Zorbalığın Yaşı Yok

thb_zorbaliginyasiyok_19032012

Geçenlerde Hürriyet yazarlarından Nuran Çakmakçı “Zorba ve zorbalığa uğrayan çocuğa nasıl davranmalı” başlıklı bir yazı kaleme almıştı.

Başlık dikkatimi çekti, zira çok yakın bir arkadaşımın henüz altı yaşındaki oğlu bu konuda sıkıntı çekiyordu. Sorun olan belki de sadece bir tek çocuktu fakat arkadaşımın oğlunun üzerinde inanılmaz bir baskı oluşturmuştu. O kadar ki çocukcağız teneffüse çıkmak istemiyordu minik zorbayla karşılaşmamak için.

Anne ve baba ise oğullarına ne öğütlemeleri gerektiği konusunda kararsızlardı. Her problemde öğretmene gitmek istemiyorlardı. Biraz da oğulları (özellikle de erkek çocuk olduğu için) kuvvetlensin, kendi sorununu “erkekçe” kendi çözsün istiyorlardı. Fakat sonunda zorbalık yapan çocuğun şiddetine medeniyetle karşılık vermenin işe yaramadığını görünce, oğlullarına ona uygulanan fiziksel şiddete istediği şekilde cevap verebileceğini söylediler. “Karşındaki sana vurursa sen de ona vur.” diyeceğimi hiç düşünmezdim dedi arkadaşım. “Biz daha çok ‘kendini koru’ şeklinde gidiyorduk ama baktık ki çözüm olamıyor, o zaman o da ona zarar verenin canını acıtırsa belki karşısındaki de bundan bir ders alır diye düşündük.” dedi.

Nuran Çakmakçı’nın haberine göre Milli Eğitim Bakanlığı verileri ülkemizde öğrencilerin 44%’ünün sözel, 30%’unun fiziksel, 18%’inin duygusal ve 9%’unun cinsel zorbalığa maruz kaldığını gösteriyor!
Her iki tarafın velileri de durumun farkında olmayabiliyor ya da konuyla ilgili ne yapacağını bilemiyor. Öğretmen ve okul yöneticileri genellikle durumun farkında ama gerekli müdahaleyi yapmakta ve önlem almakta yetersiz kalıyorlar. Psikolojik danışman Esma Becer bu konuda aileleri uyarıyor: zorbalığa uğrayan çocuklarınıza öfkelenmeyin ve onlara kızmayın.

Zorbalar akranlarına ne yapar?

Tekme atma, tokat vurma, itme, çekme, sözlü sataşma, hoşa gitmeyen ad ve lakap takma, alay etme, küçük düşürücü sözler söyleme, dedikodu ve söylenti çıkarıp yayma, para ya da eşyalarını zorla alma, tehdit etme, eşyalarına zarar verme, arkadaş gruplarından dışlama, yalnızlığa terk etme ya da bütün bunlara yönelik söz ve eylemde bulunarak rahatsız etme.

Zorbalığa uğrayanların genel profili çıkarılmış yazıda: Genelde mağdur seçilen kişi şiddete karşı olan ya da şiddeti öğrenmemiş bir kişidir. Saldırgan değildir, egemenlik kurma gibi bir isteği yoktur. Genellikle zorbayla arasında fiziksel ve duygusal bir güç dengesizliği vardır ve mağdur zorbayı fiziksel güç ile püskürtmenin zor olduğunu düşünüyor olabilir.

Mağdurlar böylesine zor bir durumda kalırlarsa ne yapmalılar? Bazı önerilenler bana uygulaması zor geldi ama yine de hepsini sizlere aktarmak istedim:

  • Bir yetişkinden yardım isteyin.
  • Eğer bir zorba sizi aşağılarsa kendinizi suçlamayın. Aslında sorunlu olan siz değilsiniz. Zorbadır.
  • Eğer bir zorba tarafından aşağılanırsanız, hemen onun gözlerinin içine bakarak “Beni istismar etmene izin vermiyorum.” deyin.
  • Şunu bilin ki zorba sizin üzerinizde bir güç denemesi yapmaktadır. Zorbaya kontrol edilemeyeceğinizi belirtin. “Beni kontrol altına alamazsın!” deyin.
  • Zorbanın ayrıca bir başkasına zorbalığını sergilerken, onun seyircisi olamayacağınızı da bildirin. Pasif bir zorbalık izleyicisi olmayın.
  • Her şeyden önemlisi, zorbanın sizin kurban olmak için hiç de iyi bir seçim olmadığınızı anlamasını sağlayın.

Bu durumda aileler ne yapmalı ve ne yapmamalı?

Yazıdaki öneriler şu şekilde – Yapılması gerekenler:

  • Çocuğunuzu dinleyin.
  • Onlara sorunlarını anladıklarını söyleyin.
  • Yaşanmış olan olayla ilgili temel gerçekleri doğru biçimde öğrenebilmek için çocuğu istediği kadar konuşmaya özendirin.
  • Olayın yalnızca bir yönünü dinlediğinizi göz önünde bulundurarak geniş düşünün.
  • Sorularınızı çocuğu incitmeden yumuşak bir şekilde sorun.
  • Çocuğun yaşadıklarını iyice düşünmesine ve yapabileceklerin belirlenmesinde çocuğa yardım edin.

Yapılmaması gerekenler:

  • Öfkelenmek ya da sinirlenmek.
  • Yaşanan olumsuz durumdan ötürü suçluluk ya da utanç duymak.
  • Çocuğun konunun önemli olmadığını düşünmesine neden olmak.
  • Çocuğu veya okulu suçlamak.
  • Gerçekleri bilmeden kişileri suçlamak veya suçu yükleyecek kişiler aramak.
  • Tüm ayrıntıları hemen öğrenmeyi istemek ve kolay çözümler aramak.

Günümüzde kocaman yetişkinler olarak bizler bile ofislerimizde, çalıştığımız ortamlarda zorbalığa ve farklı şekillerde tacize maruz kalıp, bununla nasıl baş edeceğimizi bilemiyorken, çocuklarımızdan bunu beklemek biraz haksızlık oluyor diye düşünüyorum.

Bu nedenle aile-okul yönetimi-öğretmen işbirliği ile ve mutlaka zorbalık yapan çocuğun ailesini de bu üçgen içerisine alarak çözüme gitmenin ancak sonuç vereceğine inanıyorum.

Böyle bir savaştan galip olarak çıkan çocuğunuz ileri yaşlarda, farklı ortam ve zamanlarda karşısına çıkacak benzer sorunların üstesinden gelmenin en etkili yolunun doğru ve kuvvetli bir ekip ile sağlam bir duruş olacağını bilecek ve belki de sırf bu bilinç sayesinde yukarıda belirtildiği gibi “zorbalar için iyi bir seçim olmayacak.”

Hepimize kolay gelsin!

İlk yorumu siz yapın :).

Yorumunuzu Yazın

Zorbalığın Yaşı Yok

thb_zorbaliginyasiyok_19032012

Geçenlerde Hürriyet yazarlarından Nuran Çakmakçı “Zorba ve zorbalığa uğrayan çocuğa nasıl davranmalı” başlıklı bir yazı kaleme almıştı.

Başlık dikkatimi çekti, zira çok yakın bir arkadaşımın henüz altı yaşındaki oğlu bu konuda sıkıntı çekiyordu. Sorun olan belki de sadece bir tek çocuktu fakat arkadaşımın oğlunun üzerinde inanılmaz bir baskı oluşturmuştu. O kadar ki çocukcağız teneffüse çıkmak istemiyordu minik zorbayla karşılaşmamak için.

Anne ve baba ise oğullarına ne öğütlemeleri gerektiği konusunda kararsızlardı. Her problemde öğretmene gitmek istemiyorlardı. Biraz da oğulları (özellikle de erkek çocuk olduğu için) kuvvetlensin, kendi sorununu “erkekçe” kendi çözsün istiyorlardı. Fakat sonunda zorbalık yapan çocuğun şiddetine medeniyetle karşılık vermenin işe yaramadığını görünce, oğlullarına ona uygulanan fiziksel şiddete istediği şekilde cevap verebileceğini söylediler. “Karşındaki sana vurursa sen de ona vur.” diyeceğimi hiç düşünmezdim dedi arkadaşım. “Biz daha çok ‘kendini koru’ şeklinde gidiyorduk ama baktık ki çözüm olamıyor, o zaman o da ona zarar verenin canını acıtırsa belki karşısındaki de bundan bir ders alır diye düşündük.” dedi.

Nuran Çakmakçı’nın haberine göre Milli Eğitim Bakanlığı verileri ülkemizde öğrencilerin 44%’ünün sözel, 30%’unun fiziksel, 18%’inin duygusal ve 9%’unun cinsel zorbalığa maruz kaldığını gösteriyor!
Her iki tarafın velileri de durumun farkında olmayabiliyor ya da konuyla ilgili ne yapacağını bilemiyor. Öğretmen ve okul yöneticileri genellikle durumun farkında ama gerekli müdahaleyi yapmakta ve önlem almakta yetersiz kalıyorlar. Psikolojik danışman Esma Becer bu konuda aileleri uyarıyor: zorbalığa uğrayan çocuklarınıza öfkelenmeyin ve onlara kızmayın.

Zorbalar akranlarına ne yapar?

Tekme atma, tokat vurma, itme, çekme, sözlü sataşma, hoşa gitmeyen ad ve lakap takma, alay etme, küçük düşürücü sözler söyleme, dedikodu ve söylenti çıkarıp yayma, para ya da eşyalarını zorla alma, tehdit etme, eşyalarına zarar verme, arkadaş gruplarından dışlama, yalnızlığa terk etme ya da bütün bunlara yönelik söz ve eylemde bulunarak rahatsız etme.

Zorbalığa uğrayanların genel profili çıkarılmış yazıda: Genelde mağdur seçilen kişi şiddete karşı olan ya da şiddeti öğrenmemiş bir kişidir. Saldırgan değildir, egemenlik kurma gibi bir isteği yoktur. Genellikle zorbayla arasında fiziksel ve duygusal bir güç dengesizliği vardır ve mağdur zorbayı fiziksel güç ile püskürtmenin zor olduğunu düşünüyor olabilir.

Mağdurlar böylesine zor bir durumda kalırlarsa ne yapmalılar? Bazı önerilenler bana uygulaması zor geldi ama yine de hepsini sizlere aktarmak istedim:

  • Bir yetişkinden yardım isteyin.
  • Eğer bir zorba sizi aşağılarsa kendinizi suçlamayın. Aslında sorunlu olan siz değilsiniz. Zorbadır.
  • Eğer bir zorba tarafından aşağılanırsanız, hemen onun gözlerinin içine bakarak “Beni istismar etmene izin vermiyorum.” deyin.
  • Şunu bilin ki zorba sizin üzerinizde bir güç denemesi yapmaktadır. Zorbaya kontrol edilemeyeceğinizi belirtin. “Beni kontrol altına alamazsın!” deyin.
  • Zorbanın ayrıca bir başkasına zorbalığını sergilerken, onun seyircisi olamayacağınızı da bildirin. Pasif bir zorbalık izleyicisi olmayın.
  • Her şeyden önemlisi, zorbanın sizin kurban olmak için hiç de iyi bir seçim olmadığınızı anlamasını sağlayın.

Bu durumda aileler ne yapmalı ve ne yapmamalı?

Yazıdaki öneriler şu şekilde – Yapılması gerekenler:

  • Çocuğunuzu dinleyin.
  • Onlara sorunlarını anladıklarını söyleyin.
  • Yaşanmış olan olayla ilgili temel gerçekleri doğru biçimde öğrenebilmek için çocuğu istediği kadar konuşmaya özendirin.
  • Olayın yalnızca bir yönünü dinlediğinizi göz önünde bulundurarak geniş düşünün.
  • Sorularınızı çocuğu incitmeden yumuşak bir şekilde sorun.
  • Çocuğun yaşadıklarını iyice düşünmesine ve yapabileceklerin belirlenmesinde çocuğa yardım edin.

Yapılmaması gerekenler:

  • Öfkelenmek ya da sinirlenmek.
  • Yaşanan olumsuz durumdan ötürü suçluluk ya da utanç duymak.
  • Çocuğun konunun önemli olmadığını düşünmesine neden olmak.
  • Çocuğu veya okulu suçlamak.
  • Gerçekleri bilmeden kişileri suçlamak veya suçu yükleyecek kişiler aramak.
  • Tüm ayrıntıları hemen öğrenmeyi istemek ve kolay çözümler aramak.

Günümüzde kocaman yetişkinler olarak bizler bile ofislerimizde, çalıştığımız ortamlarda zorbalığa ve farklı şekillerde tacize maruz kalıp, bununla nasıl baş edeceğimizi bilemiyorken, çocuklarımızdan bunu beklemek biraz haksızlık oluyor diye düşünüyorum.

Bu nedenle aile-okul yönetimi-öğretmen işbirliği ile ve mutlaka zorbalık yapan çocuğun ailesini de bu üçgen içerisine alarak çözüme gitmenin ancak sonuç vereceğine inanıyorum.

Böyle bir savaştan galip olarak çıkan çocuğunuz ileri yaşlarda, farklı ortam ve zamanlarda karşısına çıkacak benzer sorunların üstesinden gelmenin en etkili yolunun doğru ve kuvvetli bir ekip ile sağlam bir duruş olacağını bilecek ve belki de sırf bu bilinç sayesinde yukarıda belirtildiği gibi “zorbalar için iyi bir seçim olmayacak.”

Hepimize kolay gelsin!

İlk yorumu siz yapın :).

Yorumunuzu Yazın