Yeni Dostluklar

Kızıcığımın okula başlamasını takiben, geçtiğimiz senelerde Gymboree’de, bu sene de Robert Yuva’da sadece onun değil, benim de yeni arkadaşlarım oldu. Bazıları inanılmaz gelişti, ailecek görüşmeye başladık, bazıları akıl danıştığım kişiler oldu, diğerleri her gün çocuklarımızın bahçede bitmek bilmeyen oyunlarını beklerken sağlık durumlarından, çocukların geleceğine kadar pek çeşitli konularda fikir alışverişinde bulunduğum kıymetli kişiler oldu hayatımda.

Bir gün okul çıkışını kayıt etmek istiyorum. Çok komik ama çok da şeker bir halimiz var bence. Uzaktan bakan bayağı eğlenir. Kocaman kocaman insanlar, yüzlerinde kendilerinden geçmiş mutluluk ifadesi çocuklarının oynayışını seyrediyorlar. Herhalde bir şeyin müptelası olmak böyle bir şey. Mest oluyor insan. Bu arada tabii zaman ilerledikçe yavaş yavaş sıkılmaya başlayanlar, çocuklarını ikna etmeye çalışıyorlar:

“Hadi Zeynepcim, gidelim artık yolumuz uzak” diyor her gün torununu almaya gelen genç Dede.

“Hayır! Olmaz! Ben daha Maya’yla oynayacağım.”

Zeynep’in dedesini son derece benimsemiş olan Maya, koşarak yanına gelip duruma hakim olmak istiyor. Kaşlar çatık, minik parmak sallanıyor ve en kalın sesiyle:

“HAYIR GİTMİYORSUNUZ! BİZ DAHA OYNUYORUZ!” diyor.

Zeynep’in dedesi (okulda kimsenin gerçek ismi kullanılmıyor – herkes birinin annesi, babası, dedesi, anneannesi,…) yüzünde kibar gülümsemesi ile cevabını bildiği soruyu soruyor:

“Maya daha ne kadar oynayacaksınız?”

Veeee beklenen cevap geliyor, hiç ikiletmeden:

“Beş dakika!”

Birbirimize bakıp gülüyoruz. Ben kızıma son uyarılarımı hep beş dakika öncesinden verdiğim için, o da aynını tekrar ediyor.

Bekleme esnasında pek çok konu konuşuluyor demiştim. Benim blogu takip eden anne ve babalardan da harika öneriler, güzel konular geliyor.

İşte bugün aslında paylaşmak istediğim de bunlardan biri. Bir önceki yazımda yer alan sağlık konusuyla ilintili ama bu sefer yurt dışından bir isim: Jamie Oliver - meşhur The Naked Chef.

İsterseniz biraz ön bilgi:


Jamie Oliver 1975 Essex, İngiltere doğumlu. Restaurant işinde olan babasından dolayı çok küçük yaşta işin içine giriyor. Hayatta yapmak istediğinin yiyecek/içecek işi olduğuna karar verdiği noktada gerekli eğitimi alıp, tanınmış restaurantlarda çalışmaya devam ediyor. Rose Gray ve Ruth Rogers’ın sahip olduğu River Café’de çalıştığı dönemde, restaurant ile ilgili yapılan bir belgesel çekimi esnasında, gencecik ve hazır cevap bir şef olarak dikkati çekince, programın yayınlanmasının ardından kendisine pek çok teklif geliyor ve The Naked Chef doğuyor.

Son derece başarılı, herkese hitap eden, ilginç ve genç bir şef olduğu için oldukça yoğun bir çalışma hayatı var. Bu nedenle ailesine vakit ayıramamaktan yakınanlardan kendisi.

Kendi çocukları da olduğundan olsa gerek, sağlıklı beslenme üzerine aktif çalışmalar yürütmekte. Özellikle gençlik için. Amerika bildiğiniz gibi sağlıklı beslenme konusunda uzun zamandır sınıfta kalmış bir ülke. İnanılmaz büyük porsiyonlar, kullanılan karbonhidrat ve yağ miktarı, salatalara konulan soslar, kahvelerdeki kremalar ve daha pek çok katkı maddeleriyle süslenen yemeklerin acısı şimdilerde dikkat çekici noktaya geldi. Obezite ve kalp hastalığı konusunda inanılmaz bir artış var Amerika’da. Üstelik küçücük çocuklarda başlıyor, gençlik yıllarında pek çok sorun onları bekliyor.

Bill Clinton’ın, Michelle Obama’nın okullarda yapmaya çalıştığı değişikliklere Jamie Oliver’ın da katkıları var. İşte 11 Şubat 2010 tarihinde TED Ödül töreninde konuyla ilintili yaptığı çarpıcı konuşmayı, bu konuşmadan beni haberdar eden Cüneyt Bey’e teşekkür ederek, sizlerle paylaşmak istiyorum:

http://video.ted.com/assets/player/swf/EmbedPlayer.swf

Bizim memleketimiz henüz bu noktada olmasa da, öncelikle biz velilerin çocukların beslenme ve hareket oranlarına çok ama çok dikkat etmemiz gerekiyor. Bu konuda okulların dikkatli olduğundan emin olmamız gerekiyor. Onlarla elimizdeki verileri paylaşmamız ve bizlerle aynı hedefe doğru koştuklarını görene kadar da uğraşmamız gerekiyor. Şu an pek çok detaya boğulmuş durumdayız ancak temel hataları göz ardı ediyoruz. Öncelikle hızlı düzelebilecekleri düzeltip, sonra detayıyla uğraşmak daha önemli gibi geliyor bana.

Üstelik bunun bir iyi yanı da, çocuğumuza doğru örnek olabilmek adına, biz de sağlıklı beslenmeye ve bol hareket etmeye başlarsak, hepimiz daha da gençleşeceğiz, çocuklarımızla daha keyifli ve daha uzun seneler birlikte olabileceğiz. Bunun olabilme ihtimali bile bana güç veriyor. Ya size?

İlk yorumu siz yapın :).

Yorumunuzu Yazın

Yeni Dostluklar

Kızıcığımın okula başlamasını takiben, geçtiğimiz senelerde Gymboree’de, bu sene de Robert Yuva’da sadece onun değil, benim de yeni arkadaşlarım oldu. Bazıları inanılmaz gelişti, ailecek görüşmeye başladık, bazıları akıl danıştığım kişiler oldu, diğerleri her gün çocuklarımızın bahçede bitmek bilmeyen oyunlarını beklerken sağlık durumlarından, çocukların geleceğine kadar pek çeşitli konularda fikir alışverişinde bulunduğum kıymetli kişiler oldu hayatımda.

Bir gün okul çıkışını kayıt etmek istiyorum. Çok komik ama çok da şeker bir halimiz var bence. Uzaktan bakan bayağı eğlenir. Kocaman kocaman insanlar, yüzlerinde kendilerinden geçmiş mutluluk ifadesi çocuklarının oynayışını seyrediyorlar. Herhalde bir şeyin müptelası olmak böyle bir şey. Mest oluyor insan. Bu arada tabii zaman ilerledikçe yavaş yavaş sıkılmaya başlayanlar, çocuklarını ikna etmeye çalışıyorlar:

“Hadi Zeynepcim, gidelim artık yolumuz uzak” diyor her gün torununu almaya gelen genç Dede.

“Hayır! Olmaz! Ben daha Maya’yla oynayacağım.”

Zeynep’in dedesini son derece benimsemiş olan Maya, koşarak yanına gelip duruma hakim olmak istiyor. Kaşlar çatık, minik parmak sallanıyor ve en kalın sesiyle:

“HAYIR GİTMİYORSUNUZ! BİZ DAHA OYNUYORUZ!” diyor.

Zeynep’in dedesi (okulda kimsenin gerçek ismi kullanılmıyor – herkes birinin annesi, babası, dedesi, anneannesi,…) yüzünde kibar gülümsemesi ile cevabını bildiği soruyu soruyor:

“Maya daha ne kadar oynayacaksınız?”

Veeee beklenen cevap geliyor, hiç ikiletmeden:

“Beş dakika!”

Birbirimize bakıp gülüyoruz. Ben kızıma son uyarılarımı hep beş dakika öncesinden verdiğim için, o da aynını tekrar ediyor.

Bekleme esnasında pek çok konu konuşuluyor demiştim. Benim blogu takip eden anne ve babalardan da harika öneriler, güzel konular geliyor.

İşte bugün aslında paylaşmak istediğim de bunlardan biri. Bir önceki yazımda yer alan sağlık konusuyla ilintili ama bu sefer yurt dışından bir isim: Jamie Oliver - meşhur The Naked Chef.

İsterseniz biraz ön bilgi:


Jamie Oliver 1975 Essex, İngiltere doğumlu. Restaurant işinde olan babasından dolayı çok küçük yaşta işin içine giriyor. Hayatta yapmak istediğinin yiyecek/içecek işi olduğuna karar verdiği noktada gerekli eğitimi alıp, tanınmış restaurantlarda çalışmaya devam ediyor. Rose Gray ve Ruth Rogers’ın sahip olduğu River Café’de çalıştığı dönemde, restaurant ile ilgili yapılan bir belgesel çekimi esnasında, gencecik ve hazır cevap bir şef olarak dikkati çekince, programın yayınlanmasının ardından kendisine pek çok teklif geliyor ve The Naked Chef doğuyor.

Son derece başarılı, herkese hitap eden, ilginç ve genç bir şef olduğu için oldukça yoğun bir çalışma hayatı var. Bu nedenle ailesine vakit ayıramamaktan yakınanlardan kendisi.

Kendi çocukları da olduğundan olsa gerek, sağlıklı beslenme üzerine aktif çalışmalar yürütmekte. Özellikle gençlik için. Amerika bildiğiniz gibi sağlıklı beslenme konusunda uzun zamandır sınıfta kalmış bir ülke. İnanılmaz büyük porsiyonlar, kullanılan karbonhidrat ve yağ miktarı, salatalara konulan soslar, kahvelerdeki kremalar ve daha pek çok katkı maddeleriyle süslenen yemeklerin acısı şimdilerde dikkat çekici noktaya geldi. Obezite ve kalp hastalığı konusunda inanılmaz bir artış var Amerika’da. Üstelik küçücük çocuklarda başlıyor, gençlik yıllarında pek çok sorun onları bekliyor.

Bill Clinton’ın, Michelle Obama’nın okullarda yapmaya çalıştığı değişikliklere Jamie Oliver’ın da katkıları var. İşte 11 Şubat 2010 tarihinde TED Ödül töreninde konuyla ilintili yaptığı çarpıcı konuşmayı, bu konuşmadan beni haberdar eden Cüneyt Bey’e teşekkür ederek, sizlerle paylaşmak istiyorum:

http://video.ted.com/assets/player/swf/EmbedPlayer.swf

Bizim memleketimiz henüz bu noktada olmasa da, öncelikle biz velilerin çocukların beslenme ve hareket oranlarına çok ama çok dikkat etmemiz gerekiyor. Bu konuda okulların dikkatli olduğundan emin olmamız gerekiyor. Onlarla elimizdeki verileri paylaşmamız ve bizlerle aynı hedefe doğru koştuklarını görene kadar da uğraşmamız gerekiyor. Şu an pek çok detaya boğulmuş durumdayız ancak temel hataları göz ardı ediyoruz. Öncelikle hızlı düzelebilecekleri düzeltip, sonra detayıyla uğraşmak daha önemli gibi geliyor bana.

Üstelik bunun bir iyi yanı da, çocuğumuza doğru örnek olabilmek adına, biz de sağlıklı beslenmeye ve bol hareket etmeye başlarsak, hepimiz daha da gençleşeceğiz, çocuklarımızla daha keyifli ve daha uzun seneler birlikte olabileceğiz. Bunun olabilme ihtimali bile bana güç veriyor. Ya size?

İlk yorumu siz yapın :).

Yorumunuzu Yazın