlakını kazanıp yetişkinliğe eriştiği zamanlarda ve yaşamın her döneminde etkisini gösterecektir (İş hayatı, evlilik, çocuklarının yetiştirilmesi, çevre ve toplum, sosyal ilişkiler gibi.)

Unutmayın ki dünyada bir tek güzel çocuk vardır, bütün anne ve babalar da ona sahiptirler.

Spora başlama yaşı ve sporu en uygun sevdirme sistemi nedir?

Öncelikle benim tavsiyem çocuklarınızı onun sevdiği ve istediği spor branşına yönlendirmeniz olur. Türkiye genelinde anne ve babalar kendi sevdikleri ve istedikleri spor branşına çocuklarını yönlendiriyorlar ve büyük bir yanlış yaptıklarının da farkına varamıyorlar.

İyi bir eğitmen gözetiminde çocuğunuz beş yaşından sonra birden çok sporu yapabilir: kayak yapabilir, yüzebilir, jimnastik yapabilir, koşabilir. Bu yaşlarda çocuk için spor keyiftir ve eğlencedir. Sporu sevmesi ve sporu hayatının bir parçası olarak seçmesi için bu yaşlarda asık suratlı antrenörlerden uzak durması, onu sıkmadan, bıktırmadan, yıpratmadan ve yormadan eğlendirecek oyunlarla spor yapması gerekir. Bu süreç sporu öğrenme yaşıdır. Birebir mücadele ve kesinlikle maç yapma zamanı değildir. Bu yaşlarda yaralanma ve sakatlanmalardan uzak durulmalıdır. Bu yaralanmalar ve sakatlıklar kalıcı olabilir. Uzak doğu sporlarına bile başlatılabilirsiniz. Felsefeyi olarak sadece temel hareketleri yapması yeterli olacaktır. Fakat kesinlikle müsabakalardan kaçınılması gerekir.

Altı ve yedi yaşlarda basketbol, futbol, voleybol ve tenis gibi sporları da yapabilir ama sadece temel hareketlerini oyunlarla süslüyerek öğrenebilir maç kesinlikle yapmamalılar.

9 -10 yaşına gelen çocuğun bedensel koordinasyonu, kas oluşumu ve zeka gelişimiyle artık takım sporlarına, takım arkadaşlarıyla bedensel mücadele etmeye yani maç yapmaya geçiş devri gelmiştir. Basketbol, voleybol, futbol, vs, gibi takım sporlarında artık maç yapma zamanı gelmiştir (Tüm bu soruların uzmanlar tarafından hazırlanmış daha geniş ve sağlıklı cevabına www.sportmentv.com dan ulaşabilirsiniz)

Devam edecek….

2 Yorum
  1. nihalasli
    12 Ekim 2010 | 04:14

    Canim uzun bir yazi olsaydi da sonuna kadar okurdum simdi yaptigim gibi.Cok iyi yaptin boyle bir paylasim yapmakla.Cunku 30 yilini boyle egitici ve gelistirici spora vermis birinin sozleri cok onemli.Ben simdi diyorum ki keske babam beni yonlendirseymis 5-6 yaslarinda spora.MEsala kosuyu severdim ve akrabalarimla,kardeslerimle yaptigimiz yarislarda birinci gelirdim yani ilgim ve becerim vardi.Bu her konuda boyle aslinda.Kemana ilgim vardi ama uzerine dusmedik.Yani kesinlikle babamin hatasi diyemem cunku o zaman ki ekonomik sartlarda bir keman almak kursa yollamak babam icin cok kulfetli olacakti.Cunku tek masraf bu degil;)
    Ama en azindan bizim durumumuz bizlerin durumu eskisi gibi degil.Su an herkesin ekonomik durumu daha iyi .O yuzden biz bunu ilk plana cekip oncelik verebiliriz.
    Ileride cocugum oldugunda yeteneklerini gozlemlemek istiyorum cunku gec kalmak istemiyorum .

  2. Defne
    12 Ekim 2010 | 10:31

    Çok haklısınız. Eskiden hem seçenekler daha az hem imkânlar o oranda kısıtlıymış. Her nesil bir öncekine göre daha fazlasını vermeye çalışıyor arkadan gelenlere… Bazı ebeveynler ise işi abartıp çocuğu oradan oraya koşturarak helak ediyorlar. O yorgun, bitkin çocuklar kendi çocuklarına nasıl bir sistem uygulayacak acaba? Her halukarda spor olmazsa olmazlardan…. Sevgiler :)

Yorumunuzu Yazın

Spor, Spor, Spor!

Hakan Artış

“0 km. bızdıklar”ın sağlık yazılarında beslenmenin yanısıra sürekli spor, hareket, egzersiz şart diyorum. Spor konusunda uzun zamandır daha fazla bilgi almak ve sizlere aktarmak istiyordum. Ama kime danışsam diye düşünürken Begümcüğüm beni duymuş olmalı… Basketbola senelerini vermiş, spor konusunda uzman, üstelik bu bildiklerini çocuklara aktarma hedefi güden Sayın Hakan Artış ile tanıştırdı beni.

Hakan Bey’in pek çok projesi var. Çok yoğun. Ama kırmadı beni ve sorularıma uzun uzun cevap verdi. Sohbetimizin ilk bölümünü bu yazıda, kalanını bir sonrakinde bulacaksınız. Malum sanal ortamda kimse çok uzun yazı okuyamıyor. Oysaki buradaki her kelime değerli. Onun için ikiye bölmeye karar verdim.

Hakan Bey, siz basketbola ne zaman ve nasıl başladınız?

Ben basketbola tesadüfen başladım. Bir gün arkadaşlarımla sokakta yürürken sanırım 1.90’lık boyumdan ötürü göze battığımdan olsa gerek, o zamanki Fenerbahçe alt yapısı antrenörü Faruk Akagün tarafından durduruldum. Bana “Basketbol oynuyor musun?” diye sordu. Ben de “Basketbol oynamıyorum ama oynamak isterim” cevabını verince ertesi gün kendimi basketbol sahasında buldum. O gün başlayan basketbol kariyerimde Basketbol A Milli Takımı formasını 80 kez taşıdım, 13 yıl Fenerbahçe Basketbol Takımında ve dört yıl Efes Pilsen Basketbol Takımı’nda forma giydim.
Profesyonel basketbolculuk hayatımı bitirdiğimde deneyimlerimi spor yöneticiliğine de taşıdım. Altı yıl süren Fenerbahçe Basketbol Takımları Yöneticiliği ve Genel Menajerliği, iki yıl Ülker Spor Kulübü Genel Menajerliği ve Spor İletişim Pazarlama Müdürlüğü yaptım.

Ben basketbola 30 senemi verdim. Birçok şampiyonluklar ve madalyalara ulaştım. Öncelikle iyi bir profesyonel sporcu olmak için birinci bölümde yetenek gerekir. İkinci bölümde çok ama çok çalışmak. Üçüncü bölümde ise şans faktörü sizi yukarı taşır. Ben basketbola yetenekliydim, çok ama çok çalıştım ve şansım da yaver gidince bugün hemen her şeyimi basketbol sayesinde kazandım.

Bize “Sportmen Çocuk Basketbol” adlı kitabınız ve yeni kurulan internet siteniz www.sportmentv.com hakkında bilgi verir misiniz?

Çocuklar ve aileleri için birşeyler yapabilmenin ayrıcalıklı heyecanını ve keyfini yaşıyorum…

En değerli kazancım ise geçen spor dolu yıllarda çocukları spora yönlendirmek ve sporu sevdirmek adına bir şeyler yapabilmek, anne-babalarla deneyimlerimi paylaşmak, onlara çocuklarının spora başlatmaları ve sonrasında neler yapacakları konusunda yol göstermek, çok büyük arkadaşlıklar ve dostlukların oluşması oldu.

Sonuçta 30 yılı aşan deneyimlerimden sonra spora başlayacak çocuklar ve ailelerini sağlıklı spor yapmaları konusunda ne yapmam gerekir diye düşünürken önce ilköğretim çağındaki çocuklar için bir basketbol kitabı yazdım. Ülker’in sponsorluğunda ücretsiz olarak Türkiye’nin dört bir köşesine dağıtılan bu kitaptan sonra şimdi de internet sitemle spora başlayacak sporcu çocuğun anne ve babalarına bir nebze olsun ışık tutarak yol gösterecek, çocukları önce sağlıklı bir spor branşına yönlendirecek, hangi yaşta hangi sporu yapması konusunda bilgileri paylaşacak, sporcu çocukların beslenmesiyle, hastalıkları, tedavileri ve psikolojik durumları için uzman doktorların videolarının da bulunduğu bir platform yarattım.  Bu konuda ki en önemli desteği Acıbadem Sağlık Grubu’ndan aldım.

Ayrıca sitede kendileri için sağlıklı yaşam sayfasından çok önemli bilgiler elde ederek sağlıklı kalmanın ve sağlıklı yaşamın püf noktalarını takip edecekler. Ünlü sporcuların anılarını ve basketbol kitabını okuyacaklar, keyifli spor videolarıyla neşelenecekler daha önce izleyemedikleri “Sportmen” programına katılan sporcuları izleyecek, spor okulları hakkında bilgi alacak ve birçok sürprizlerle karşılaşmış olacaklar. Sadece sporcu adayı sporcu çocuğun anne ve babasının www.sportmentv.com sitesini tıklaması yeterli olacaktır. Böylece sosyal sorumluluk çerçevesinde sporcu çocuklar ve aileleri için bir şeyler yapabilmenin ayrıcalıklı bir heyecanını ve keyfini yaşıyorum.

Ayrıca Skyturk ekranlarında ünlü sporcu, yönetici, başkan ve antrenörlerin konuk olduğu sporun VİP adresi “Sportmen” programıyla spordan hiç mi hiç kopmuyorum.

Eşimin eski sporcu olması ve benim de spor sevgim, kızımız için spor merkezli bir yaşam hayal etmemize neden oluyor. Kendi seçeceği, hoşuna giden dallarda, tercihen mutlaka bir çeşit takım sporunu da yoğun olarak yapabileceği bir gençlik dönemi düşünüyoruz. Sizce sporun fiziksel faydasına ek olarak başka ne gibi yönlerden gençlere desteği oluyor?

Bence çouklarınızı çok geç kalmadan sporla tanıştırın!

Şüphesiz sahip olduğumuz en değerli varlıklarınız çocuklarımızdır. Onların doğumu ile birlikte hayattaki tek amacımız onları en iyi şekilde büyütüp, topluma yararlı birer birey haline getirmektir. Onların geleceklerini belki garanti edemeyiz ama iş yaşamına, takım çalışmasına, evlilik hayatına, mükemmel arkadaşlıklara, doğru alışkanlıklara yönlendirebilirsiniz. Spor hayatı derslerini engeller diye de endişelenmeyin. Çünkü derslerinden kalan zamanını sporla değerlendiren bir çocuk için asla korkmanıza gerek yoktur.

Küçük sporcuların gelişiminde aileden sonra en önemli etken de arkadaştır. Öyle bir dönem gelir ki arkadaşlarının fikirleri ailesinin fikirlerinden çok daha ön plana çıkabilir. Onun içindir ki çocuğunuzun arkadaşlık ettiği kişi çok önemlidir. Özellikle günümüzde yaygınlaşan uyuşturucu, alkol, sigara, kumar gibi kötü alışkanlıklar varken onun çevresinde arkadaşlık edeceği kişiler de ayrıca önem kazanıyor.

Şüphesiz sporun bulunduğu her ortamda, sporun içinden edinilen arkadaşlıklar çocuk için en uygun olanıdır. Spor, çocuğu bedensel anlamda geliştirmesinin yanı sıra, rekabeti ve dayanışmayı öğretmesi, başarma ve bağımsızlık duygusunu geliştirmesi, sosyal beceriler kazandırması, sorumluluk almayı ve karar verme yeteneğini arttırması, ayrıca ekip ve takım çalışmasında tecrübe kazandırması açısından çok önemlidir. Bu kazanılan olumlu davranışlar, çocuğunuzun spor ahlakını kazanıp yetişkinliğe eriştiği zamanlarda ve yaşamın her döneminde etkisini gösterecektir (İş hayatı, evlilik, çocuklarının yetiştirilmesi, çevre ve toplum, sosyal ilişkiler gibi.)

Unutmayın ki dünyada bir tek güzel çocuk vardır, bütün anne ve babalar da ona sahiptirler.

Spora başlama yaşı ve sporu en uygun sevdirme sistemi nedir?

Öncelikle benim tavsiyem çocuklarınızı onun sevdiği ve istediği spor branşına yönlendirmeniz olur. Türkiye genelinde anne ve babalar kendi sevdikleri ve istedikleri spor branşına çocuklarını yönlendiriyorlar ve büyük bir yanlış yaptıklarının da farkına varamıyorlar.

İyi bir eğitmen gözetiminde çocuğunuz beş yaşından sonra birden çok sporu yapabilir: kayak yapabilir, yüzebilir, jimnastik yapabilir, koşabilir. Bu yaşlarda çocuk için spor keyiftir ve eğlencedir. Sporu sevmesi ve sporu hayatının bir parçası olarak seçmesi için bu yaşlarda asık suratlı antrenörlerden uzak durması, onu sıkmadan, bıktırmadan, yıpratmadan ve yormadan eğlendirecek oyunlarla spor yapması gerekir. Bu süreç sporu öğrenme yaşıdır. Birebir mücadele ve kesinlikle maç yapma zamanı değildir. Bu yaşlarda yaralanma ve sakatlanmalardan uzak durulmalıdır. Bu yaralanmalar ve sakatlıklar kalıcı olabilir. Uzak doğu sporlarına bile başlatılabilirsiniz. Felsefeyi olarak sadece temel hareketleri yapması yeterli olacaktır. Fakat kesinlikle müsabakalardan kaçınılması gerekir.

Altı ve yedi yaşlarda basketbol, futbol, voleybol ve tenis gibi sporları da yapabilir ama sadece temel hareketlerini oyunlarla süslüyerek öğrenebilir maç kesinlikle yapmamalılar.

9 -10 yaşına gelen çocuğun bedensel koordinasyonu, kas oluşumu ve zeka gelişimiyle artık takım sporlarına, takım arkadaşlarıyla bedensel mücadele etmeye yani maç yapmaya geçiş devri gelmiştir. Basketbol, voleybol, futbol, vs, gibi takım sporlarında artık maç yapma zamanı gelmiştir (Tüm bu soruların uzmanlar tarafından hazırlanmış daha geniş ve sağlıklı cevabına www.sportmentv.com dan ulaşabilirsiniz)

Devam edecek….

2 Yorum
  1. nihalasli
    12 Ekim 2010 | 04:14

    Canim uzun bir yazi olsaydi da sonuna kadar okurdum simdi yaptigim gibi.Cok iyi yaptin boyle bir paylasim yapmakla.Cunku 30 yilini boyle egitici ve gelistirici spora vermis birinin sozleri cok onemli.Ben simdi diyorum ki keske babam beni yonlendirseymis 5-6 yaslarinda spora.MEsala kosuyu severdim ve akrabalarimla,kardeslerimle yaptigimiz yarislarda birinci gelirdim yani ilgim ve becerim vardi.Bu her konuda boyle aslinda.Kemana ilgim vardi ama uzerine dusmedik.Yani kesinlikle babamin hatasi diyemem cunku o zaman ki ekonomik sartlarda bir keman almak kursa yollamak babam icin cok kulfetli olacakti.Cunku tek masraf bu degil;)
    Ama en azindan bizim durumumuz bizlerin durumu eskisi gibi degil.Su an herkesin ekonomik durumu daha iyi .O yuzden biz bunu ilk plana cekip oncelik verebiliriz.
    Ileride cocugum oldugunda yeteneklerini gozlemlemek istiyorum cunku gec kalmak istemiyorum .

  2. Defne
    12 Ekim 2010 | 10:31

    Çok haklısınız. Eskiden hem seçenekler daha az hem imkânlar o oranda kısıtlıymış. Her nesil bir öncekine göre daha fazlasını vermeye çalışıyor arkadan gelenlere… Bazı ebeveynler ise işi abartıp çocuğu oradan oraya koşturarak helak ediyorlar. O yorgun, bitkin çocuklar kendi çocuklarına nasıl bir sistem uygulayacak acaba? Her halukarda spor olmazsa olmazlardan…. Sevgiler :)

Yorumunuzu Yazın